2021’de Komşu

26.02.2021 13:22

Pandemi (küresel salgın) süreci birçok şeyi olduğu gibi komşuluk ilişkilerimizi de sorgulattı. Çünkü daha fazla evde zaman geçirmeye başladık ve aynı çatıyı birçok insanla paylaştığımızın farkına vardık. P. Syrus’un dediğine kesinlikle katılıyorum; “Komşu evini tutuşturarak öç alayım demek aptallıktır.” Yapan kendine yapar, komşunun duvarının yanması seni de ilgilendirir, senin de gün gelir canını yakar çünkü. Ben Hz. Ali gibiyim; “Evlerini benim evimin yanında yapan komşularımı komşuluklarına beni seçtikleri için ailemden sayarım.”

Alfred de Musset diyor ya, “Komşudan kraldan ve kadınlardan hiç bahsetmeye gelmez.” diye. Yine de ben artan değerleriyle komşularımdan bahsetmek istiyorum bu yazıyla.

Doğduğum büyüdüğüm kendi ailemi kurduğum şehir Edirne’deki evim geçmişin anılarıyla dolu, gelip dinlenmemizi bekliyor, huzur vefa şefkat duygularıyla bizi ağırlıyordu. Gidip kalmaya fırsat bulamayabiliriz düşüncesi, artan masrafı da cüzdanımıza dokunmaya, elden çıkarsak mı dedirtmeye başladı. Ulaşım kısıtlamaları çocuklardan kopmama neden olacağı için onlara yürüyüş mesafesinde ikamet etmeli fikri oluştu bende… Dostluklarını kesmeyen dün ayrılmışız gibi buluştuğum birlikte olgun yaşlara yürüdüğüm Edirne komşularım eksik olmasınlar, yalnızlık duygusunu sıcak sevgileri tatlı muhabbetleri ile aile ortamına çevirirler. Sağlıklı günlerde yine aynı site çatısında tek aile gibi toplanalım istiyoruz. O güne kadar kendilerine iyi baksınlar, hepsi sağlıkla yaşasın mutluluk haberlerini alalım.

Enez sahildekiler komşularımız değil “kız kardeşlerim” diye sık sık dile getiririm. Onlar olmasa ben ne yapardım, nasıl haklarını öderim. Farklı kentlerden hatta farklı kültürlerden geliyorlar ama ortak insani değerleri onları eşsiz yapıyor. Tartışırız ama haksızsak özür diler aynı muhabbetle günlerimize saadet ekleriz. Bu pandemi sürecinde de komşularını kendi aileleri gibi kollayıp gözettiler. Sevgilere mesafe konmadı, sosyalleşme hijyen-maske-mesafeyle yapıldı. Yine çok güzel anılar biriktirip döndük. Havalar ısınsa da yine kavuşsak deyip yazı iple çekiyoruz. O güne kadar kendilerine iyi baksınlar, hepsi sağlıkla yaşasın mutluluk haberlerini alalım.

Ekmeğimin peşinde, evlatlarıma kol kanat germe amacıyla geldiğim İstanbul’daki evimizde kiracıyız. Gün ışımadan çıkıp yorgun ve yine alacakaranlıkta geldiğim ev, acılarımıza sevinçlerimize umutlarımıza kiracı değil ortak. Komşularımla öyle altın günümüz değil kahve içmişliğimiz yok ama her karşılaşmada selam hatır sorma bakiydi. Daha ilk kapanmada birbirimize kapılarımızı yüreğimizi sosyal mesafemizi koruyarak açtık. İnsanın canlılığını koruyabilmesi için sosyalleşmesi gerek. Koridora dört kapı açılıyor. Uzun koridorda iki komşu mesafesi etti mi altı. Kapımızın önüne maske ile çıkıp haftamızı değerlendirme toplantıları ile ruhumuzu şenlendiriyor iyi dileklerle birbirimizden haberdar oluyoruz. Gönüller güzel olunca mesafenin önemi yok canlar yakınlaşıyor. Sağlıkla özgürce evlerimizde, açık havada toplanmayı umutla bekliyor hatta İstanbul’u tanıma gezilerini hayal ediyoruz.

“Allah’a ve ahirete inanan, komşusunu incitmesin” demiş Buhari… Bilerek yapmış olamam; istemeden olduysa affola. İleriye bakalım umutla, savaşımız hastalıkla. Çevremizi güzelleştirmek olsun andımız, birbirimizin külüne muhtacız.

İyi komşuluk, ülkeleri mamur eder ve ömrü uzatırmış sağlıklı mutlu yaşam dilerim. Becerikli, güler yüzlü, tatlı dilli komşularımla değerli evim; yoksa saray olsa neyleyim…

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler