Kalem’den Tahta’ya

04.04.2022 00:00

Akraba, eş dost, komşu gezmeleri yok denecek kadar az,

Toplumun önemli bir kesimi akşamları televizyon başında,

Bu nedenle,

Televizyon dizileri izleniyor.

Özellikle seyircinin sevdiği dizilerin çekildiği şehirler, konaklar, ilgi odağı,

Tanıtıma ciddi katkı sağlıyor.

Asmalı Konak’ın Ürgüp’e,

Yabancı Damat ve Benim Adım Melek’in Gaziantep’e,

Kınalı Kar’ın Bursa Cumalıkızık’a,

Sıla ve Hercai’nin Midyat’a,

Sadakatsiz’in Tekirdağ’a,

Kurşun Kalem ve Aliye’nin Edirne’ye,

Katkıları oldu.

Ancak,

Genellikle dizilerin çekimleri ilk birkaç bölümünden sonra, yerel şartların getirdiği zorluklar, oyuncuların sızlanmaları nedeniyle İstanbul’a taşınıyor.

Çekimleri başladığı kentte devam ettirenler de var.

★★★

Edirne’de çekilen hatırladığım en uzun soluklu televizyon dizisi, TRT için 1999-2000 yılındaydı.

Senaryosunu Neşe Cengiz’in de aralarında olduğu ekibin yazdığı Kurşun Kalem,

Edirneli gazetecinin İstanbul’da çalıştığı ulusal bir gazetenin patronlarıyla ters düşerek, doğup büyüdüğü kente dönerek mesleğini sürdürmesi anlatıyordu.

Kamera arkasında, sinema sektörünün ödüllü yönetmeni Yusuf Kurçenli vardı.

Soner Arıca, Cem Kurtoğlu, Erol Keskin, Ayla Algan, Jülide Kural, Mustafa Avkıran, Zuhal Topal, Özlem Conker, Didem Germe Aydın rol alıyordu.

Dizi yapımcıları hazırlık döneminde Edirne’ye geldi.

Benden de yardım istemişlerdi.

Senaryoya serpiştirilecek Edirne’ye özgü önemli olaylarla ilgili öneriler istiyorlardı.

Bu satırları yazdığım gazetede bazı sahnelerin çekimleri yapıldı.

Senaristler, yönetmen ve ekip ile Sarayiçi Ağa Köşkü’nde bir araya gelmiştik.

Masada Edirne’den kimler yoktu ki,

Önerim üzerine onur konuklarından biri, Edirne’nin canlı tarihi rahmetli Avukat Ali Ruhi Uğurlu,

Diğeri kentte ilk tiyatro grubunu kuran, oynayan, döneminin ses, sinema, tiyatro, müzik gruplarının organizasyonunu yapan meslek büyüğüm İbrahim Bora Erel,

Hatırlıyorum, sohbet gece geç saatlere kadar sürdü.

Rahmetli Ruhi Abi ve Bora Abi’nin anıları ile hala hafızamda tazeliğini koruyan inanılmaz keyifli bir geceydi.

Her ikisi de sahne tozunu yutan isimler,

Anlattıkları Edirne hikâyeleri, anılar, karşılıklı latifeler,

Doyumsuz bir sohbet,

Ruhi Abi’nin senaryo ekibinde aynı yaş grubundaki bir kadın yazar ile karşılıklı Fransızca şarkı söylemeleri ve dansları,

O dönemde yeni aldığı kamera ile Behiç Abi (Günalan) geceyi zaman zaman kayda almıştı.

Duruyorsa,  internete yüklense de izlesek.

O muhteşem geceye ait kayıt kaybolup gitmese,

Ruhi Abi ve Bora Abi’nin olduğu o görüntüler ve anlattıkları bugün ne kadar kıymetli,

Gece, kimseyi evine almayan Ruhi Abi’yi dans ettiği senaristin ikna edip, bazı sahnelerin tarihi konağında çekilmesine izin vermesiyle bitti.

Bugünlerde Edirne’de Kara Tahta adlı dizi çekimi var.

İlk bölümü TRT-1 ekranlarında Çarşamba günü yayınlandı.

Dizinin senarist, yönetmen, oyuncularının da katıldığı ilk bölümünün birlikte izlenmesi törenine davet alınca heyecanlandım.

Kurşun Kalem’i hatırladım.

★★★

 Öncelikle hatırlatmakta yarar var.

Dizi ile gerçeklerin birebir örtüşmesini beklemek hata olur.

Adı üstünde film,

Eğer böyle kabul ederseniz kafanızda birebir örtüşmesi konusundaki sorular ve eleştirilerden kurtulursunuz.

Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sanat Eğitim ve Gösteri Merkezi’nde Kara Tahta’nın jeneriği başladığında fondaki müzik etkileyiciydi.

Birçok dizi müziklerinin sonradan popüler olduğunu, hatta öne geçtiğini biliyoruz.

Ben hangi dönemi anlattığı konusunda doğrusunu isterseniz kafam karıştı.

Ana karakterler Irmak ve Atlas’ın gençlik yıllarını canlandıran oyuncular fazla amatör gibi,

İstiklal Marşı okunurken cep telefonu ile oynayan öğrenci sahnesi çok etkileyiciydi.

Gençlerin cep telefonu bağımlılığı konusuna haklı olarak sert bir gönderme yapılmış,

Yerinde ve çarpıcıydı.

Senaristler önceden Kurşun Kalem ekibi gibi Edirne’ye gelip gözlem yaptı mı bilmiyorum.

Sanki sahneler günümüz siyasi iklimi ve TRT’sine göre ayarlamış,

Seyirciye Edirne akşamlarını anlatıyorsanız, arkadaş grubunuzla yemek için kebapçıya gidip ayran içmezsiniz,

Hele hele masadaki yaş grubundaki öğretmenler,

Gidilecek yer; ya Gazi Baba, yoksa Kıyıkta Ali İlte, veya Çalgılı Meyhane, olmadı Ayşekadın Fuat’ın yeridir.

Çekimlerin yapıldığı Edirne Lisesi ve çevresindeki binaların dış cephelerinin badanası yeni yapılmış,

Ekip, umarım senaryoya 1. Murat Lisesi’ni de bir iki plan ekler, bu sayede dış cephesine el atılır.

Dizinin kötü karakteri Bekir’i canlandıran oyuncunun ofisinde masasının arka duvarına ustaca konulan aynalı süpürge güzel bir detay olmuş,

Okulda kantin işletmecisinin laf dinlemeyen oğluna yönelik, ‘fenalık’ tanımlaması tam bir yerel Edirne ağzıydı.

Dizilerin geçiş sahnelerinde genellikle hava çekimleri kullanılıyor.

Kara Tahta dizisinde sanki bir tık fazla,

Aslında iyi de olmuş,

Bol bol Edirne görüntüleri serpiştirilmiş,

İlk gösterimine kimler davet edildi bilmiyorum.

Ancak daha dizinin ortasında salondakilerin bir bölümünün ayrılması ve bazı davetlilerin kendi arasında sohbet etmesi yakışmadı.

Ertesi gün reyting sonuçlarına baktım,

Kara Tahta, reklam verenlerin en çok önemsediği üst düzey gelir grubunu temsil eden seyirci grubunda 5. olmuş,

Üst gelir ve alt gelir grubunda 6, genel sıralama da ise 14. sırada,

Bana göre, ilk bölüm için iyi bir sonuç.

★★★

Kurşun Kalem’den, Kara Tahta’ya,

Dizilerin kentin tanıtımına katkısı var.

Edirne’nin tarihi eserlerinin, ciğerinin, köftesinin, badem ezmesinin, deva-i miskinin tanıtımına ihtiyacı yok ki,

O dönemleri geçtik,

Konaklama sorunlarımızı aştık,

İyi de bizim bundan sonra neye ihtiyacımız var?

Gelen konukların kaldırımlarda rahat rahat yürümelerine,

Satılan ürünlerin fiyat ve kalite yönünden denetlenmesine,

Esnafın etiket zorunluluğu kuralına uymasına,

Turistlerin kazıklanmasının önlenmesine,

Taklit marka mal satışının engellenmesine,

Tarihi eserlerin çevresi ve çarşının göbeğine yuvalanan dilencileri engelleyecek,

‘Dur’ diyecek yönetim iradesi ve anlayışına.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler