Senin Yaşındayken!…

06.12.2021 17:06

Bilmem sadece bana mı itici geliyor… “senin yaşındayken….” ile başlayan cümleleri sevmiyorum. Büyüklerin buram buram beklenti kokan nasihat öncesi klasik giriş repliğini çocuklarımla konuşmalarımda kullanmadım, aile büyüklerimden de duymadım. Cesaret verdiğine pozitif enerji yüklediğine de inanmıyorum. Tam tersine ağır yük yüklediğini düşünüyorum.

Zaman da o zaman değil ki, teknoloji neleri neleri değiştirdi. Benim zamanım nerde benim zamanımdakiler nerde kaldı… Ben ağaca çıkar meyveyi dalından koparıp hatta ağacın üstündeyken yerdim. Şimdi o yaştaki çocuk soyup verdiğini nazlanarak yiyor. Haydi yaptı diyelim, kimyasal zehirlenmesine girer der, bırak yıkayıp yemeyi sirkede bekletmeden yemeyiz.

Ben kitap okurdum, başka seçenek mi vardı, o videosunu izleyip benden iyi yorum yapabiliyorsa sıkıntı nerede? İnsan ve taşıt sayısı az trafik yokken boş arsalar vardı ve oyun parkı gibi kullanırdık. Şimdiki çocuk parkı gereçlerinden yararlanmanın zararı ne? Oyuncak ve oyun konusunda yaratıcılığı arttırdığına inandığımdan kendi el yapımlarını tercih etsem de insan anın değiştiğinin farkına varmalı.

“senin yaşındayken….” bir karşılaştırma cümlesi olarak daha da fena… Çocuklar, gençler ne ebeveynleri ne kardeşleri ne de herhangi bir arkadaşları ile kıyaslanmamalı. Kendimden biliyorum olumsuz benlik algısı gelişiyor. O kişiye karşı hayranlık, sevgi, saygı duyguları yerine uzaklaşma, nefret ve kıskançlık hisleri körükleniyor. Yapılan işe karşı soğumanın yanında özgüven eksikliği nedeniyle gelecek beklentileri de olumsuz oluyor.

Aynı okulda birlikte çalışma şansı yakaladığım ilgisine bilgisine yani mesleki yeteneğine çok güvendiğim Uzm. Klinik Psikolog Alev AKAL bakın bu konuda neler söylüyor: “Çocuk doğduğu andan itibaren kaygılı düşünceler, tutum ve davranışlarla değil, sevgi ve güven duygusu içinde yetiştirilmeye çalışılmalıdır. Kaygıyı artıracak anne-baba tutumları yerine hoşgörülü ve tutarlı tutumlar sergilenmelidir. Unutulmamalıdır ki, aşırı korumak ya da aşırı otoriter olmak çocuğu her şeyden korkar hale getirir. Çocuğunuzun gelişim dönemi ile ilgili bilgi sahibi olup; hangi yaş döneminde hangi problemlerin görülebileceğini öğrenin.  Kaygı ve korkularını önemsediğinizi ve onların normal olduğunu bilmesini sağlayın. Dürüst ve güven veren açıklamalar yapmanız çok önemlidir. Onlar için sözcük seçimi özenle yapılmalıdır.

“Ben senin yaşındayken” diye başlayan cümlelerin hiçbir anlamı yoktur çünkü öğüt vermek yerine, daha çok onları dinlemeyi anlamayı tercih etmeli ve yaşadıkları problemlere çözüm bulanlar biz yetişkinler olmalıyız.

Çocuk hem anne-babası hem de öğretmeni tarafından iyi bir şekilde tanınmalı, yaşıtlarıyla karşılaştırılıp, yapabileceğinin üstünde bir performans için zorlanmamalıdır. Yapamadığı durumlarda dalga geçmeden ve eleştirilmeden onlara destek olunmalı, bir daha denemeye teşvik edilmelidir. Başarılı olduğunda takdir edilmelidir. Örneğin, karanlıktan korkan bir çocuğa, “Korkacak bir şey yok, sen bebek misin ben senin yaşındayken şunu şunu yapardım” demek yerine, onun kaygısı ve korkusu ile başa çıkabilmeyi öğrenmesi için ona yardımcı olunmalıdır. Tüm bunlar dışında sizin ve çocuğunuzun başa çıkamadığı durumlarda uzman yardımı alınmasının yararlı olduğu unutulmamalıdır.”

Çocuğunuza sözle değil uygulama ile doğru model olun diyor yani. İstediğiniz kadar çocuğunuzla beraber yaşayın veya sık görün, istediğiniz kadar kaygı ve korkularını anlamlandırmakta zorlanın yine de iletişim kurarken bocalamayın. En saygıdeğer en kıymetlinizle konuştuğunuzu aklınızdan çıkarmayın.

Söz konusu gelişim ise son nokta Doğan CÜCELOĞLU’ndan “Kıyaslamayı başkalarıyla değil, kendisiyle yapan sürekli gelişir.”

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler