Kuzey Makedonya’nın adını çevresine konuşlandığı gölden alan kent Ohri,

Türk varlığının günümüzde sürdürdüğü kent,

Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan en güzel konaklarının halen ayakta kaldığı şehir,

Bu kadim bölgenin evladı Prof. Dr. İlker Alp,

Trakya Üniversitesi’nin yıllarca temel direklerinden biri olmuş,

Yazdığı ve imzaladığı, ‘Edirne’de Balkan Savaşı Anıt ve Şehitlikleri’ adını verdiği kitabını Balkanların bir başka yiğit evladı Prof. Dr. Hilmi İbar ile göndermiş,

Edirne Belediye Başkanlığı yayınlarından,

Ne zamandır elimin altında,

Ha bugün, yarın derken bir türlü bakamadım.

Kısmet bugüneymiş,

26 Mart 2021’e,

Edirne’nin Bulgarlar tarafından işgalinin 108. yıl dönümüne,

Şükrü Paşa’nın 5 ay 5 gün süren savunmasından sonra teslim ettiği tarihe,

İyi de öyle olmuş,

Kitap vesilesiyle ‘doğru bilinen’ bir yanlışı kamuoyuyla paylaşma fırsatı doğdu.

Çok meşhur bir fotoğraftır.

Daha doğrusu temsili olarak çizilen resim,

Edirne Müdafi Şükrü Paşa’nın kılıcını Bulgar Çarı Ferdinand’a teslim ettiği anlatılmış,

Bu temsili resim sonra Bulgarlar tarafından bastırılan pullarda kullanılıyor.

Paris’te yayınlanan haftalık Le Petit Journal Dergisi 13 Nisan 1913 tarihli sayısında kapak yapıyor.

Prof. Dr. İlker Alp’ın kitabından öğreniyoruz ki, bu şehir efsanesi,

Bulgar kaynaklarına dayandırıyor bilgiyi İlker Hoca,

Şöyle anlatıyor kitabında:

“Şükrü Paşanın 25 Mart’ta verdiği emirle, bütün silahlar tahrip edilmiş, kılıçlar kırılmıştır”

Sonra, Bulgar savaş muhabirinin çektiği ve ülkenin Milli Kütüphanesi’nde bulunan fotoğrafa kitabında yer veriyor.

Şükrü Paşa, Kıyık Tabya’nın bitişiğindeki Karayusuf yolu üzerinde Muhasara Kuvvetleri Komutanı General İvanov’a 26 Mart 1913 günü teslim oluyor.

Teslim anında çekilen fotoğrafta paşanın üzerinde kılıcı yok.

Bulgar Çarı Ferdinand 27 Mart 1913 günü Karaağaç üzerinden Meriç Köprüsü’nü geçerek şehre geliyor.

Resmi geçit töreninden, bir gün önce teslim olan Şükrü Paşa’yı yanına getirtiyor.

Şükrü Paşa’nın Çara verdiği kılıç falan yok.

Tam aksine, Çar Ferdinand propaganda ve algı amaçlı kılıç teslim merasimi yapmak istiyor.

Uzun uğraşılardan sonra bulunan bir Osmanlı kılıcı paşaya veriliyor.

Şükrü Paşa ve mahiyetindeki subaylar 28 Mart günü trenle Sofya’ya götürülüyor.

Kitapta yazılanlardan anladığımıza göre, Şükrü Paşa Sofya’da öyle pek esir hayatı yaşamıyor.

Orası da, ayrı hikayedir ya,

Neyse,

Edirne’nin ‘kara günü’ diye bilinir 26 Mart,

Şehrin teslimi ve işgalinden sonra Sarayiçinde esirlerin ağaç kabuklarını yiyerek hayatta kalma mücadelesi,

Yıkıma ait notlar,

Balkan Savaşı’nda şehit olanların anısına yapılan Trakya bölgesinde 30 şehitliğin yerlerini ve detaylarını da öğreniyoruz.

İlker Hoca kitabını,

“Bu çalışma; emperyalist güçlerin güdümleri altındaki devlet ve terör örgütlerinin, ülkemizi hedef alan saldırılarına karşı yürütülen mücadelede Türk varlığını, vatanımızı ve binlerce yıllık milli değerlerimizi korumak uğruna canlarını feda eden tüm kahraman şehitlerimizin aziz hatırasına”

İthaf ediyor.

Ne diyelim,

Ruhları şad olsun.

 

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler