Ruhsat-2

27.07.2021 00:01

Pandemi kararı yeni alınmış,

2020 yılının Mayıs ayının ilk günleri,

Özellikle ceza hukuku konusunda bilgi ve tecrübesine güvendiğim kardeşimle sohbet ediyorum.

Gündemimiz, virüs, etkileri, sosyal ve ekonomik sonuçları,

Telefonu çaldı.

Yanımdan uzaklaşıp görüşmesini yapıp döndü.

Hayırdır deyince,

Bir olayla ilgili gözaltına alınan şüphelilerin vekili olmamı istediler, kabul etmedim dedi.

Tekrar sohbete dalmıştık ki, bu kez benim telefonum çaldı.

Aileyi ve Akdeniz’de batan gemilerini bilmem mi deyince,

Hukukçu kardeşim birden kafasını bana çevirip tebessüm etti.

Bu kez o bana sordu, hayırdır abi diye,

Yurtdışından TIR sürücüleri kullanılarak kaçak döviz getirenler yakalanmış dedim.

Sonra da ‘Ben bu işe bakayım’ diyerek yanından ayrıldım.

Yolda gelen bilgiyi teyit için bir başka kaynağıma sordum.

Önce şaşırdı, yok demedi.

Pes, gözaltına alınanlar daha Edirne’ye bile gelmedi diye mırıldandı.

Türk Escobar Nejat Daş gözaltında haberini son dakika olarak yazdım.

Almanya’dan TIR sürücülerinin getirdiği binlerce İngiliz Sterlininin, o dönem sokağa çıkma yasağı nedeniyle Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürü Necmettin Yüksek’in makam arabası ve koruma polisi aracılığıyla teslim alındığı anlaşıldı.

Kamuoyu Edirne polisinin operasyonuyla şaşırdı.

O günlerde, soruşturma garip bir şekilde, neredeyse küllendirildi.

Hatta şüpheliler Sulh Ceza Hâkimliği tarafından serbest bırakıldı.

Polisin taktiğidir, deyip üzerinde durmadım.

Sonradan öğrendim, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı uzun süredir şüphelileri takip ediyormuş,

Edirne polisi bir başka kanaldan istihbarat alınca Ankara’dan habersiz operasyon yapmış,

Sonra da büyük balığı kaçırmamak için geri adım atmış,

Narkotik Daire Başkanlığı devam ettirmiş soruşturmayı,

***

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaklaşık bir iki ay önce televizyonlarda ‘Bataklık Operasyonu’ diye açıkladı.

Soylu, ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu’ diye nitelendirdi.

Örgütün FETÖ bağlantılarını, Sedat Peker irtibatlarını anlattı.

Soruşturmanın bitmesini ve iddianamenin hazırlanmasını bekliyordum.

Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Alparslan Tufan soruşturmayı tamamlayıp 73 sanık hakkında 399 sayfalık iddianame yazdı.

Bayram tatilini fırsat bilip iddianameyi okudum.

Asıl merak ettiğim Edirne Polisinin operasyonlarıyla ilgili bölüm,

Düşündüğüm gibi, Ankara’da devam eden soruşturma nedeniyle şüpheliler serbest bırakılıp takibe devam edilmiş,

İddianameye göre, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı örgütünün Nejat Daş haricinde diğer lideri Çetin Gören,

Kamuoyunun ismini az bildiği Gören hakkında çarpıcı bilgiler var.

İddianamede savcının tespitlerine göre, günümüzün Sakarya, dönemin Elazığ Valisi Oktay Çetin Yıldırım uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı şebekesinin lideri Çetin Gören’e, silah taşıma ruhsatı veriyor.

Çetin Gören, Gaziantepli olmasına rağmen geçici olarak ikametini Elazığ’a almış,

Ardından silah taşıma ruhsatını cebe koymuş,

Düşünün uluslararası uyuşturucu kaçakçılık örgütünün lideri fiilen oturmadığı ilden ruhsat alıyor.

Ruhsat cebe istikamet yeniden Gaziantep,

Kim bilir kim, ricacı oldu Elazığ Valisine,

Dikkatli okuyucularım hatırlayacaktır.

Edirne’den bu yöntemle verilen silah ruhsatlarıyla ilgili yazı kaleme almıştım,

Sormuştum,

İkametini Edirne’ye alıp Edirne Valisi Ekrem Canalp’in imzaladığı ruhsatları cebe koyduktan sonra kaydını değiştiren var mı diye,

Ses çıkmadı.

Aslında kamuoyuna yansıyan ses çıkmadı.

Bu süreçte Vali Canalp ile silah ruhsatlarının verilmesiyle ilgili uzun bir sohbetimiz oldu.

Güvenlik güçleri verilen silah ruhsatı dosyalarını yeniden incelemeye aldı.

İptal edilmesi için yasal şartların arandığını sanıyorum.

Tahmin ediyorum, 6 kişiye bu yöntemle Edirne’den ruhsat veriliyor.

Sonuç olarak iptal edildi mi bilmiyorum.

Elazığ ve Edirne valiliklerinde aynı yöntem kullanılıyor.

Gerçeklerin mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu var.

Elazığ ruhsat işi Bataklık Operasyonu iddianamesinde ortaya çıktı.

Daha önce ‘hatır’ için yapılan işlerin gün gelip valilerin ayağına dolandığını daha önce örnekleriyle anlatmıştım.

Son yaşanan acı tecrübeden sonra,

Bir kez daha soralım,

Vali Ekrem Canalp imzaladığı ve ikametini Edirne’ye alıp, silah ruhsatını cebe koyduktan sonra adresini değiştirenler kimler?

Ruhsat sahiplerinin referansları var mı?

Kamuoyu tartışmaya başladıktan sonra ruhsatlar iptal edildi mi?

Bir gün, farklı olaya ait iddianame okurken, Edirne’den verilen silah ruhsatları umarım karşımıza çıkmaz.

Malum,

Sakınan göze çöp batar,

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler