Vali Fahri Yücel hayatını kaybettikten sonra, 10 Şubat 2003 tarihli kararname ile Diyarbakır Valisi Nusret Miroğlu Edirne’ye atandı.

Miroğlu, mülki idare ve emniyet bürokrasisinde yıllarca üst düzeyde görev almış tecrübeli bir isim,

Yücel’den farklı bir üslubu var.

Kendine has,

Devlet adamıdır.

Sakin tavırlıdır.

Sağlam basar.

Kırk düşünür, bir yapar.

Emniyet teşkilatındaki tecrübesi nedeniyle güvenlik konularında hassastır.

İşin ısrarlı takipçisidir.

Bir önceki vali ile tarzları farklıydı.

Sonra,

O Edirne’yi tanıdı.

Serhat çocukları onu,

Gaza bastı.

Bugün yeni Uzunköprü köprüsü ve duble yollarda alın teri, emeği vardır.

Valilerin ve üst düzey kamu görevlilerinin koruma ve özel kalemleri istisnadır.

Yakın çalışma arkadaşlarını seçme konusunda tercih yaparlar.

Miroğlu’nun koruma ekibindeki personel de, Edirne’ye geldi.

Edirne’yi tanımak için gezilere başladı.

Vali Miroğlu, bir gün makam arabasıyla Yıldırım semtinden geçiyor.

Mahalleli kahvehanelerin önünde sandalyeleri atmış oturuyor.

Laflıyorlar.

Fark ediyorlar Türk Bayrağı olan valinin makam arabası geçiyor.

Hepsi birden ayağa kalkıp toparlanıyor.

Elleriyle ceketlerinin önlerini topluyorlar,

Makam aracını takip eden koruma ekibi hemen duruyor.

Polisler silahları çekip aşağı iniyor.

Yıldırımlılar şaşkın,

Ne yaptık diye,

Üzerlerine silah doğrultmuş polisler,

Koruma ekibi Diyarbakır gibi güvenlik sorunu olan bir bölgeden geldikleri için, kahvehane önünde oturanlar makam aracını görünce birden ayağa kalkınca panikliyor.

Alışık değiller,

Güvenlik sorunu diye yorumluyorlar.

Eyvah deyip ellerinde silahlarla aşağı atlıyorlar.

Sonra anlaşılıyor.

Yıldırımlılar, valinin makam aracı geçerken saygıdan ayağa kalkıyorlar.

Devletine, valisine, polisine saygılıdır Edirne insanı,

Sonraki yıllarda Diyarbakır’dan gelen o korumalar Edirne’yi tanıdı.

Edirnelileri bildi.

Hafta sonu Saraçlar Caddesi’nde İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi nedeniyle basın açıklaması vardı.

Kadınlar sözleşmenin iptal edilmesine yönelik görüşlerini açıkladı.

Yeri gelmişken,

Benim anlayamadığım,

Türkiye bir hukuk devleti ve kanunlarla yönetiliyor.

Kadına şiddet konusunda mevcut yasalar var.

Bunlar yürürlükte,

Sözleşmenin iptal edilmesiyle bu yasalar kaldırılmadı ki,

Kadın hakları konusunda esas olan sözleşme değil,

Mevcut kanunlar,

Bu tür anlaşmalar tamamlayıcı unsur.

Ülke ve toplumun çıkarlarına uymuyorsa imzalandığı gibi,

İptal edilmesi de bir tercih,

Neyse,

Edirne Emniyet Müdürlüğü basın açıklaması nedeniyle önlemler almış,

Nedense ek tedbir gereği duyulmuş,

Normal,

Vardır bir sebebi,

Edirne Jandarma Komutanlığı’ndan takviye kuvvet istenmiş,

Komutan Albay Abdülkadir Seri emir vermiş,

Mavi bereli bir takım komando ellerinde uzun namlulu silahlarla çapraz tutuşla Saraçlar Caddesinde yürüme düzeninde gövde gösterisi yapar gibi görev yerlerini almış,

Edirneliler bir anlam verememiş,

Telefon üstüne telefon,

Ne oluyor diye,

Bir tedirginlik,

Bildiğiniz gibi değil,

Her köşe başında yorumlar.

Abartılı bir durum var.

Neyse sonra anlaşıldı.

Durum düzeltildi.

Güvenlik tedbirinin en önemli unsuru, fark edilmemek değil mi?

Öyleyse,

Ellerinde uzun namlulu silahlarla askeri şehrin göbeğine getirmenin ne anlamı var.

Hadi getirdin,

Böyle toplumu gerecek halde gövde gösterisi yapar gibi,

Ne kadar anlamsız,

Edirne Jandarma Komutanı Albay Abdülkadir Seri’nin bu günlerden kafası karışık demek ki,

Zira uzun süredir ailesinden uzakta birliklerini sevk ve idare ediyor.

Ondan belki,

Jandarma ekiplerinin köylerdeki abartılı uygulamaları nedeniyle gelen yakınmalar siyasileri bunalttı.

Demek ki,

Başkomutanına hakaret edenleri, komuta ettiğin karargâhının başköşesinde ağırlamakla bu işler olmuyor.

Edirne devletine bağlıdır.

Edirne bürokratı görev yaptığı kentin insanını tanıyacak.

Müftüsü de, üniversitesinin dekanı da,

Jandarma Komutanı da,

Yoksa malum,

Yavaş atın çiftesi pek olur.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler