Soruşturma dosyasının detaylarını anlatmaya devam edelim.

Savcılığın talimatlarına nihayet KOM Şube polisleri cevap veriyor.

Milli Emlak Müdürlüğü, Emlakçılar, ETSO’dan gelen bilgiler birlikte değerlendirildiğin de, şehrin rağbet gören bölgesindeki arsanın rayiç bedeli 545 bin 520 TL,

İyi peki,

Detaylarına daha sonra anlatacağım arsanın muvazaalı satışı yapıldığı gerekçesiyle Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan tapu iptal davasına sunulan 19 Ocak ve 17 Nisan 2018 tarihli bilirkişi raporlarına yazılan rayiç bedel, 306 bin 666 TL

Arsanın imar durumuna göre, 8 kat bina yapılabiliyor ve emsal 1.50

Uzman değilim, kaç daire çıkar bilemem,

Ama Edirne’deki daire fiyatlarını biliyorsunuz dimi,

Tapuda belirtilen satış bedeli 200 bin TL

Bilirkişi raporlarındaki değerler gerçekçi mi siz karar verin.

Savcılık soruşturma aşamasında HTS kayıtlarında sık görüşülen isimleri merak edip, detaylı ikinci bir rapor istemiyor.

Soruşturmanın esasına bir katkı sağlamayacağını düşünmüş olmalı,

Fakat,

Soruşturdukları T.H.Ç.’ın örgüte ait arsaya aldığı dönemde banka hesaplarını inceliyor.

Bankalardan gelen bilgilere bakıyor, hesaplarda pek öyle arsayı alacak kadar para yok.

Eeeeee,

Arsayı satın alan şüphelinin hesaplarına para yokta,

Nasıl alıyor?

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 28 Aralık 2016 tarihinde 5 şüpheliye yönelik FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan başlattığı 2016/13621 soruşturmasını uzun ve meşakkatli bir süreçten sonra araştıracak bir başka konu kalmadığını değerlendiriyor.

Her türlü delil toplandığı kanaatiyle 3 yılı aşkın süre sonra 4 şüpheli yönünden soruşturma tamamlıyor.

Süreçte soruşturma dosyasını 4 değişik savcı yürütüyor.

Polislerle onlarca yazışma yapılıyor.

HTS kayıtları, banka hesapları incelemesi, MASAK Raporları geliyor.

Merak ediyorsunuz değil mi?

Söyle hadi, ne oldu sonuca gel diyorsunuz.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 31 Ocak 2020 tarihinde karar veriyor ve diyor ki özetle:

“Şüphelilerin terör örgütüne yardım etmek amacıyla alış veriş yaptıklarına dair delil elde edilmediği, tüm araştırmaların yapıldığı, iddialar dışında haklarında kamu davasına açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak dosyaya yansır delil elde edilemediğinden”

Eeeeeeee,

Kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına,

Ne demek mi?

Takipsizlik.

Bir başka deyişle,

Ceza davası açılması için delil yok.

Savcının hukuki görüşü böyle,

Kararı tebliğ alan Hazine Avukatları, savcılığın hukuki görüşüne katılmıyor.

Oturuyorlar başlıyorlar yazmaya:

BİR: Şüpheliler O.Ç.’ın 30, T.H.Ç.’ın 36, Z.B.’un 43, farklı örgüt üyesi ile irtibatı var.

İKİ:  MASAK Raporuna göre, Şüpheli Z.B.’un UYAP sorgulamasında örgütle yönelik yargılamalarda Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki sanıklarla ilgisi var.

ÜÇ: MASAK Raporuna göre, şüpheli T.H.Ç.’ın örgütle ilgisi olan iki şirket ile para trafiği bulunuyor.

DÖRT:  MASAK Raporuna göre, şüpheli O.Ç.’ın terör örgütü üyeliğinden yargılanan, bu yönde haklarında rapor düzenlenen şirketlerle alış verişi ortada duruyor.

BEŞ: 17-25 Aralık sürecinden hemen sonra devletin el koyacağı endişesi ile malların kaçırıldı.

ALTI: Arsaların rayiç bedellerinin ödenip ödenmediği, şüphelilerin satın alma güçlerinin olup olmadığı araştırılmadı.

YEDİ: Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargılaması tamamlanan 4 taşınmasın muvazaalı satış olduğu yönünde karar verildi.

SEKİZ: Örgüte ait bir arsanın 7 ay ara ile iki kez el değiştirmesine rağmen sadece bir kişiye yönelik soruşturma yürütüldü.

DOKUZ: Şüpheli T.H.Ç.’ın satın aldığı arsanın, devir tarihindeki değeri ile tapuda gösterilen fiyatı arasında 200 bin liralık fahiş farkının bulunması, banka kayıtlarında taşınmazı alacak ekonomik gücünün olmaması, ödemenin başka kişiler tarafından gönderilen para ile yapılması,

ON: Örgüte ait taşınmazların 17-25 Aralık süresinden hemen sonra devletin el koyacağı endişesi ile mal kaçırmak için yapılması, HTS Analiz Raporları, MASAK Raporu, birlikte değerlendirildiğinde suçun unsurlarının oluştuğu,

Gerekçelerini sıralayarak savcılık kararının kaldırılmasına için Edirne Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz ediyorlar 28 Şubat 2020 tarihinde,

Edirne 1. Sulh Ceza Hâkimliği savcılık soruşturma dosyasını, Hazine Avukatlarının itirazlarını alıyor.

Bakıyor ve inceliyor.

Karar veriyor.

“ Savcılık kararı usul ve yasaya uygundur”

Sonuç,

Takipsizlik kararı kesinleşiyor.

Öyle ya da böyle, ortada hukukun bir kararı var.

Beğenirsiniz, beğenmezsiniz.

Hukuk devletinde üzerine söyleyecek bir sözümüz yok.

Ben değiştirerek yazayım atasözünü:

‘Hukukun kestiği parmak acımaz’

Fakat bir noktanın altını çizmek isterim.

Bu tür kritik soruşturmalar bu kadar uzun sürmemeli,

Hem şüpheliler açısından, hem de, kamu vicdanı açısından,

Neden?

Kamu vicdanı açısından bakarsan, eğer ortada suç varsa, bir an önce yargılama yapılsın sonuç alınsın ister vatandaş,

Şüpheliler açısından, yıllarca insanların böyle bir suçlama ile bekletilmesi doğru değil,

Bir an önce sonuçlandırmak gerekir.

Ele aldığımız soruşturma dosyası açısından da, durum böyle,

Sonuçta hukuk son sözünü söylemiş,

Aynı yöndeki başka soruşturmalar da, hukuk farklı kararlar vermiş olabilir.

Doğrudur.

Hukukun sözü önemli tamam da,

Kamu vicdanının kararı da önemli,

Bun kararın hiç mi önemi yok?

Önemli olan, kamu vicdanında da aklanmak,

Sizce,

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler