Eğitim sisteminde ekonomik, ideolojik ve yapısal sorunların derinleştiğini belirten Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, Milli Eğitim Bakanlığı’na sert eleştiriler yöneltti ve çok sayıda talebini açıkladı.
“EĞİTİMDE YAŞANAN SORUNLAR SİSTEMATİK BİR DÖNÜŞÜMÜN SONUCUDUR”
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, hazırlanan raporun eğitimde yaşanan sorunların münferit değil, ekonomik, ideolojik ve yapısal boyutları olan sistematik bir dönüşümün sonucu olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Zobar, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, son dört ayda öğretmenlerin yaşamını yitirdiği olayları hatırlattı ve eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının görmezden gelinemeyeceğini söyledi. Zobar, İstanbul’da Fatma Nur Çelik’in, Kahramanmaraş’ta Ayla Kara’nın ve Ağrı’da Irmak Koparan’ın hayatını kaybettiğini belirterek, çok sayıda öğretmen ve öğrencinin okul içi şiddetin mağduru olduğunu dile getirdi. MESEM kapsamında en az 19 çocuğun yaşamını yitirdiğini vurgulayan Zobar, bu durumun eğitim sistemindeki ciddi bir yapısal soruna işaret ettiğini ifade etti.
“GÜVENLİ OKUL TALEBİ TOPLUMSAL BİR İTİRAZA DÖNÜŞTÜ”
Eğitim-İş tarafından yürütülen “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” kampanyasına da değinen Zobar, toplanan imzaların Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim edildiğini belirtti. Zobar, bu imzaların görmezden gelinen sorunlara karşı yükselen toplumsal bir itirazı temsil ettiğini ifade etti. Eğitimde parasızlık ilkesinin giderek zayıfladığını savunan Zobar, velilerden yüksek miktarlarda kayıt ve bağış adı altında ücretler alındığını, eğitim maliyetlerinin aileleri zorladığını dile getirdi. Okullarda özel okul oranının arttığını, kamusal eğitimin gerilediğini ve bunun ciddi bir eşitsizlik yarattığını söyledi.
“EĞİTİM TİCARİLEŞİYOR, LAİKLİK ZAYIFLIYOR”
Zobar, eğitim sisteminin ekonomik açıdan ailelere büyük yük getirdiğini, birçok velinin 10 bin ila 100 bin lira arasında değişen okul katkı paylarıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Giyim ve kırtasiye giderlerinin dahi asgari ücrete yaklaştığını belirterek, çocukların eğitim hakkının ekonomik baskı altında olduğunu söyledi. İdeolojik dönüşüme de dikkat çeken Zobar, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve ÇEDES gibi uygulamaların bilimsel ve laik eğitim anlayışını zayıflattığını, okulların farklı yapılarla yürütülen protokoller nedeniyle kamusal niteliğini kaybettiğini iddia etti. Bu durumun eleştirel düşünceyi geri plana ittiğini savundu.
“MESEM VE YAPISAL SORUNLAR ÇOCUKLARI EĞİTİMDEN UZAKLAŞTIRIYOR”
Eğitim sistemindeki yapısal sorunlara da değinen Zobar, milyonlara yaklaşan çocuğun örgün eğitim dışında kaldığını, MESEM uygulamasının ise çocukları eğitim yerine iş gücüne yönlendirdiğini söyledi. Öğretmenlerin meslek içinde ayrıştırıldığını, mülakat uygulamalarının mağduriyet yarattığını ve güvencesizlik sorunlarının arttığını ifade etti. Zobar ayrıca eğitim emekçilerinin taleplerini sıralayarak, okullara güvenlik ve temizlik personeli atanması, ücretsiz okul yemeği verilmesi, MESEM uygulamasının kaldırılması, mülakat sisteminin sonlandırılması ve öğretmen haklarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“LAİK VE KAMUSAL EĞİTİM MÜCADELESİ SÜRECEK”
Eğitim-İş, açıklamasında mevcut eğitim politikalarının çocukların geleceğini ve öğretmenlik mesleğinin saygınlığını tehdit ettiğini belirtti. Zobar, tüm zorluklara rağmen laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesini sürdüreceklerini ifade ederek, Cumhuriyet’in eğitim anlayışına sahip çıkacaklarını söyleyerek sözlerini noktaladı.
Erkan EKŞİ
GÜNCEL
26 Haziran 2026GÜNCEL
26 Haziran 2026GÜNCEL
26 Haziran 2026GÜNCEL
26 Haziran 2026GÜNCEL
26 Haziran 2026GÜNCEL
26 Haziran 2026MARMARA BÖLGESİ
26 Haziran 2026