6.6 Milyonluk İlaçlara Ne Oldu?

22.06.2019 00:51

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu,

İlk kez kendisini aday olduğu süreçte görev yaptığım ofise geçtiğimiz günlerde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğü görevine atanan Prof.Dr. Mümin Şahin ile geldiğinde tanıdım.

Oturdu, anlattı dinledim.

Rektör olmak istiyordu.

Neden olmak istediği konusunda detaylar verdi.

O dönem mevcut Rektör Yener Yörük bir dönem daha diyordu.

Trakya Üniversitesi’nin efsane Rektörü Enver Duran’dan sonra göreve gelen Yener Yörük uygulama ve Edirneliler ile bağ kuramamıştı.

Doğal olarak bir önceki dönem rektörü ile karşılaştırılıyordu.

Bu karşılaştırma da sınıfta kalıyordu.

Neden,

Enver Hoca, Trakya Üniversitesinin Balkanların da, eğitim yuvası olduğunu biliyordu.

Balkan ülkelerinden öğrenciler için kontenjanlar için Ankara’da kapı kapı dolaşıyordu.

Kontenjan alınca da, iş bitmiyor ki,

Gelen öğrencinin konaklama, ulaşım,  yemek sorunlarına da çözüm bulmak gerekiyordu.

Hatta bir gün dönemin Belediye Başkanının ‘Bana ne ben yardımcı olamam’ dediğine tanıklığım vardır.

Neyse,

Balkan Kongre Merkezinin bitirilmesi, yeni açılan fakülteler, Onkoloji Hastanesi gibi bir çok yatırımdan sonra göreve gelen Yener Yörük gelişme noktasındaki beklentileri karşılayamadı.

Yüzünü Balkan ülkelerine dönen bir anlayıştan vazgeçildiği dönem ve atmosferde göreve talip oldu Erhan Tabakoğlu,

Edirne Lisesinden mezun olduktan sonra, eğitim hayatına ait detayları anlattı.

Bizim Kırcaalili Mümin Şahin de, yanında olunca,

Ne güzel bir Balkan evladı ile yola çıkmış diyerek ‘samimi’ geldi bana,

Bu nedenledir ki kendi camiası da, sahip çıkınca Tabakoğlu seçimin galibi oldu ve göreve getirildi.

Yaklaşık 3 yıl önce göreve başladı.

Ülkenin en karanlık günlerini yaşadığı, hain darbe girişiminin olduğu dönem,

Düşünün hain FETÖ/PDY Örgütünün Trakya Bölgesinin en önemli yöneticisi Trakya Üniversitesinin bir öğretim üyesi olduğu anlaşılmış,

Yurtdışına kaçmış,

Hadi ilk yıl ısınma, tanıma falan geçti.

Sonra atamalara başladı.

Devlet her atama yapılacak personel için kılı kırk yarıyor.

Rektörlüğün daha da hassas olması gerekiyor.

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının ‘yeni bir sızmasına’ karşı hassas olması lazım,

İlk atamalardan birinde ‘eyvahhh’ dedim,

Gözünden kaçmıştır sandım.

Ama baktım,

Sonraki atamalarda da, FETÖ/PDY örgütüne yönelik ‘hassasiyet’ yok.

Adeta kör gözüne parmak sokar gibi personel alımları,

Gerçi bu atamalar bir başka yazı konusu,

Atamalara ilişkin elimdeki belgeleri incelemem devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Sayıştay Bakanlığı’nın Trakya Üniversitesi’ndeki denetimine ait raporu yayınlandı.

Sayıştay Raporunda birçok tespit var.

Ama bunlardan en önemlisi ilaçlarla ilgili,

Ne diyor Sayıştay’ın 2018 Eylül tarihli raporu,

Sayıştay Raporun da, ilk olumsuz tespit, “Madde ve Malzeme Hesabında Kayıtlı İlaç ve Tıbbi Malzeme Tutarlarının Gerçeği Yansıtmaması”na yönelik,

Kısaca, satın alınan ilaçlar, kullanılan ilaç düşüldükten sonra depoda olması gereken miktar yok.

Sayıştay Denetçileri, “Trakya Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin taşınır kayıtlarında, henüz tüketilmediği halde tüketim nedeniyle kayıtlardan çıkarılan ilaç ve medikal malzemelerin bulunduğu tespit edilmiştir.” diyor.

Denetçiler, uzun uzun ilaçlarla ilgili durum tespiti yaptıktan sonra, “Bu nedenle aslında henüz tüketilmemiş ilaçlar ve medikal malzemeler tüketilmiş gibi gösterilerek kayıtlardan çıkarılmaktadır. 2017 yılı sonu itibariyle tüketilmiş gibi gösterilen ancak henüz tüketilmeyen ilaç tutarı 1.641.534,47 TL, medikal malzeme tutarı ise 4.969.728,25 TL’dir.” diye yazıyor raporlarına,

Evet evet, yanlış okumadınız Sayıştay Raporunda, tüketilmemiş medikal malzemeler ile ilaçlar, kullanılmış gibi gösterilerek kayıtlardan düşülmüş diyor.

Sayıştay Denetçileri bu tespitten sonra idareye soruyorlar, ‘Ne diyorsunuz, gel anlat bakalım bize, izah et bu nasıl bir şeydir’ diye,

Trakya Üniversitesi yönetimi apar topar bir savunma hazırlayıp veriyorlar.

Kendilerini nasıl mı savunuyorlar.

Diyorlar ki, Trakya Üniversitesi, Anjiyo, Ameliyathane Eczanesi ve Kalp Damar Yoğun Bakım depoları tek çatı altında toplanarak medikal ambar oluşturulması ve ilgili depolara hasta bazlı ve haftalık çıkış yapılması çalışması başlatıldığını ve, “Toplam maddi tutar açısından bakıldığında bu üç cep deponun 2018 medikal devri 4.079.525,01 TL, kalan 82 cep depoda ise 890.203,24 TL olduğu tespit edildiği için bu değişiklikle sorun büyük oranda çözülmüş olacaktır.”

Denetçiler yargısız infaz yapmıyor.

Kendi tespitleri ve savunmayı da dinledikten sonra kanaatlerini yazıyorlar ve son sözü söylüyorlar.

Sonuç olarak kurum tarafından verilen cevapta; bulgumuza konu hususa ilişkin olarak 2018 yılı sonuna kadar muhasebe kayıtlarıyla fiili kayıtların birebir uyuşması için tüm cep depoların uygunluk durumlarına bakılarak kapatılmasının planlandığı ayrıca tüm tüketim çıkışlarının tek bir medikal ambar veya market depo üzerinden doğrudan hasta üzerine düşülmesi için çalışmaların başlatılmış olduğu belirtilmiş olmakla birlikte denetim görüşüne esas 2017 Yılı Bilançosunda 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabında Kayıtlı İlaç ve Tıbbi Malzeme Tutarı 6.611.262,72 TL eksik gözükmektedir. “

Sözün özü:

Diyor ki, Sayıştay Denetçileri, tespit yaptık, savunmanızı dinledik.

Eyvallah,

Hoca,

Madde ve Malzeme Hesabında Kayıtlı İlaç ve Tıbbi Malzeme Tutarı 6.611.262,72 TL eksik gözükmektedir.”

Nerede,

6 milyon, 611 bin 261 liralık ilaç yok.

Savunmana rağmen,

Bırak hikâye anlatmayı,

İlaçlar diyoruz,

6.6 milyon değerinde,

Ne oldu,

Kime kullandın,

Leblebi niyetine yemedin,

Turşusunu da kurmadığına göre,

İlaçlar havalar fazla sıcak gitti de, buharlaşmadı da,

Nerede bu ilaçlar?

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler