Değişen dünya görüntüsü

15.02.2021 13:59

Hafta sonu kar yağıyordu ve annemle tanelerin dansını izliyorduk. Penceremizin karşısında bilindik 2 market var ve insanlar hem hava alma hem de ender doğa olayını yaşama bahanesiyle oldukça yoğun alışveriş temposu içindeydiler.

Bir kadın elindeki konserve kutusundan bir şeyleri marketin kaldırımına serpiyor köpekler de peşinden geliyordu. Canlar tabi ve ne iyi niyetli diyeceksiniz ben de öyle düşündüm. Yanına kıyafetinden yoksul olduğu anlaşılan bir başka kadın yaklaştı ve bir şeyler söyledi. Bizim iyi niyetlimiz arkasını dönüp canları beslemeye devam etti. Diğer kadın çöp kutularına yöneldi. İşte o anda deklanşöre bastım ve değişen dünya benim içimi sızlattı. Konserve mama ile beslenen kedi-köpekler, çöp karıştırıp yiyecek bulmaya çalışan insanoğlu…

Çocukluğuma döndüm. Yine böyle kar izlerdik annemle. Penceremizin karşısında şimdi Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve yanındaki Araştırma Enstitüsü olan alan o zaman boş bir arsaydı. Mahallenin çocukları için oyun alanı ve kabak tarlası olarak da zaman zaman kullanılan bu arsanın bir köşesine çöpler konurdu. Kemikleri çöpten ayrıca koymaya çalışırdık. Kedi-köpek oradan beslenirdi çünkü. Böyle havalarda daha yoksul komşularımıza çorba gönderirdi annem benimle.  Köpekler kokusunu alır saldırır mı diye düşünürken onların çöpü eşelemekte olduklarını görür rahat nefes alırdım, hem onların karnı doyuyor hem de komşumuz sıcacık ve sağlıklı çorbasını içecek diye…

Bu yaşıma kadar çalışan ben; dilencileri savunmuyorum ve bu nedenle yanıma gelip para isteyeni defalarca evime alıp küçük bir iş karşılığında fazlasıyla hakkını vermişliğim vardır. Emeksiz ekmek olmaz diyenlerdenim. Edirne’de son zamanlarda hem de çocukları kullanarak sayılarının arttığını üzülerek gözlüyorum. Televizyonda sahtekârlıkları da ortaya çıkıyor, sadakayı daha doğru adreslere vermek gerektiğini düşünüyorum. Düşünüyorum da o görüntü gözümün önünden gitmiyor.

Canlı haklarını çocuk, kadın, hayvan, insan demeden savunurum ve eziyet edenlerin en ağır cezayı almalarını isterim. Onların insan olduğundan şüphe duyuyor ve ben insanlığımdan utanıyorum. Yaz sıcaklarında, soğuk havalarda yiyecek su ihtiyaçlarını gidermeyi hep öğrencilerime aşılamaya çalıştım ama çevre temizliğine de özen gösterilmeli! Kapımızın önünde bir küçük bir park var yazın burnunuzu tıkamadan geçemezsiniz. Hem artık sokak hayvanları çöp yemiyor, yemek artıklarıyla lütfen çevreyi kirletmeyin. Barınaklara bağış yapabilirsiniz. İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok sevebilirsiniz ama umudunuzu yitirmeyin.

İnsan-ı kâmil olanlara sözüm yoktur, hayvanları ve bitkileri de kendi cinsimiz gibi sevelim, koruyalım. Hayvanlara da insanlar kadar değer verin diyerek bitirmek isterdim sözümü. Gördüğüm manzara tam tersini söyletiyor şu anda bana. Ve fotoğraf olarak sadece durumu paylaştım. Kimseye “O kadar yardıma muhtaç insan varken sen hayvanları düşünüyorsun” demek haddim değil ama o fotoğrafın tersini görmek isterdim…

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler