Mumcu, ölümünün 30. yılında anıldı

25.01.2023 10:51

24 Ocak 1993’te evinin önünde uğradığı hain saldırı sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci yazar Uğur Mumcu, 30’uncu ölüm yıl dönümünde tüm yurtta olduğu gibi Edirne’de de bir kez daha özlemle anıldı.

Mumcu, ölümünün 30. yılında anıldı

24 Ocak 1993’te evinin önünde uğradığı hain saldırı sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci yazar Uğur Mumcu, 30’uncu ölüm yıl dönümünde tüm yurtta olduğu gibi Edirne’de de bir kez daha özlemle anıldı.

Ankara’daki evinin önündeki otomobiline konulan bombayla öldürülen gazeteci Uğur Mumcu için yapılan anma törenine katınlar Edirne Belediyesi önünde bir araya gelerek buradan Atatürk Anıtı’na kadar yürüdü. Anıt önünde toplanan kortej çelenk sundu ve ardından saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşını seslendirdi.

Kortej anıt önünden Uğur Mumcu parkı içerisinde bulunan Uğur Mumcu anıtına geçti. Törene Edirne Belediye Başkan Yardımcıları Selçuk Çakır, Ertuğrul Tanrıkulu, Edirne İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş, siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

“MİNNET VE ÖZLEMLE ANIYORUZ”

Burada konuşan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, 24 Ocak’ta aydınlanma ve demokrasi yolunda Uğur Mumcu’yu ve Gaffar Okkan’ı yitirdiklerini belirterek, “Başta ilk aydınlanma şehidimiz Kubilay olmak üzere, Kurucu Genel Başkanımız Muammer Aksoy, Abdi İpekçi, Cavit Orhan Tütengil, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç, Onat Kutlar, Necip Hablemitoğlu gibi bedenen aramızdan ayrılan tüm devrim şehitlerimizi, rahmet, minnet ve özlemle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.

“LAİKLİK; CUMHURİYETİMİZİN KİLİT TAŞIDIR”

Özcan, “Bu toprağın insanlarının birlikte yarattığı, bütün ilke, eser ve politikalarıyla dünyaya örnek olmuş Atatürk Cumhuriyeti, barış, huzur ve topyekûn kalkınma için en doğru yoldur, yeniden  o yola girilmelidir. Atatürk Cumhuriyeti; aydınlanma devrimleriyle toplumu tepeden tırnağa değiştiren, çağ atlatan, özünde bir kültür ve kadın devrimidir. Sanat ve bilim özgürleşmesidir. Bir Türk rönesansıdır. Anadolu’nun binlerce yıllık kültürü ile bütünleşen laik cumhuriyet kültürü devletimizi bugünlere taşıyan en değerli kazanımımızdır, korunmalıdır. Laiklik; demokrasinin olmazsa olmazı, aklın özgürleşmesi, yurttaşın; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür birey olmasıdır. Laiklik; Cumhuriyetimizin kilit taşıdır” dedi.

“TÜRKİYE, KURULUŞ AYARLARINA DÖNMELİ”

Türkiye’nin önceki sistemine dönmesi ve Meclis iradesini esas alan bir yönetim sisteminin kurulması gerektiğini belirten Özcan,  “Eğitim, en önemli sorunumuzdur. Çocuklarımız; öncelikle düşünmeyi ve sorgulamayı öğrenmelidir. Hurafe ve dogmalardan, tarikat ve cemaatlerden, uzak tutulmalı, bilimsel bilgi ile eğitilmelidir. 4+4+4 yanlışından dönülmeli, temel eğitim kesintisiz 12 yıl olmalıdır. Parasız laik milli eğitim sistemi ile özgür bireyler yetiştirilmeli, öğretmenlerimiz yeniden baş tacı edilmelidir. Öğretim Birliği Yasası’nı yok etme çabalarına, hele 100 yıl sonra yeniden medrese ve benzeri arayışlara hiç girilmemelidir. Üniversitelerimizin bilimsel ve idari özerkliği tartışmasız bir Üniversite Reformu yapılmalıdır. Meslek okulları Köy Enstitüleri modeliyle yeniden örgütlenmelidir. Gençlerimiz geleceklerini yurt dışında arama çaresizliğinden kurtarılmalıdır. Sağlık, sosyal devletin temel görevidir. Hastayı müşteri, hastaneyi ticarethane olarak tanımlayan, sağlık çalışanının emeğini sömüren, insan sağlığını küresel kapitalizmin talanına terk eden neoliberal sağlık politikalarına son verilmelidir. Toplumcu Kamusal Sağlık Sistemi yeniden kurulmalı, ilaç, aşı ve tıbbi malzeme üretimi yerli kaynaklara dayandırılmalıdır. Kadının; insan olarak eşitliği temelinde, çalışma hayatının ve sosyal yaşamın içinde olması ile toplumsal özgürleşmenin mümkün olacağı bilinciyle, sadece ailenin değil, uygarlaşmanın da taşıyıcı kolonu olduğunu içselleştiren bir yönetim anlayışı yeniden yaratılmalıdır. Kadına ve çocuğa, şiddetin, istismarın her türü sözlüklerimizden çıkarılmalıdır. İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmelidir. Çocuk ve gelin sözcüklerinin birlikte kullanılması utancı tarihe gömülmelidir. İstihdam yaratamayan, Sosyal Güvenlik Sistemini çökerten, sürekli cari açık üreten, dışa bağımlı, emekçisini, emeklisini süründüren, nüfusun yüzde 1-2’si ile Faiz Lobileri’ne çalışan ne liberal  ekonomi politikaları sürdürülemez” dedi.

Konuşmanın ardından anma törenine katılanlar, Mumcu’nun isminin yer aldığı parktaki büstüne karanfiller bıraktılar.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler