Meslek yaşamımda çok bürokrat tanıdım.

Her alanda,

Her kademede.

Resmi Gazete’nin 25 Şubat 2022 tarihli sayısında Edirne’yi ilgilendiren bir kararname yayınlandı.

Cumhurbaşkanlığı kararına göre, Vakıflar Edirne Bölge Müdürü Osman Güneren görevden alındı.

Teftiş Kurulu Başkanlığı Başmüfettişlik kadrosundan gelmişti,

9 yıldır görev yapıyordu.

Size, basit bir bürokrat kararnamesi gibi gelebilir,

Edirne için anlamı büyük bu kararnamenin.

Vakıflar Edirne Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanı kentimiz ve Kırklareli.

★★★

Ben, Osman Güneren’i göreve başladıktan yıllar sonra tanıdım.

Fakat, yöneticiliğini yaptığım bürodaki çalışma arkadaşlarım sık sık söz ediyordu kendisinden,

Ne zaman ve nerede tanıştık tam hatırlamıyorum.

Hani derler ya, insan ilk tanıştığında karşılıklı ‘frekansı’ tutar.

Öyle oldu.

Ben, Osman ile O benimle sohbet etmekten keyif alırdı.

Zaten öyle olmasa, nasıl saatlerce sürsün,

Daldan dala, konudan konuya,

Vaktin nasıl geçtiğini fark etmezdik.

Bölge Müdürü olarak Osman Güneren, vakıf dükkânlarının kiraları konusunda tüm siyasi baskılara rağmen direnirdi.

Neden,

Vakfedenlerin kemikleri sızlamasın diye.

Haksızlık etmeyelim,

Günün piyasa şartlarının hiçbir zaman üstüne çıkmadı.

Vakıf kiracılarını ‘yok etmek’ gibi tavır içinde olmadı.

Orta şekerli durum yani,

Tutturdu o dengeyi,

Zaten hiçbir zaman her iki taraf bu işlerde mutlu olmaz.

★★★

Malum kiralar üç yılda bir belirleniyor.

Bir önceki dönem yeni kira belirlendiği günlerde,

CHP Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, özellikle Arasta esnafının bastırmasıyla hamle yaptı.

Neyse ki, son dakikada sağduyu galip geldi.

Ulusal bir krizin kapısından dönüldü.

Tabii arkadaşlık, dostluk başka,

Güneren’in tutumuyla ilgili ‘sert’ bir yazı kaleme aldım.

Bana ‘gönül’ koydu mu bilmiyorum,

Ben hissetmedim.

★★★

Geriye dönüp baktığımızda,

Günahları vardır mutlaka,

Fakat terazinin sevap tarafı daha ağır basar.

Neden mi?

Bir vesileyle, Enez Ayasofya Cami-i Şerifi’ni gezmiştim.

O eserin ayağa kaldırılmasındaki işçiliği,

Caminin içindeki halının rengine kadar detaylara kafa yorduğunu bilirim.

Hasan Sezai Dergahı, Edirne Büyük Sinagogu, Saatli Medrese, Hacılar Ezanı Namazgahı, Demirköy Dökümhane Mescidi, Babaeski Cedit Ali Paşa Camii’nin restorasyon çalışmalarında şantiye şefi gibi didinmesi,

Yıllarca PTT’nin deposu ve araçlarının garajı olan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nın son halini gidin görün derim.

Her şey bir tarafa,

Edirne’nin gözbebeği Selimiye Meydan Projesi’nde en büyük ‘hak’ O’nundur.

Rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerini hazırlayıp Anıtlar Kurulu’nda kabul ettirmek, başlı başına marifettir.

İhya edilmesi için nasıl çırpındığının şahidiyim,

Bu Dünya’da da, öbür Dünya’da da.

★★★

Tabii ki,

Bürokraside görevler ‘takdir’ edilip verilir.

O makama getiren irade bir süre sonra ‘yeter’ der.

Son dönemdeki bürokrat atamalarına bakarsanız,

Bir kamu görevlisi için 9 yıllık süre ‘özel’dir.

Osman Güneren, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü bayrağını burcun tepesine dikti.

Şimdi tekrar yuvasına dönüyor.

Teftiş Kurulu Başkanlığı’na Başmüfettiş olarak,

Yeniden, masanın diğer tarafına geçerek denetim yapacak.

Boş koltuğa atanacak bürokratın işi zor.

O bayrağı orada tutmak kolay değil.

Bu nedenledir ki,

Makama gelecek bürokratın en büyük sınavı Selimiye Projesi’dir.

O proje ki,

Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından yakından takip edilen,

Amma velâkin Selimiye’de işler ters gitmeye görsün,

İşte o zaman o koltuk, ateşten gömlek olur.

Duyuyorum ki,

O koltuğa mensuplarını getirmek için cemaatler arasında yarış başlamış,

Eğer yapılacak atamada, ‘liyakat’ göz ardı edilirse,

El Fatiha,

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler