DOLAR 32,8492 0.11%
EURO 35,1710 -0.14%
ALTIN 2.448,93-1,63
BIST 10.771,360,29%
BITCOIN 2087015-1,76%
Edirne
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Konut yapılacak alan mı kalmadı?”

“Konut yapılacak alan mı kalmadı?”

ABONE OL
17 Mart 2023 10:20
“Konut yapılacak alan mı kalmadı?”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, “Musabeyli köyümüzün merasına yapılmak istenen toplu konutlar için başka yapılacak alan mı kalmadı? Tarım arazileri ve mera alanları yok edilmemeli doğanın dengesini bozmayalım. Doğa ile mücadele etmeyelim dost olalım” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Samet Kahraman ve CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, dün İl Başkanlığı’nda bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Genel bir gündem değerlendirilmesinin yapıldığı toplantıda, Kahraman ve Gaytancıoğlu, TOKİ tarafından Musabeyli köy merasına toplu konut yapılmasıyla ilgili olarak, “Musabeyli merasında yapılmak istenen bu toplu konutlar konusunda yani Edirne’de hiçbir yer kalmadı da, meraya mı yapmak istiyorsunuz? Biz TOKİ konutlarına karşı değiliz. Musabeyli korusuna yapılmasına karşıyız” dediler.

“SEL FELAKETİNDE VEFAT EDENLERE ALLAH’TAN RAHMET, YARALILARA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM”

İlk önce konuşan İl Başkanı Kahraman, “Yaşamış olduğumuz bu büyük deprem felaketinin ardından aynı bölgede sel felaketi yaşadık. Ülkemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Umarım bu kara bulutlar ülkemizin üzerinden kısa sürede dağılır” dedi.

“İMAR AFLARI SORGUSUZ SUALSİZ HİÇBİR ŞEKİLDE DENETİM OLMADAN YAPILDI”

“Bizler ayın 13’ünde seçim startımızı verdik, seçime 58 gün kaldı” diyen Kahraman şunları aktardı; “Bizlerde sahaya indik. 9 ilçe olarak her yerde üyelerimizle beraber sahaya indik. Durmadan vatandaşlarımıza gidiyoruz, dertlerini dinliyoruz. Genel Başkanımıza buradan katkı sunmak istiyoruz. Bununla ilgilide durmadan çalışacağız, samimiyetle çalışacağız. Yaşadığımız deprem ve sel felaketi ve geçmişe baktığımız zaman bunların aslında bir önceliği de var. Yani biz bunlara önlem almadık. İmar afları sorgusuz sualsiz hiçbir şekilde denetim olmadan yapıldı. Bugün geldiğimiz noktada baktığımızda maalesef onların sonuçlarını yaşıyoruz. Aynı şekilde dere yataklarının imara açılmasıyla, meraların imara açılmasıyla aynı şeyleri yine yaşıyoruz ve doğa bunları hiçbir şekilde affetmiyor maalesef. Bizim bunun önlemlerini almamız lazım. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Edirne’de kim taş üstüne taş koyarsa onun yanındayız. Her türlü destekçisiyiz.

“HAYVANCILIĞI DESTEKLEYECEĞİNİZE, KÖYLÜLERİMİZİ DESTEKLEYECEĞİNİZE, ONLARIN MERA ALANLARINI BAŞKA PROJELERLE KISITLAMIŞ OLUYORSUNUZ”

Fakat son günlerde bilindiği üzere TOKİ’nin bir projesi var. Tabi bu Türkiye çapında bir proje. Sosyal Konut İlk Evim Arsa ve İlk İşyerim projesi var. Kesinlikle bunlara karşı değiliz. Yapılmasında vatandaşlarımıza fayda var. Onların yanındayız. Ama bunların yerlerinin tespitinde çok samimiyet olması gerekiyor. Bugün baktığımızda bu tarz yerlerin yapımında ilk öncelikle akla gelen yerler meralar. Yani bugün Türkiye’de, bölgemizde de aynı şekilde hayvancılık bitmek üzere. Şimdi biz hayvancılığı destekleyeceğimiz yerde, köylülerimizi destekleyeceğimiz yerde onların maalesef mera alanlarına başka projelerle o alanları kısıtlamış oluyoruz. Musabeyli merasında yapılmak istenen bu toplu konutu yani Edirne’de hiçbir yer kalmadı da meraya mı yapmak istiyoruz? Bunu bir kere herkesin düşünmesi lazım.

“KONUTLAR DAHA VASIFSIZ YERLERE YAPILMALI, MERALARA DEĞİL”

Geçmişte hemen o alanın yan tarafında motokros yapıldı. Orada da biz endişelerimizi söylemiştik. Şimdi baktığımızda ne kadarda haklı olduğumuz çıkıyor. Orada atıl bir şekilde duruyor motokros. Hiçbir vasfı da kalmadı. Şimdi biz hayvancılığı desteklememiz gerekirken aynı alanın hemen yanına da şimdi binaları dikeceğiz. Daha vasıfsız yerlerde yapmamız gerekirken bu işleri maalesef sürekli akla gelen meralarımız oluyor. Edirne’de samimiyetle yapılacak her şeyin arkasında varız. Ancak yapılan yanlışlarında karşısındayız. Oranın bir daha gözden geçirilmesi gerekiyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Meralara hep beraber sahip çıkalım”dedi.

Onun ardından konuşan Gaytancıoğlu da  Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Musabeyli köyü merasının bir kısmının TOKİ’ye verilmesi talebine karşı çıktı. “TOKİ, MERA VEYA TARIM ALANI OLMAYAN BİR YER TESPİT EDEMEMİŞ Mİ?”

Gaytancıoğlu; doğayla uyumlu projeler yapılması gerektiğini dile getirerek şunları aktardı;  “Edirne tarımsal potansiyeli yüksek olan bitkisel ve hayvansal üretimiyle Türkiye’ye örnek olmuş olan bir yere motokros tesisi yapıyorsun. Karşı çıktık. Aynı yere yetmiyor, soru önergesi vermişim, sormuşum. ‘Bakanlığınıza bağlı TOKİ, mera veya tarım alanı olmayan bir yer tespit edememiş midir?’ Tamam TOKİ’ye güveniyoruz. Yaptığı konutlara güveniyoruz. Ama yani yer bulamıyor mu arkadaş?.

“AKP İKTİDARINDA, MERA ALANLARININ YARISI HEBA OLDU”

Meraların korunmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu biliyor musunuz? Bunu sorduğum kişi Bakan. Bakan bilmeyecek mi bunu, biliyor. Ne diyor. Kamu yararı. Ya arkadaş kıvırmayın. Doğa benimle yaşa diyor. Benimle mücadele edersen ben intikamımı alırım diyor. Toprak Koruma Kurulları’na bu iktidar yapıyı değiştirmek için kendi yandaşlarını atadı. Oradaki bürokratlar sıkıysa ellerini kaldırmasınlar. Ya görevden olurlar ya başkaları gelir. Böyle olmaz, devlet böyle yönetilmez. Devlet liyakatle yönetilir. Biz TOKİ konutlarına karşı değiliz. Musabeyli korusuna yapılmasına karşıyız. Yer bulursun, vatandaş ucuza ev bulsun, kira fiyatlarının artmasını biz de istemiyoruz. Konut bolluğu olsun biz de istiyoruz. Ama hayvanlara Allah tarafından tahsis edilmiş bir yerin kullar tarafından bu şekilde heba edilmesine karşıyız. Musabeyli, Oğulpaşa merası buralarda ot bitiyor. AKP iktidara geldiğinde Türkiye’nin mera varlığı 20 milyon hektardı. Şuan 10 milyon hektar. Yarısı gitti.

“BİR DÖNEM DE İKTİDAR PARTİSİNİN MİLLETVEKİLİ OLARAK GÖREV YAPMAK İSTİYORUM”

Adaylık başvurumu yaptım. Milletvekili olarak Edirne’yi temsil etmekten onurlu ve gururluyum. Partimizin verdiği her türlü görevi yapmaya çalıştım. 5 yıldan beri de arkadaşımı kaybettim. Arkadaşım rahmetli Erdin Bircan’ın yokluğu bizi hem derinden üzdü hem de onun yokluğunu kapatabilmek için mücadelemi daha da fazla artırdım. Toplam 8 yıldan beri Edirne’yi temsil ediyorum. Bir dönem de iktidar partisinin milletvekili olarak görev yapmak istiyorum. ‘Bu da en doğal hakkımdır.

“YÜZYILLARDIR BU COĞRAFYADA BÖYLE BİR DEPREM GÖRÜLMEMİŞ”

Depremde bizim çok eleştirdiğimiz bir iki gün meselesi var. Biz o gün şiddetli bir kar yağışı, buzlanma ile birlikte Ankara’dan, Maraş’a doğru yola çıktığımızda bir çok aracın yolda kaldığını, deprem için bölgeye giden çekicilerin dahi TIR’larda gidemediğini gördük. Aşırı kar yağışından dolayı Kayseri’de kalmak zorunda kaldık. Sabahın erken saatlerinde Maraş’a vardık. Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesine vardığımızda ikinci deprem olmuştu. İlk depremden hatta kaçanlar Göksun ilçesine gelmişler ikinci depreme yakalanmışlar ama müthiş bir deprem. Yüzyıllardır bu coğrafyada böyle bir deprem görülmemiş. Ancak uzmanlar bu depremin olacağını söylediler. Ciddi bir panik havası vardı. Bu panik havasından insanlar şaşırmışlardı. Bir yandan soğuk bir yandan barınma sorunu. Düşünün, bir den bire hiçbir şeyiniz kalmıyor, sokağa çıkıyorsunuz. Yiyecek yok, içecek yok, giyecek yok. Her şey perişan. Isınacak bir yer yok.

“TÜRKİYE İKİ GÜN BOŞU BOŞUNA ZAMAN KAYBETTİ, CANLAR GİTTİ”

Küçüklüğümüzde pul topladığımız Kızılay hemen deprem bölgesine ulaşan çadırlarını kuran çorbayı dağıtan Kızılay yoktu. Onun yerine geçen AFAD yoktu. Halk, millet depremzedeleri kurtarmak için o çığlıkların hepsini duydum. Enkazların altında iki gün boyunca devlet yoktu. Bunun bilinmesini isterim. O kadar plansızlık vardı ki. Grayderlerin birçoğu karda kalmış. Grayderler orada mı bekletilir? Bunların deposu yok mu? Kuru gıdalar yoktu, ulaştırılamadı. Ekipler Rusya’dan, Azerbaycan’dan Ermenistan’dan gelmiş köpekleriyle birlikte. Ama bizim ekiplerimizde gelmiş AFAD gönüllüleri, çeşitli kuruluşların derneklerin gönüllüleri. Ama AFAD denilen kurum ortada yoktu. Ciddi bir düzensizlik vardı. İki gün Türkiye boşu boşuna kaybetti ve birçok canı da kurtaramadı bu süre içinde.

“DOĞA DİYOR Kİ; BANA ZARAR VERİRSEN, BENDE SANA BİR GÜN GELİR ZARAR VERİRİM”

Televizyonda gördüklerinizin çok daha ağırını gördüğümü söyleyebilirim. Maalesef bu seferde Adıyaman ve Urfa merkezli sel felaketi oldu. Genel Başkanımız süratle bölgeye gitti. Altı kişilik bir milletvekili ekibimizde yine buraya gitti. Doğa milyonlarca yıldır var. İnsanlarda milyonlarca yıldır var. Ama insanlar doğa ile dost yaşamışlar bugüne kadar ve dost yaşamak zorunda. Dost olarak yaşarsan, doğa diyor ki, ‘benimle yaşayabilirsin, benden çıkan her şeyi yiyebilirsin, tüketebilirsin. Ama bana zarar verme. Bana zarar verirsen, bende sana bir gün gelir zarar veririm’. Deprem yüzbinlerce yıldır bu coğrafyada oluyor. Yüzbinlerce yıl sonrada olacak. Ama önemli olan depreme dayanıklı konut inşa etmek, zemini ona göre seçmek şehirleri buna göre kurmak.

“BU NİŞANDAN MEHDİ EKER’E DE VERDİLER”

Sorun şu; rantçılar diyor ki, ‘hayvan yok’. İthalat yaparsan sürekli tabi hayvan kalmaz. Süt ineklerini kesersen tabi hayvan kalmaz. Sonra gidersin şehre beklersin aynı tezgah. Alan yok, satan yok. Hayvan yok çünkü. Ama rantçılar var. Niye, ‘Bunlar gitsin, süt ineklerini kessinler et biraz bollaşsın sonra bunlar da bitecek biz de sonra Türkiye’ye bol bol hayvan sokarız.’ Sonra bir tane de böyle nişan alırlar. Bu Brezilya’dan, en büyük hayvan ithalatçısına Türkiye’den verilen bir nişan. Mehdi Eker’e de verdiler bunu. Fransa tarımına yaptığı katkıdan dolayı. Bunu da en büyük hayvan ithalatçısı aileye geçen hafta verildi.

“ÜRETİCİ ŞAP AŞISINDA BÜYÜKBAŞ HAYVAN BAŞINA 11 LİRA ÖDÜYOR”

Birde mera bağlantılı şap hastalığı var. Şap hastalığı yıllardan beri var. Aynen grip gibi. Gribin bir sürü versiyonu var. Hatta en sonunda biliyorsunuz coronavirüs (COVID-19) oda o aileden. Farklı bir şey. Aşısı var. Hayvanlara veriliyor. İyide 11 TL alınıyor. Niye ücretsiz vermiyorsun. Kovid aşısını ücretsiz yaptınız. Niye şap aşısını ücretsiz yapmıyorsun. 11 lira para mı ya. Arkadaş bir inek için 11 lira. Keşan’dan, Edirne’ye hayvan sevkiyatı yasak. Mardin’den, Urfa’ya yasak. Ankara’dan, Konya’ya yasak, hayvan pazarları kapalı ama ithalat serbest, bu ne biçim iş” dedi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.