Tehlike

15.07.2021 00:01

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü,

Devlet beş yıldan beri kamunun kılcal damarlarına kadar sızan örgütü temizlemeye çalışıyor.

Samimi olanlar çoğunlukta,

Mücadele ediyor gibi yapanlar yok mu?

Var.

Uluslararası casusluk örgütü FETÖ’nün, kökünü kazıma operasyonlarını sulandıranlar,

Hükümete yakın isimler feryat ediyor.

Mücadeleyi ranta çevirmek isteyenler var.

Kamuoyu bunu FETÖ Borsası diye adlandırıyor.

Başka,

15 Temmuz öncesi örgüt militanlarıyla halvet olanlar,

Kucağından inmeyenler,

Örgütün gücünü arkasına alıp caka satıp, rantın dibine vuranlar,

Kitaplar yazıp methiyeler düzenler,

Bugün,

Samimi mücadele edenlerin üstüne basıp kendilerini gösterenler,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün çekirdek kadrosunda yer alanların yıllar boyu izini süren meslektaşım ve dostum Toygun Atilla diyor ki;

“Fareler, tükürük benzerindeki bir sıvı ile ısıracağı bölgeyi uyuşturur. Hedefini narkoz etkisinde kemirir. Tıpkı FETÖ gibi.”

Örgütün Silivri zindanlarına kumpasla attığı bir başka meslektaşım ve dostum Nedim Şener tehlikeyi anlatmak için, “Türk Silahlı Kuvvetlerinde tek bir FETÖ’cü, rütbesi ne olursa olsun, bir bardak sudaki bir damla siyanür gibidir; affetmez, öldürür.” değerlendirmesi yapıyor.

Daha nasıl anlatılsın ki,

Bugün herkes örgüt düşmanı,

Aklına kim gelirse mücadele kahramanı,

İnsan bazen öyle tipler görüyor ki,

Aklı yerinden çıkacak.

Çıldırırsın,

Sanıyor musunuz, örgütün hücreleri halen aktif değil,

Tespit edilemeyen kaç uyuyan hücre var.

Toplumu manipüle etmek için sosyal medya üzerinden az operasyon çekmiyorlar.

Yargı, TSK ve güvenlik güçlerinde toplumu ayağa kaldırmak için hamleler yapılıyor.

FETÖ’yle ilgili sohbetlerinde duyduğum en fazla eleştiri, ‘Birkaç gariban öğretmen yakalandı’

Dışarıdan bakınca öyle görünüyor.

Evet, büyük fotoğrafı görmezsen, operasyonlarda yakalanan öğretmenler dersin,

Demek ki, iyi anlatılamıyor.

Meslekleri öğretmen olanların örgüt içindeki pozisyonları üst düzey,

O birkaç gariban öğretmen dediğiniz isimler, örgüt hiyerarşisinde allı felli generallerin, üst düzey bürokratın, hakimin, savcının amiri konumunda,

Örgütle mücadele yapanlar önemli,

Hayatının herhangi bir noktasında, kendisi veya ailesi örgüte bulaşmış isimlerle, ne büyük cevher olursa olsun sağlıklı sonuç almak zor.

Bu isimler kritik görevlerde olursa, mücadelenin samimiyeti sorgulanır.

Örgüt Edirne’de boş mu durdu.

Bir gün mücadelenin hukuk ayağında olan üst düzey bir görevli bana, ‘Edirne’de FETÖ’cü mü olur’ dedi.

Oturduğum yerden kalkıp, her yerin kendine özgü örgüt üyesi olur dedim.

Bilmez ki, örgüt liderinin Edirne’de görev yaptığı camii ve evi kutsal sayıp militanlar özel ziyarete gelir.

Tabi, mücadeleye bu zihniyet ile başlarsanız,

Kör topal gider,

Hatırlayın,

Örgüt 17-25 Aralık sonrası ellerindeki mal varlıklarını kaçırmaya başladı.

Sonradan tespit edildi.

Edirne’de arsalar ve binaların kaçırıldığı anlaşıldı.

Sonradan tapu iptal davaları açıldı.

Yerel mahkemeler tüm malların satışını iptal edip, hazine adına kayıt edilmesine karar verdi.

Ama malların kaçırılmasında rol alanlar işin peşini bırakmadı.

Bölge Adliye Mahkemesi de, mal kaçırmaya izin vermedi.

Hevesleri kursaklarında kaldı.

Örgütün malları kamuya geçti.

Bugün geldiğimiz noktada,

Bakın sağa sola 15 Temmuz konferanslarını kimler veriyor.

Görürsünüz,

15 Temmuz gecesi bankamatik kuyruklarında, evlerinin ışıklarını kapatıp perde arkasından havayı gözleyenler bugün kahraman edasıyla ortaya çıkıyor.

Bu zihniyetler en az hain örgüt kadar tehlikelidir.

Siyasi, kamusal konumu ne olursa olsun örgütle mücadelede bu zihniyettekiler ile yol yürünemez ve mücadele edilemez.

Tehlike geçti mi sanıyorsunuz.

Yanılıyorsunuz.

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler