DOLAR 32,3341 0.08%
EURO 34,4595 -0.69%
ALTIN 2.437,17-0,96
BIST 9.814,190,59%
BITCOIN 2175249-4,72%
Edirne
18°

PARÇALI BULUTLU

04:56

İMSAK'A KALAN SÜRE

Danıştay’ın kararına tepki

Danıştay’ın kararına tepki

ABONE OL
27 Ocak 2022 17:58
Danıştay’ın kararına tepki
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin Edirne’nin Uzunköprü İlçesi’ne bağlı Saçlımüsellim Köyü Demircili Çiftliği mevkiinde Patlayıcı Madde Deposu yapılmasını iptal eden kararına, Danıştay 6’ncı Dairesi’nin verdiği bozma kararı çevrecilerin tepkisine neden oldu.

Uzunköprü İlçesi Saçlımüsellim Köyü Demircili Çiftliği mevkiinde Patlayıcı Madde Deposu kurulabilmesi için yapılan plan değişikliği Edirne İdare Mahkemesince iptal edilmiş ardından Edirne İdare Mahkemesi’nin verdiği Yürütmeyi durdurma ve plan değişikliği iptal kararı da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4.İdare Dava Dairesince onanmıştı. Verilen bu kararı sevinçle karşılayan çevrecilere Danıştay 6’ncı Dairesi’nden üzücü haber geldi. Danıştay 6’ncı Dairesi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin verdiği patlayıcı madde deposu yapılmasını iptal eden kararını bozdu.

Edirne Kent Konseyi’nde açıklama yapan Trakya Platformu bileşenleri adına dönem sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, Danıştay’ın patlayıcı madde deposu plan değişikliğini hukuka aykırı bulmamasını ve sunduğu gerekçeleri hukuken ve vicdanen kabul etmenin mümkün olmadığını belirtti.

“EDİRNE İDARE MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLMİŞTİ”

Yapılacak plan değişikliklerinin bilir kişi raporu ile de doğaya, tarıma, hukuka aykırı olduğunun saptandığını aktaran Av. Bülent Kaçar, “Uzunköprü İlçesi Saçlımüsellim Köyü Demircili Çiftliği mevkiinde Kimya şirketinin tarım topraklarımız üzerine Patlayıcı Madde Deposu kurabilmek için yaptırdığı plan değişiklikleri Edirne İdare Mahkemesince iptal edilmişti. Uzunköprü Çevre Gönüllüleri Derneği olarak müdahil olduğumuz, Trakya Platformunun destek verdiği bu davada yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi heyet raporunda plan değişikliklerinin birçok sebeple hukuka, doğaya, tarıma aykırı olduğu saptanmıştı. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 3’üncü maddesinde, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı, 8/1-c. maddesinde de tarım arazilerinin Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere planlanamayacağı hükmü yer almaktadır. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun 19’uncu maddesinde; “Uygulama alanlarında bulunan tarım arazileri, zorunlu sebepler olmadıkça tarım dış amaçlarla kullanılmaz. ” hükmü yer almaktadır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında işe; “Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz.” hükmü yer almaktadır, Davaya konu nazım ve uygulama imar planlarının Edirne İli Çevre Düzeni Planına uyumlu olmadığı, İl Çevre Düzeni Planında yer alan, tarımsal niteliği birinci öncelikli korunacak alanlar fonksiyonuna dayanak olan 5403 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi hükmü gereği, patlayıcı madde depolama tesisi için kamu yararı kararı bulunmadığı ve yapı tarımsal amaçlı olmadığından, plan değişikliğinin tarımsal niteliği birinci Öncelikli korunacak alanlar fonksiyonu ile uyumlu olmadığı mahkeme kararı ve bilirkişi raporu ile kesin olarak tespit edilmiştir” dedi.

“TESPİT EDİLDİ”

Edirne İdare Mahkemesi’nin gerekçeli kararında 1/1,000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin hukuka uygun olmadığına ve planlama esasları ile şehircilik ilke ve esaslarına aykırı olduğuna hükmettiğini hatırlatan Avukat Kaçar, “İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi verdiği kararda “Planlama alanının 95 hektar gibi büyük bir alanı kapsadığı dolayısıyla çevre düzeni planında gösterilebilecek büyüklükte olduğu halde çevre düzeni planlanında değişiklik yapılmadan alt planlarda plan yapımına gidilerek planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı hareket edildiği, planlarda plan, ister 5403 sayılı Yasaya isterse 3083 sayılı Yasaya tabi olsun (iki durumda da) tarım alanın tarım dışı kullanımı için “zorunluluk” bulunması gerektiği halde dava konusu plan yapılırken bu yönde bir araştırma yapılmadığının görüldüğü, bu minvalde patlayıcı üretim ve depolama alam ile ilgili yer seçiminin hangi kriterlere göre araştırma yapılarak belirlendiğine dair plan acıklama raporlarında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı. Sadece ilk derece mahkemesi ara kararı üzerine müdahil tarafından verilen cevapta, bir kaç yer belirtilmek suretiyle araştırma yapıldığına dair beyan bulunduğu ancak bunu kanıtlayacak bir belgenin dosyada yer almadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde planların ayrıntılı etüd, analiz,  araştırma, sentez vs. sonucunda hazırlanması gerektiği halde yatırım yapacak firmanın doğrudan belirlediği yerle İlgili hazırladığı plan açıklama raporu üzerinden kurum görüşleri alınmak suretiyle plan yapılmasının planlama ilkelerine aykırı olduğu, bölgenin su toplama havzası icinde ve özel orman komşuluğunda bulunduğu görüldüğünden plan yapılırken bu açıdan da gerekli etüd ve araştırma yapılması gerektiği halde bu yönde de bir araştırma ve İnceleme yapılmadan hazırlanan planlarda, planlama ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve mevzuata aykırı plan yapıldığı tespit edilmiştir”dedi.

“TARIM DIŞI AMAÇLA KULLANILMADIĞI VE KULLANILMAYACAĞI AÇIKTIR”

Avukat Kaçar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile müdahil kimya şirketinin İstinaf Mahkemesi kararını temyiz etmesi sonucu Danıştay 6’ıncı Dairesi’nin bozma kararı verdiğini belirterek, “Uyuşmazlık konusu taşınmazların tarım dışı amaçla kullanılması yolunda gerekli iznin alınmış olduğu ve bu İşlemin dava edilmeyerek kesinleşmiş olduğu gözetildiğinde söz konusu taşınmazların bahsi geçen İzin işleminde belirtilen amaç doğrultusunda planlamaya konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir. Belirtilen nedenle uyuşmazlık, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu hükümlerine göre değil, İmar mevzuatı kapsamında planlama İlke ve esasları uygulanmak suretiyle çözümlenmelidir. Dosyada bulunan İmar planı paftaları, plan notları ile plan açıklama raporunun birlikte İncelenmesinden, planlama kapsamındaki 95 hektar alanının sadece 737 m2 kısmının üretim ve depolama alanı olarak belirlendiği kalan kısmının tamamının ise güvenlik sahası olarak belirlendiği, yapılaşma ve kullanım kararının yapılaşma koşulunda 737 m2’lik alan İle sınırlandırılmış olup güvenlik sahası olarak belirlenen alanın tarım arazisi vasfıyla kullanımının devam etmekte olduğu, diğer bir deyişle bu alanın tarım dışı amaçla kullanılmadığı ve kullanılamayacağı da açıktır. Davaya konu planlarda plan değişikliği yapılmadan güvenlik sahası olarak belirlenen alanların depo ve üretim sahası olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, diğer yandan nazım ve uygulama İmar planlarının kullanım kararı ve yapılaşma koşulları bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda dava dosyasının bütünüyle incelenmesinden, dava konusu imar planları imar mevzuatı bakımından kamu yararına, planlama ilke ve esaslarına uygun olduğundan iptalini gerektirecek bir hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen istinaf İsteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir”dedi.

“VİCDANEN KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Trakya bölgesinin planlamasında hakim fonksiyonun tarımsal faaliyetler olduğuna dikkat çeken Avukat Kaçar, “Tarım arazilerimizin, tarım dışı amaçlar için kullanıma açılması bölge planlarına ve Danıştay’ın Trakya bölgesi ile ilgili verdiği birçok kararına aykırıdır. Danıştay 6.Dairesinin her iki gerekçeli karara ve beş kişilik uzman bilirkişi heyetinin hukuka ve kanunlara aykırı bulduğu Patlayıcı Madde Deposu Plan Değişikliğini hukuka aykırı bulmamasını ve sunduğu gerekçeleri hukuken ve vicdanen kabul etmek mümkün değildir. Çünkü Plan değişikliği için kamu kurumlarının görüş bildiren yazıları hazırlık işlemi niteliğinde olup icrai değildir. Bu nedenle kesin olmayan ve yürütülmesi zorunlu olmayan hazırlık işlemleri, görüş ve tavsiye nitelikli işlemler icrai olmadığı için dava konusu edilemez. Patlayıcı Madde Depolarının güvenlik mesafelerinde, tehlikeli alanlarda tarım yapılabilmesi mümkün değildir. Danıştay 6.Dairesince Patlayıcı madde tüzük ve mevzuatı, güvenlik mesafeleri düzenlemelerinin hukuken gözetilmemesi usul ve yasaya açıkça aykırılıktır. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesinin, Danıştay 6.Dairesinin bozma kararına uymamasına ve Trakya’nın Tarım topraklarını haklı olarak koruyan gerekçeli ve hukuka uygun kararında direnmesini bekliyoruz. Trakya’da planlama adı atındaki hukuksuzluklara ve tarım topraklarımızın yok edilmesine karşı anayasal ve yasal haklarımızı kullanarak doğamızı ve arazilerimizi korumaya kararlıyız” dedi.

Haber Merkezi

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.