Bodrum,

Türkiye’nin cennet tatil yörelerinden,

Ege kıyıları ne aşklara tanık olmuş,

Türküler yakılmış,

En meşhuru da, Halil’in hikâyesini anlatan,

Çökertme.

İçişleri ve Adalet eski Bakanı Mehmet Ağar, Yalıkavak Marina’yla ilgili eleştiriler artınca, Mayıs ayının ilk haftasında, ‘Ben olmasam mafya çökerdi.’ dedi.

Günlerce tartışıldı.

Ağar, sonra kastının başka olduğunu söyleyerek durumu kurtarmaya çalıştı.

Ama nafile,

O gün, bugün ‘çökmek’ literatürümüzde önemli bir yer tutar oldu.

★★★

Çökme deyince, aklınıza hemen yalılar, marinalar gelmesin,

Küçük boyutlu da olur.

Miktarı önemli değil,

Üç kuruş olur, beş gram olur.

Bana göre;

Vatandaşa normal fiyatın üzerinde alınan para da, çökmedir.

Esnaf Odası 15 Eylül 2021 tarihinde tarife vermiş,

Daha iki ay önce,

20 TL.

Aynı tarihte üç farklı lokanta, üç değişik fiyat,

Ayçiçeği Kebap Salonu işkembe çorbası 22 TL,

Çınaraltı Köftecisi işkembe çorbası 15 TL,

Turan Lokantası işkembe çorbası 10 TL,

Bitmedi.

Köftenin tarifesi 36 TL, satış fiyatı 40 TL,

Ciğer tarifesi 36 TL, müşteriden tahsilât 45 TL.

Sizce bu normal bir durum mu?

Denetleyen, hesap soran var mı?

Yok.

Sanmayın sadece çorbacı, köfteci, ciğerciler…

Ya fırınlara ne demeli?

Halkın en temel gıdası ekmek üreten fırınlar takdir ediyor, gramaj ve fiyat belirliyor,

Uyguluyor.

‘Ya arkadaş ne yapıyorsun?’ diyen yok.

Ürünlerine etiket koyan, fiyat tarifesi bulunduran esnaf bir elin parmakları kadar,

Köfteci, ciğerci, fırıncı için tarife ‘teferruat’.

Zabıta ekiplerini nerede?

Çarşının kuytu köşelerindeki çay ocaklarında pinekliyor.

Balıkpazarı Caddesi’nde yayaların yürümesi mümkün değil,

Balıkçılara dükkânları yetmedi, kaldırıma, o da az geldi caddede tezgâh açtı.

O caddeden geçen bir kamu görevlisi yok.

Eski yıllarda trafik konusunu kendine dert edinen, sonra emekli olan ekipler amiri vardı.

Baktı zabıtalar saklanıyor, ‘yaya trafiğini engellemek’ suçundan ceza yazıyordu.

Ama şimdi öyle trafikçi de yok.

Cumhuriyet Caddesi’nde kaldırımda yürümek mümkün değil,

Gidiş-geliş trafiğe açık yol,

Kaldırımlar da, yollar da esnafın.

★★★

Peki, bu işlere kafa yoracak,

Önlem alacakların gündeminde ne var?

Edirne Valisi Ekrem Canalp,

Motokros yarışı yapalım heyecan olsun,

Kabak işini geliştirelim,

Çikolata yiyelim, ağzımız tatlansın,

Tavuk yetiştirelim sağlıklı beslenelim.’

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan,

‘İzmir’de Ege havası alalım,

Bu mevsimde Saraybosna güzel olur,

Yetmez,

Biraz da klarnet dinleyip neşelenelim.’

Yöneticilerimizin modu böyle…

★★★

Kaynaklara göre, her ne kadar tartışmalı da olsa,

Hepimizin bildiği hikâye;

Fransa Kralı 16. Louis’nin taç giyme töreni sırasında, aç kalan Parisliler Versailles Sarayı önünde toplanıp ekmek isteyince, Kraliçe Marie Antoinette’in, ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler.’ dediği anlatılır.

Şehri yönetenler sanırım farkında değiller,

Tarifeleri yok sayan esnafın dükkânındaki masalarda oturan yerli müşteri yok,

Evlerine çekilmiş, kenarda köşede için için ağlıyor.

Şehrin can damarı Saraçlar Caddesi’nden bankalar bölgesine gidene kadar insanların yolunu 4 dilenci kesiyor.

O sebeple, bu nedenle,

İnsanların bir derdi var.

Bu şehirde yaşanıyor tüm bunlar,

Kafanızı çevirmezseniz,

Göremezsiniz,

İnsanların evinde, cebinde ateş var.

Bugün insanların yolunu kesip dilenenler,

Gönüllü talep edenler,

Yarın öbür gün cebinden çakı çekip, ‘yardım’ ister.

Sahipsiz kent!

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler