DOLAR 32,5034 0.27%
EURO 34,5858 0.24%
ALTIN 2.477,54-0,21
BIST 9.550,93-1,33%
BITCOIN 2029644-5,93%
Edirne
25°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ramazanla Aslımızı Bulalım

ABONE OL
25 Mart 2023 11:46
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dışarıda yağan yağmur içimizdeki ateşi söndüremiyor hatta harlıyor. Seller üzerimizden geçiyor, gözlerimizden artık yaş bile gelemiyor. Çaresizlik neymiş yetememek neymiş keşkeler taşıyan acıyla öğrendik. Henüz onunla yoğrulurken geldi çattı Ramazan.

TOPRAK, insana beklemesini, dua etmesini, ümidi, hayatın büyük kuvvet yapmasını öğretir.

AĞAÇ, yaşamın, canlılığın, ölümsüzlüğün, bolluğun, bereketin, umudun, doğurganlığın, üremenin, sağlığın ve sıhhatin sembolü olarak gözler önüne gelir.

BAHAR, yenilenme duygusu, canlılık verir.

SU, her damlasında hayat var, yeniden doğuşun, bedensel ve ruhsal yenilenmenin, yaşamın akışkanlığının ve sürekliliğinin, bereket, soyluluk, bilgelik, saflık ve erdemin sembolü olarak keyif değil elzemdir.

Bütün bu terimlerin farkındalık günlerinin üstünden geçerek ulaştık ramazana.  Onun öğretileri ise bambaşka…

Ramazan olur da kıssadan hisse olmaz mı;

Eski zamanlarda bir sultan yaşarmış. Sultanın en büyük zevklerinden biri de yakın dostları ve yardımcıları ile birlikte ava çıkmakmış. Av dönüşlerinde uğradığı diyarlarda sultana çeşitli hediyeler sunulur, o da bu hediyeleri sarayında muhafaza edermiş.

Hikâyedir ya!.. Bir gün Sultan, saraydaki bahçıvanın yanına uğrayıp, kendisine hediye edilen tayı sorar:

-Bahçıvan efendi! Nasıl bizim tay?

-Asluhû nesluhû (Aslı neyse, nesli de odur), sultanım.

-Nesi var ki?

-Sultanım, asil bir tayın sırtına sinek böcek konduğunda bunları kuyruğuyla kovalar. Bizim tay, adeta bir inek gibi kafasını çevirip ağzıyla sinekleri kovalıyor.

Sultan, bunun nedenini öğrenmek için tayı hediye eden adamı çağırtır. Tayın bu davranışının sebebi hakkında bilgi ister.

Tayı hediye eden adam der ki:

-Sultanım, bizim tay doğduktan hemen sonra, annesi öldüğü için onu, ineğe emzirttik.

Böylece meselenin sırrı çözülmüş olur… Sultan adamlarına emreder.

“Verin bahçıvana fazladan bir kap yemek!”

Başka bir zaman sultana, güzel görünüşlü, iri bir hindi hediye edilir. Bir müddet sonra sultan, bahçıvanın yanına varır ve hindiyi sorar.

-Asluhû nesluhû, sultanım.

-Bahçıvan efendi, bunun neyi var?

-Sultanım, asil olan bir hindi öteceği zaman kabarır, ibiği masmavi olunca başlar ötmeğe. Bizim hindi iyice kabarıyor, ibiği masmavi olup tam öteceği zaman kafasını suya daldırıyor. Galiba bunun da soyunda bir bozukluk var!..

Sultan, işin aslını öğrenmek için hindiyi hediye eden kişiyi çağırtır. O kişi, hindinin yumurtasını ördeğin altına koyduklarını ve hindinin, ördek yavrularıyla birlikte büyüdüğünü anlatır. Bu meselenin de sırrı böylece anlaşılmış olur… Padişah emreder:

“Verin bahçıvana fazladan bir kap yemek!..”

Sultan, güzel bir günün sabahında bahçede yalnız başına dolaşırken, bahçıvan gözüne ilişir ve ona doğru yaklaşarak:

-Bahçıvan efendi, bende de bir sıkıntı var mı? der.

-Asluhû nesluhû, efendim.

-Bende de mi? der ve hemen son demlerini yaşayan annesine koşar.

-Anacığım, inan sana kırılıp küsmem, kızmam da… Bende bir sıkıntı var mı?

Annesi durur, sıkıla sıkıla başlar anlatmaya:

-Oğul, babanla evlendiğimizde baban çok yaşlıydı, ben daha 15-16 yaşlarında genç, güzel bir kızdım. Gençliğimin duygularına kapılıp bir hata ettim. Sen bizim sarayın aşçısının oğlusun… Hakikati öğrenen sultan, bahçıvana seslenir:

-Ey olayların perde arkasından bizlere sırlar sunan değerli insan! Tay ve hindinin durumlarına vakıf oldun… Anladık da, benim durumumu nasıl anladın? Bu nasıl bir bilgeliktir? Söyle bakalım bana? Deyince:

Bahçıvan da:

-Ey yüce Sultan!..  Bunu anlamaktan daha kolay ne var? Benim bildiğim sultanlar, ödül verirken: “Verin bir kese altın!” der. Sen ise, “verin fazladan bir kap yemek!” diyorsun. Bir şeyin aslı ne ise neslinden neşet eden de ona benzer… Bu mesel de burada biter.

Asalet önemlidir ama nesiller isterse asaleti edinebilir. Bunun için insanlık hasletlerini, yaşamına eklemelidir. İnsanlık cömertlik ister, içinde merhamet bulundurur, gönül alır güzellikler sunar. Ramazan nefsimizi eğitirken insanlığımızı hatırlatır, ihlâs ile samimiyeti öğretir. Yani aslımıza döndürmeye çalışır. Oruç sadece bir ibadet değil, insanın ihsan makamında yaşamasıdır yani her an Allah’ın gördüğü şuuruyla helale haram katmamaktır. Süte su karıştırılmaz diyeyim siz örnekleri çoğaltın ve öyle bir Dünya’da yaşadığımızı hayal edin… Yaralarımızı sarar, insandan ötürü acı yaşamayız. İhtiyaçlar giderilir, sayılı nefeslerimizi saadetimizle geçiririz.

Ramazan ayının şu günlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz umut sağlık ve huzur getirmesine vesile olmasını insanlığın aslını bulmasını ve hiç terk etmemesini dilerim.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.