Yurdum Seni Yüceltmeye Antlar Olsun

25.11.2020 11:55

1962 Eylülünde babamın elini sımsıkı tutup idolüm Meliha Tüzün öğretmenin sınıfına girerken okuldan 46 yıl boyunca ayrılmayacağımı kim bilebilirdi ki… Hem de hiç bıkmadan, yorulmadan…

Her gün, dünden dersini alan bugüne büyük heyecanla hazırlanan ben, “işe” değil ”okula” giderdim.

Sobasını yaktığım okuldan, doğal gazla ısınana dek fiziki şartlar değişti, siyah önlüğün yerini önce renkli forma aldı, hatta bugün artık çocuklar okula serbest kıyafetle gidebiliyor. Ancak, o güzel suratlar sevimli pamuk şekerler değişmedi. Oyun arkadaşlarımdılar, neşelerine beni de ortak ettiler. Kâşiftiler, bilmem kaç kez Dünya turu yaptık yeniden coğrafyayı tanıdım. Meraklıydılar, neleri neleri söküp yeniden icat ettik. Bilgindiler, geçmişten günümüze defalarca insanları insanlığı irdeledim. Çapkındılar, ne çok ilk aşkın şahidi oldum. Açık sözlülük ve temiz kalp hamurlarında vardı, yollarına doğrulukla devam edeceklerine eminim. Yaratıcılıklarını güçlendirmeye, ilkeli davranışlar kazandırmaya, işbirliğinin önemini kavratmaya çabaladım. Umarım yararlı olmuşumdur. Çünkü diğer bilgileri bir klavye tuşuna basarak edinebilirler.

Ailelerin en kıymetli varlıkları bana emanet edildi. Bu bilinçle, başöğretmenimin ışığında bu taze beyinlere bilgiler edindirmeye çalıştım. Hepsine selam olsun, çözülebilir sorunları, bağışıklığı yüksek vücutları, mutlu gönülleriyle uzun yaşam nasip etsin rabbim.

Öğretmenliği bazı özgürlüklerden vazgeçeceğimi hatta kısıtlamalara gitmem gerektiğini bilerek seçtim. Hele sınıf öğretmeniyseniz bu ikiye katlıyor. İfade özgürlüğünüz ne kadar gelişiyorsa davranış özgürlüğünüz o derece kısıtlanıyor. Ama düşünce özgürlüğünü kimsenin kısıtlayamayacağı görüşündeyim. Sorumluluk üstlenen bireyler yetiştirmek gelecekteki rahat ve huzur için şart. Başkasının yerine yapmak bir an için mutluluk verebilir. Ben balık vermektense hep balık tutmayı öğretmeye çalıştım. Bu nedenle zorlamalarım olmuştur bağışlasınlarJ

Çocukça neşelerine masum sırlarına yıldız gibi çakan gözlerine ortak olduğum sevgili çocuklarım, işbirliği ile onları yaşama hazırladığımız sevgili ailelerim huzur ve keyifle geçsin günleriniz. Kutluyor, teşekkür ediyorsunuz ama asıl ben size minnettarım. Dünyada büyük işler, küçük işler var asıl olan sevdiğin işi yapmak ve siz bana öğretmen olmamın gururunu fazlasıyla yaşattınız.

Yetişmemde emeği geçen tüm öğretmenlerimi, ebediyettekileri rahmetle yaşayanları minnetle anıyorum. Başöğretmenim Atatürk’ün çizdiği yolda, alnımda bilgilerden bir çelenk nura doğru can atan bir Türk genciyim ve nefes alabildikçe:  “Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.”

ÖĞRETMEN MARŞI

Alnımızda bilgilerden bir çelenk,

Nura doğru can atan Türk genciyiz.

Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk;

Korku bilmez soyumuz.

 

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;

Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

 

Candan açtık cehle karşı bir savaş,

Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!

Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;

Durma durma koş.

 

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;

Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

 

İsmail Hikmet ERTAYLAN

 

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler