DOLAR 32,2320 -0.02%
EURO 34,9856 0.07%
ALTIN 2.421,520,14
BIST 10.676,65-1,07%
BITCOIN 2205901-1,10%
Edirne
°

03:39

İMSAK'A KALAN SÜRE

Saadet Partisi’nde gündem eğitim

Saadet Partisi’nde gündem eğitim

ABONE OL
3 Eylül 2021 11:16
Saadet Partisi’nde gündem eğitim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş dün düzenlediği basın toplantısında, 6 Eylül’de başlayacak olan 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı’nın, öğrencilere, öğretmenlere ve tüm eğitim camiasına, hayırlı ve başarılı bir eğitim-öğretim yılı olmasını diledi.

Partisinin İl Başkanlığı’nda gazetecilerle bir araya gelen İriş, nüfusun üçte birine yakın bir bölümünün, okullarına kavuşacağını belirterek, “Bir eğitim, öğretim yılına daha giriyoruz. İlk, orta ve liseye giden öğrencilerimiz 20 milyon civarında. Üniversite öğrencileriyle beraber bu sayı 25 milyonu aşıyor. Öğrenciler kadar heyecan taşıyan bütün velilerimize de hayırlı olmasını diliyoruz” dedi.

“SORUNLAR EL BİRLİĞİ İLE AŞILACAKTIR”

COVID-19 salgını nedeniyle iki yıldır yüz yüze eğitimin kısıtlı bir şekilde yapıldığını aktaran İriş, el birliğiyle uyum sorununun aşılacağına inandığını belirterek, “Dünya’da ve ülkemizde; hayatımızın tamamında olduğu gibi eğitim camiasında da zor bir dönem geçirildi. İki yıla yakın zamandan beri okullarımız büyük ölçüde kapalı kaldı. Herkes gibi öğrencilerimiz de hayatlarında kısıtlamalara maruz kaldılar. Şimdi inşallah yüz yüze eğitim başlayacak. Başlangıç aşamasında bazı intibak sorunları yaşanabilir. Ancak elbirliği ile bunların da aşılacağına inanıyoruz” dedi.

“EĞİTİM 4 ÖNEMLİ UNSURLA ELE ALINMALI”

Eğitim konuşulurken dört önemli unsurun ele alınması gerektiğini vurgulayan İriş, bunların, Aile, sosyal çevre, medya ve okul olduğunu söyledi.

Bu dört unsurun, iyinin, güzelin, faydalının ve adil olanın gerçekleşip yaşanmasına katkı sağlıyorsa görevlerini yapmış olacaklarını bildiren İriş, “Milletimize ve ülkemize en hayırlı hizmeti sunmuş olurlar” dedi.

“AİLENİN ÖNEMİ”

Ailenin, toplumun çekirdeğini oluşturduğunu dile getiren İriş, şunları anlattı;

“Eğer bu çekirdek sağlam olursa, aynı vücudun hücreleri gibi sağlam olursa o toplum sağlıklı olur. Ailenin sağlıklı olmaması, zayıf olması, bir vizyon sahibi olamaması sorun olur. Ailenin sağlığı, huzuru, iyi geçimi çok önemli. Çocuk ailede gördüğünü işler. Önce anneden daha sonra babadan gördüğünü yapar. Aile yuvalarında evlatlarımıza doğruluğu, dürüstlüğü, azmi ve çalışkanlığı öğretmeliyiz. Tembellik, bencillik, yalancılık ve bunun gibi olumsuzluklardan korumalıyız. Aile çocuğunu güzel ahlaklı bir insan olarak yetiştirirse görevini yapmış olur. Ülkemize en hayırlı hizmeti yapmış olur.

“SOSYAL ÇEVRE”

Yaşadığımız tüm ortamların kötülüklerden arındırılması, milli bir hedef haline getirilmelidir.  Güzel ahlakı tahrip eden tüm olumsuzluklardan korunmak çok önemlidir.  Bu kötülüklerin başında adaletsizlik, haksızlık, yolsuzluk, rüşvet, haksız kazanç gibi şeyler gelir. Bunun yanında ehliyet ve liyakatin değersizleşmesi, adam kayırma gibi pek çok kötülüğü sayabiliriz. Haksızlıklar karşısında sessiz kalmak, nemelazımcılık belki de en büyük kötülüklerden biridir. Diğer taraftan ‘Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim’, ‘Ev alma komşu al’ gibi atasözlerimiz, sosyal çevrenin önemini çok iyi anlatıyor.

“MEDYA/SOSYAL MEDYA”

İnsan eğitimine en büyük etkiyi yapan unsurlardan biridir. Islah edici, iyiliği teşvik edici bir hal taşıyorsa ne güzel. Vurmayı, kırmayı, dedikoduyu, israfı, ifsadı değil.! Yani milletimizin sesini yansıtmalı. Medya konusu başlı başına incelenecek bir konudur.

“OKUL

Okuldaki eğitimi de üç başlık altında inceleyebiliriz. Bunlar fiziksel ortamlar, öğretmen ve müfredattır.

Fiziksel ortamlar; bina, araç, gereç ve benzeri imkanların tabii ki eğitim kalitesine etkileri tartışılmaz. Ama binanın da her şey olmadığını bilmeliyiz.

Öğretmen; Öğretmen eğitimin temel direğidir. Okul binalarında kırık dökükler olsa, hatta müfredat/sistem sorunları olsa bile tıkanıklığı iyi bir öğretmen aşabilir. Bir öğretmen hem sistemden hem de okulun fiziki şartlarından çok daha önemlidir.

Bundan dolayı öğretmen yetiştirilmesi konusu çok titizlikle ele alınmalıdır.  Öğretmenlik bilgi, becerinin yanında bir sanattır. Öğretmen olacakların seçimleri de, eğitim-öğretimleri de özel olmalıdır. Çünkü gençliğin yetişmesinde öğretmenlere büyük sorumluluk düşmektedir. Diğer taraftan marifet iltifata tabidir. Külfet nimet dengesi sağlanmalıdır. Unutmayalım ki eğitimi pahalı bulanlar bedelini ağır öderler.

Müfredat; Taklitçi ve ezberci eğitim sistemleri bizi ileri götürmez. Heyecan vermeyen, iyiliğe sevk etmeyen bir eğitim düzeninden fayda gelmez. Bundan dolayı kanaatimizce ülkemizin en önemli kanayan yarası eğitim konusudur.

Evet, bu konu hepimizi ilgilendiriyor. Çünkü aynı ülkenin çocukları, aynı geminin yolcularıyız.  Bu konu tüm velileri, dernek, vakıf tüm kuruluşları, iş dünyasını, hasılı hepimizi ilgilendiriyor. Ama geminin dümeninde kimler varsa, birinci sorumlu onlardır.

“NASIL GENÇLER YETİŞTİRMELİYİZ?”

Ülkemizin ekonomik gücü; bağımsızlığımızın en önemli unsurlarından biridir. Gençlerimizi bu şuurda yetiştirmek, gayemiz olmalıdır. Ülkemizin ekonomik gücünün de üretimin gücünden geleceğini iyi bilen, gençler yetiştirmek gayemiz olmalıdır. Üretimin de ancak, ehliyetli, liyakatli, basiretli idarecilerin yönetimleriyle gerçekleşebileceğini bilen, gençler yetiştirmek gayemiz olmalıdır. Ülkemizi ancak bu vasıfları kazanmış bir gençlik ayağa kaldırır. Eğitim bunun için vardır. Bu hedefler için vardır” dedi.

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.