DOLAR 46,4575 0%
EURO 53,3552 0.15%
ALTIN 6.191,29-0,23
BIST 14.734,50-0,63%
BITCOIN 2959880-0.33273%
Edirne
26°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Güvenlik

Güvenlik

ABONE OL
20 Haziran 2026 17:25
Güvenlik
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, koltuğa oturduktan yedi ay sonra, mensubu olduğu Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı’nın Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu’nda düzenlediği konferans için 1994 yılının Ekim ayında kente geldi.

Konferans sonrası yola çıkmadan önce soluklanmak, birkaç lokma yemek için Refah Partisi’nin Bedesten’in yanındaki binanın çatısında 5-6 partili ile bir araya geldi.

Hatırladığım, İl Başkanı Mustafa İriş, parti yöneticisi Şener Yüzer, İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, belediye ekibinden daha sonra bakanlıkta görev yapan Ömer Dinçer var.

Osman’ın eski dükkânından ekmek arası köfteler gelmiş.

Karşıda, dört minaresinde ışıkları yanmış Selimiye Camii tüm haşmetiyle duruyor.

Fotoğraf çekmek için makineyi doğrulttuğumda Erdoğan, “Dur, karşı tarafa geç; arkamızda o muhteşem eser de olsun” diyor.

Hem yemek hem sohbetin ana konusu Selimiye…

Erdoğan’ın Selimiye Camii’ne karşı hassasiyetini o geceden biliyorum.

Milli Görüş davasının iki neferinin namaz sonrası karşılaştıkları fotoğrafı görünce o geceyi hatırladım.

Sordum Mustafa İriş’e, nasıl oldu, ne dedi diye.

Namaz sonrası kalkmış, Erdoğan yanından geçerken kendisini fark edince durmuş ve hâl hatır sormuş.

Her ikisinin il başkanı olduğu dönemde İstanbul’dan 150 araçlık konvoy ile Edirne’ye geldiği günü hatırlatmış.

Siyaseten yolları ayrıldıktan sonra İriş’in neredeyse Erdoğan’ın kapısını çalmadığını biliyorum.

Oysa günümüzde bir kare fotoğraf çektirenlerin açtığı kapıları düşünürsek…

Hâlbuki istese, ticaretten de siyasetten de bambaşka noktalarda olurdu.

Tercihini Milli Görüş gömleğinden yana yaptı.

★★★

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan ayı için planlanan Edirne programı nihayet gerçekleşti.

Ziyaretin resmî bölümleri ve konuşmalar geniş olarak basında yer aldı.

Mimar Sinan’ın ustalık eseri,

Edirne’nin elması Selimiye Camii, dört yıl süren maceralı bir süreçten sonra çevre düzenlemesi dâhil baştan aşağı restore edildi.

Neredeyse her taşına dokunuldu.

Kamu kaynaklarından 450 milyon lira kullanıldı.

Süreç kolay bu noktaya gelmedi.

Camiye gelişinde Taş Odaların olduğu kapının önünde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “hoş geldin” demek isteyenler sıraya girmiş,

Aralarında Edirne Belediye Başkanı CHP’li Filiz Gencan da var.

Doğal; bir kentin başkanı, ülkenin cumhurbaşkanı o şehre gelmişse karşılar.

Tartışmasız.

Elini uzatıp kendini tanıtıyor: “Edirne Belediye Başkanı” diye.

Erdoğan pek ciddi olmayan bir tavırla gülerek, “Ne zaman geliyorsun?” diyor.

Filiz Başkan, “Edirne için yaptığınız hizmetler nedeniyle teşekkür ederim” cevabını veriyor.

İkisinin ilk teması bu şekilde gerçekleşiyor.

Namazdan sonra Erdoğan miting alanına giderken, Eski Camii kavşağındaki kürsünün arkasında Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş ve Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, Erdoğan’a yaklaşarak kırmızı dipli mum verip Kırkpınar’a davet ediyor.

Başkan Gencan, muhtemelen AK Parti Milletvekili Aksal’a omzuyla hafifçe dokunarak arkada kalmasını sağlıyor ve fotoğraf karesine girmeyi başarıyor.

Erdoğan, mumu alıp Türkiş ve Özünlü’ye, “Davet Ankara’da olur” diyor.

Bu ikinci temas…

Valilik sonrası Saraçlar Caddesi’nde halk buluşması sırasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, günün anısına fotoğraf çekilmesi önerisinde bulunuyor.

Edirne’den ayrılmadan önce Erdoğan’ın aracı, Selimiye Camii ve Mimar Sinan heykelinin bulunduğu noktada duruyor.

Belediye binasında bulunan Filiz Başkan hemen çıkıp soluğu ekibin yanında alıyor.

Arka fona cami yer alan Erdoğan’ın o fotoğrafı çekiliyor.

Sonrasında bürokrat ve partililerle toplu yeni bir kare için deklanşöre basılacağı sırada, Başkan Gencan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den önce pozisyon alıyor.

Günün anısını ölümsüzleştiriyor.

Bu gelişmelerden sonra CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in telefonla arayıp, ‘hayırdır’ diye sorduğunu da paylaşalım.

★★★

Tunca Kafe ile Ziraat Bankası kavşağı arasındaki alanda düzenlenen miting sonrası Erdoğan vilayete geçti.

Valilik makamında kısa bir dinlenmeden sonra,

Vali Yunus Sezer yaklaşık 1,5 saat süren bir brifing verdi.

Odada sadece İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi vardı.

Toplantı devam ederken son bölümde, odaya AK Parti Milletvekili Fatma Aksal ve İl Başkanı Belgin İba davet edildi.

Milletvekili Aksal’ın, başta Edirne Sarayı olmak üzere devam eden projeler ve sorunlar konusundaki hâkimiyetini ve bilgilerini keyifle dinledi.

Erdoğan, “Seçim bölgesinin dışında meclisteki çalışmaları da önemli” dedi.

Ardından, Aksal’ın Amerika’nın Washington kentinde yapılan NATO Parlamenter Asamblesi üyeleri komisyon toplantısı uçağından indiği gibi üzerini değiştirmeden Erdoğan’ın programına katıldığını öğrendi.

Valiliğin görsellerle hazırladığı sunumda kentin tam bir röntgeni çekildi.

Devam eden projelerin bitirilmesi için talimatlar verdi.

Saraçlar Caddesi’nde yapılan sokak sağlıklaştırma projesini öğrenince, “Gidip görelim, bir bardak çay içelim” dedi.

Nitekim valilik sonrası geldiği caddede bir anda etrafı sarıldı.

Yapılanları görünce, “Edirne’ye yakışmış” dedi.

★★★

Erdoğan ziyaretinden özel notlar yazdım.

Bir de güvenlik konusunda yakınmaları anlatmazsam olmaz.

Her türlü planlama Cumhurbaşkanlığı ekipleri tarafından yapılıyor.

Birkaç gün önce gelip güzergâh, güvenlik, ziyaret edilecek yerlerin konumu, kalınacak süreler gibi detaylı çalışma yapılıyor.

Ülkenin bir numaralı isminin güvenliği hiç kuşkusuz çok önemli,

Hele günümüz dünyasında gizli servislerin nokta atışı operasyonlarını görünce…

Hatırlayın, İran’ın dinî liderleri ve ordu komutanlarına yönelik saldırıları.

Fakat bu işler yapılırken toplumu, oralardaki günlük rutin hayatın akışını etkilememek önemli.

Güvenlik bürokrasisinin “görünmez” olarak planlama yapması şart!

Yoksa 48 saat boyunca hayatı kilitlerseniz,

Yetmezmiş gibi, cadde ve sokaklara kumla doldurulan kamyonlar çekmek neyin nesidir?

Bu manzarayı gören ‘düşman’ kıs kıs gülüyordur.

Amma da, çekiniyorlar diye,

Üstelik sahadaki görevliler alınan talimatın birkaç kat üstünde halka tedbir uygularsa,

Beklenilen siyasî getiriden çok götürüsü olur.

Kararları alan ve uygulayan Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanlığıdır.

Yerel güvenlik güçlerinin neredeyse hiç söz hakkı yok.

Denge…

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP