“Çiftçi borç batağında”

20.11.2021 11:14

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, çiftçinin gırtlağa kadar borç batağında olduğunu ve faiz ödemekten iki yakası bir araya gelemediğini belirterek, “Ekmeğimizi, etimizi, sütümüzü üreten çiftçimiz, küstürülmemelidir. Öncelikli olarak zam ve faiz sarmalından çıkaracak adımlar acilen atılmadır” dedi.

“Çiftçi borç batağında”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, çiftçinin gırtlağa kadar borç batağında olduğunu ve faiz ödemekten iki yakası bir araya gelemediğini belirterek, “Ekmeğimizi, etimizi, sütümüzü üreten çiftçimiz, küstürülmemelidir. Öncelikli olarak zam ve faiz sarmalından çıkaracak adımlar acilen atılmadır” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında tarım ve hayvancılığın sorunlarına yönelik değerlendirmelerde bulunarak, çözüm önerilerini sıraladı.

“2002’DE 26 MİLYON HEKTAR 2020’DE 23 MİLYON HEKTARA DÜŞTÜ”

Topraklarımızı hoyratça heder edildiğine dikkat çeken İriş, “Akıl almaz bir yapılaşma ile betonlaşıyoruz. Bunun sonucunda da tarım alanlarımızda ürkütücü bir azalma yaşanıyor. Nitekim, 2002’de 26 milyon hektar olan tarım alanları 2020’de 23 milyon hektara düşmüştür. Tarım arazilerimizin korunması için ciddi tedbirler alınmalı, acilen kanuni düzenlemeler yapılmalıdır” dedi.

“SADECE ÇİFTÇİYİ DEĞİL 82 MİLYONU İLGİLENDİRİYOR”

Tarım Bakanlığı’nın bütçeyi doğru kullanamadığını öne süren İriş “Tarım Bakanlığı birçok alanda bütçe kullanıyor. Ancak maalesef bunların doğru ve verimli kullanıldığını söyleyemiyoruz. Aile işletmeleri konusu 2-3 milyon çiftçi ailesini ilgilendiriyor gibi görünüyorsa da aslında 83 milyon insanımızı etkilemektedir. Aile işletmelerinin sağlıklı gelişmesi ve yaygınlaşması için gerekli düzenleme ve teşvikler yapılmalıdır. Süreçler yakından takip edilmelidir. Bunun bize, ürün çeşitliliği, kalitesi ve maliyetler açısından çok olumlu yansımaları olacaktır. Ayrıca bunun yanında istihdama doğrudan ve dolaylı olarak büyük katkı sağlanacaktır” dedi.

“LİSANSLI DEPOCULUK ÖNEMLİ BİR KONU”

Lisanslı depoculuğun stok bilgileri ile daha güvenilir olacağını belirten İrin, “Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılması önemli bir konudur. Bu sistemle stoklamalardaki yetersizliklerden kaynaklanan zayiatlar ortadan kalkar. Ülke genelindeki ürün stoklarına ait bilgiler daha güvenilir olur. Böylece stoklardaki ürünler, elektronik ürün senedi ile muazzam bir teminat oluşturur. ELÜS kullanımı yaygınlaştıkça borsa oluşur, gelişen zaman içerisinde çiftçinin kredi kullanma ihtiyacı azalır dolasıyla faiz yükü hafifler” dedi.

“ET MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN TEŞVİK GEREKLİ”

Trakya Bölgesi’nde damızlık hayvan yetiştirmenin sürdürülebilirliği sağlanamamasına dikkat çeken İriş, “Ülkemiz maalesef 1950’li yıllardan beri damızlık ithalatı yapmaktadır. Zaman zaman başarılı uygulamalar olmuş. Trakya ve özelde Edirne damızlık hayvan yetiştirilmesinde güzel mesafeler kat etmiş. Ancak sürdürülememiştir. Artık daha fazla zaman kaybedilmemelidir. Bu iş için kararlı bir irade ortaya koymak yeterlidir.  Hayvancılıkta yem önemli bir maliyet unsurudur. Yem maliyetleri Ege ve Marmara bölgelerimizde daha uygundur. Ege ve Marmara Bölgeleri, damızlık ve süt üretimi için, Doğu Anadolu ise et üretimi için daha uygun bölgelerdir. Bu durum göz önüne alınarak bölgelerin iklim ve doğa yapılarına uygun olarak ıslah edilmiş hayvan çeşitliliği de iyi yönetilmelidir. Et maliyetlerinin düşürülmesi için hayvanların bir sezon yayla, meralarda beslenmesi teşvik edilmelidir” dedi.

“1 LİTRE SÜT = 1 BUÇUK KİLOGRAM YEM”

Süt üretiminin sürdürülmesi için fiyatların 3 ayda bir güncellenmesi gerektiğine değinen İriş “Tarımsal ve hayvansal üretimde iki önemli husus vardır. Birincisi; çiftçi ürün üretim garantisi verecek, ikincisi de devlet fiyat garantisi verecek.  Titizlikle hazırlanacak bölgesel üretim planlarının hayata geçirilmesi için üretici, bu planlara uygun ekim-dikim, üretim yapmalıdır. Bunun sağlanması için de uygun fiyatların zamanında deklare edilmesi ve de alım garantisi gerekmektedir. Bunun uygulaması da müdahale noktalarının sağlıklı işlemesi ile mümkün olacaktır. Daha önce var olan et ve süt kurumu gibi. Ne yazık ki birçoğu kapatıldı. Bu noktalar üretimin sigortası idiler. Bu konuda, yeniden, günün şartlarına uygun yapılanmaya ihtiyaç vardır.  Fiyat garantisi konusunu, bir örnekle ifade edersek; Süt üreticisinin varlığını sürdürebilmesi, şu fiyat yapısıyla mümkündür: 1 Litre Süt = 1 Buçuk Kilogram Yem. Her üretim için buna benzer basit kıyaslamalarla fiyatlandırmalar yapılabilir.  Ayrıca, Süt fiyatları üç ayda bir güncellenmelidir. Süt üretiminin sürdürülebilirliği için bu gereklidir. Böylece dişi hayvanlarımızın hızla kesime gönderilmesi, önlenmiş olur. Diğer taraftan süt üretim istikrarının sağlanmasında, süt tozu üretimi önemli bir yer tutar. Bundan dolayı süt tozu üretimi de ihracatı da teşvik edilmelidir” dedi.

“ÇİFTÇİMİZ GIRTLAĞA KADAR BORÇ BATAĞINDADIR”

Çiftçilerin borç ve zamlardan kurtulması gerektiğini anlatan İriş, üreticilerin borca battığını işaret ederek “Çiftçimiz gırtlağa kadar borç batağındadır. Faiz ödemekten iki yakası bir araya gelememektedir. Çiftçimiz için ekim ayrı dert, biçim ayrı dert, satmak ayrı dert olmamalıdır. Ömrü borç/faiz sarmalı içerisinde geçmemelidir. İnanarak söylüyorum; çiftçimizin zengin olmak gibi bir derdi yoktur. Tek derdi, geçimini helalinden temin edip, huzur içerisinde, ağız tadıyla yaşamaktır.  Ekmeğimizi, etimizi, sütümüzü üreten çiftçimiz, küstürülmemelidir. Öncelikli olarak zam ve faiz sarmalından çıkaracak adımlar acilen atılmadır. Daha verimli çalışma, daha iyi üretme heyecanı ile işlerini en güzel yapar hale gelmeleri sağlanmalıdır” diyerek sözlerine son verdi.

770x60 Reklam Alanı

İlgili Haberler