Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi binası,
O bina ki, temeli 1976 yılında atıldı.
Yıllarca şehre gelenler o beton yığınını gördü.
Hatırlıyorum, oradaydım.
12 Eylül darbesinden sonra Edirne’yi ziyaret eden Devlet Başkanı Kenan Evren, o yarım inşaatı denetlemeye geldi.
Başında beyaz fötr şapkası, elinde bastonu…
Bugün polikliniklerin giriş kapısının olduğu yerde dönemin İnşaat Daire Başkanı Alpaslan Yalkın bilgilendirme yapıyordu.
Evren birden Yalkın’ın sözünü kesip elindeki bastonu kaldırarak inşaatı işaret etti:
“Görmüyor musun, duvarlar hatalı, düz durmuyor. Neden müteahhidi kontrol etmiyorsunuz?” diye sordu.
Ortalık buz kesti!
Düşünün o günleri; karşınızda Evren Paşa…
Uzunca bir süre sessizlik oldu.
Etrafındakiler, mırıldanarak “Yıktırıp yeniden yaptıralım” dendi.
★★★
Geçtiğimiz günlerde Trakya Üniversitesi’nin basına servis ettiği bir haber dikkatimi çekti.
Tıp Fakültesi binası güçlendiriliyor.
Bana göre iki dipsiz kuyu vardır:
Bir, futbol kulüpleri…
Oraya ne kadar maddi kaynak aktarırsan aktar, dolmaz!
Bir de, tarihi eser vasfı olmayan, ekonomik ömrünü tamamlamış binalar.
Kanser hastası gibidir; iflah olmaz!
Yapılanlar geçici çözümdür.
İlk harcın konulmasının üzerinden elli koca yıl geçmiş.
Üstelik o dönemin teknolojisiyle, inşaat işçilerinin elle kardıkları betonla yapılmış.
Şimdi tutup “güçlendireceğim” diye oluk oluk para harcıyorsun…
★★★
Kanser demişken aklıma geldi.
Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker, bir yakınının tedavisi için uzun süre Trakya Üniversitesi Balkan Onkoloji Hastanesi’ne gidip geliyor.
Hastaların yaşadığı sorunlara tanıklık ediyor.
Vatandaşların iyi ve hızlı sağlık hizmeti alabilmesi için gönlünden 1 milyon euro kopuyor.
Sıkışık durumdaki hastanenin rahatlatılması için mevcut yapıya entegre ek bina yapılmasını üstleniyor.
Rektörlük, bağışın Trakya Üniversitesi Vakfı hesabına yatırılmasını istiyor.
Neden rektörlük hesabına değil de vakfın hesabına? Garip!
Para neden dolaştırılır ki?
İnşaat başlıyor, fakat bağışçı ile yönetim arasında “keyifsizlik” yaşanıyor.
Yönetim olarak projeyi bağışçıya verirsin, “Ben bunu istiyorum” dersin.
O da, kime yaptıracağına, kaça anlaşacağına kendisi karar verir.
Sen de teknik ekiplerinle projeye uygun yapılıp yapılmadığını denetlersin.
Bu kadar çetrefilli yöntemlere ne gerek var?
★★★
Trakya Üniversitesi’ni iki yıla yakın süredir Yıldırımlı Mustafa,
Karacaovalı Hatipler yönetiyor.
Güven Muhasebe ve inşaatın kuruculuğundan rektörlüğe yükseldi.
Siyasi yaşamı da var, kültür dünyasında dolaşmışlığı da…
Şair ruhlu,
Bu toprakların evladı olmasıyla övünür.
Hakkıdır.
Görev süresinin yarısı bitmiş.
Yaş haddi nedeniyle bir kez daha atanması yasal olarak mümkün değil.
Kulislerde konuşulan, öğrenci kanununa ek bir madde konulmazsa!
Madem Evlad-ı Fatihan’ın gönül coğrafyasından,
Üç nesildir yaşadığı topraklarına kalıcı bir eser bırakmak aklından neden geçmez…
★★★
O kadar lafı dolaştırdın, “Ne öneriyorsun?” diyeceksiniz.
Anlatayım.
Günümüzde inşaat teknolojisi çok gelişti.
Tıp cihazları ve yöntemleri alanındaki yenilikler aldı başını gitti.
Sağlık tesislerinin inşaatı yatay mimariye geçti.
Yeşil alanı, otoparkı, eğitim ve tedavi alanları ayrı olarak planlanıyor.
Öğrenciler, öğretim üyeleri, hasta yakınları için sosyal ve kültürel tesisler düşünülüyor.
Kompleks olarak planlanıyor.
Elli yıllık binayı istediğin kadar güçlendir.
Yok, hayır.
Asansörünü çalıştıramıyorsun!
Hastane mikrobunun kökünü kazıyamazsın…
Bu nedenle;
Yüzlerce dönüm boş arazin var.
Dünyada yeni sağlık eğitimi ve tedavi amaçlı kompleks anlayışıyla, ister mimari uluslararası yarışma açarak,
İster ulusal çapta Türk mimarların aklına güvenerek,
Olmadı kurumundaki bilim insanlarının beynine güvenerek proje hazırlat.
Sonrasında,
Acil servisinden mi, yoğun bakımlardan mı, ameliyathanelerden mi, dahili bölümler mi, cerrahi bölümler mi…
İşin bir tarafından başla.
Vur kazmayı.
Hemen bitireceksin diye şart değil ki.
Senden sonra gelenler de bir tuğla koyar.
Bu toprakların insanı olarak adın anılsın.
Rektör Hatipler’in siyasi lideri de olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değişik konuşmalarında sık sık kullandığı, Ziya Paşa’nın eser bırakma ve icraatın önemini vurgulayan sözleriyle bitirelim:
“Âyinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz;
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”
GÜNCEL
08 Haziran 2026GÜNCEL
08 Haziran 2026GÜNCEL
08 Haziran 2026GÜNCEL
08 Haziran 2026GÜNCEL
08 Haziran 2026GÜNCEL
08 Haziran 2026MARMARA BÖLGESİ
08 Haziran 2026