DOLAR 32,2115 0.14%
EURO 35,0203 0.02%
ALTIN 2.498,92-0,15
BIST 10.895,251,45%
BITCOIN 2230352-2,41%
Edirne
19°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Şırınga ve Genelev

ABONE OL
29 Ocak 2021 00:21
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye aşı yapan hemşire 4 kişinin saldırısına uğruyor.

Üstelik Numune Hastanesi’nde görevli hemşire Gülnaz Şırınga’yı ‘canımızı acıtanın canını okuruz’ diyerek sopalıyorlar.

Kim söylüyor bunu?

Halk TV programcısı Özlem Gürses ekranlarda anlatıyor.

Kaynağı neresi?

Özlem Gürses’in atv yıllarında ekranlarda birlikte boy gösterdiği arkadaşı Yavuz Oğhan’a ait internet sitesi,

Özlem Gürses aslında mesleki tecrübesi olan bir isim,

Uzun yıllar, atv de görev yaptı, 2014 yılında Cumhurbaşkanı adayı olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun basın danışmanlığını yürüttü.

Bilgi Üniversitesi’nde gazetecilik dersi verdi.

Ankara Numune Hastanesi diye bir sağlık kuruluşu yok.

Ortalık yıkıldı.

Sosyal medya hesapları ayağa kalktı.

Sağlık Bakanlığı, Gülnaz Şırınga isimli personel yok açıklaması yaptı.

Gazeteciler ne zaman böyle hataya, tuzağa düşerler,

Kendilerini, ‘muhalefet sözcüsü’ görmeye başladıklarında,

Mesleki melikelerini kaybettiğinde,

Gazetecilik dürtüleri yok olduğunda,

Aslında haberin metninde bilgilerin ‘kuşkulu’ olduğu var.

Bağırıyor.

Hemşire Gülnaz Şırınga,

Soyadından şüphelense, teyit için bir iki telefon etse öğrenecek gerçek olmadığını,

Gürses, açıklama yaptı, trollendiğini söyleyip, “Aktardığım haberin bir mizah haberi olduğunu anladığımda da zaten gereken müdahaleyi yaptım ve o bölüm hiçbir biçimde paylaşılmadı.” dedi.

Açıklamasına, ekonomik sıkıntılar, kamu zararları, adalet krizleri, kadın cinayetleri diye devam etmiş,

Kafa aynı noktada,

Şaka haberin üzerine atlamış ve tongaya basmışsın, özür dile ve sus,

Ama dedim ya, gazeteci ‘iktidar düşmanlığı’ üzerine kendini konumlandırırsa ne desen boş,

Neden bu olayı anlattım.

Mehmet Canseven,

1996 ile 2000 yılları arasında Edirne Valisi olarak görev yaptı.

Polis kökenli,

Yönetim tarzı sertti.

Valilerin sert tarafı vardır.

Canseven’in öyle böyle değildi.

Özellikle bürokratlara karşı,

Sevdiklerine sınırsız hoşgörü gösterirdi.

Valilik binasına giderken, Ziraat Bankası kavşağından geçişini fark etmeyen ve selam vermeyen trafik polisini makamına çağırtıp, belindeki silahı alıp kafasına dayaması,

Resmi evrakları imzalatmak için gelen dönemin İstatistik Müdürüne aç ağzını dedikten sonra, tükürmesi ve felç geçirmesine neden olması,

Turizm Müdürlüğü binasının yanından geçerken tabelasının kırık olduğunu fark edince, makam aracını durdurup kurumun yöneticisini tartaklaması,

Hemen aklıma gelenler,

O dönem Edirne bu olayları konuşuyor.

Hafızam beni yanıltmıyorsa 1998 yılı,

O yıllarda Gazeteci Korcan Karar, televizyonda ‘Şok’ adlı program yapıyor.

Programın başında seyircilere, ‘Bu mizahi bir programdır’ uyarısı var.

Neler anlatılıyor neler?

Uzaylıların her gün aynı saatte Çorlu’ya geldiği, sigara kâğıtlarının sarı renkli ambalajında altın, gümüş renkli ambalajında ise gümüş bulunduğunu, dişleriyle mermi yakalayan adam, yüzüne saç spreyi sıkıp amuda kalkanların Cine5’i şifresiz izleyebileceği, telefonda numara çevirmeden önce Graham Bell’in doğum tarihi tuşlanırsa görüşmelerin ücretsiz olacağı,

Bunlara inanan yok mu?

Olmaz mı, onlarca insan inanıp uyguluyor.

Korcan Karar bir gün programda, Amerikalı strip yıldızı ve model Anna Nicole Smith’in Edirne Genelevi’nde zevk için haftanın bir günü ücretsiz çalıştığını söyledi.

Amerikalı artistin çarpıcı fotoğraf ve görüntüleriyle,

Aman Allahım,

Edirne sokaklarında insanlar birbirine soruyor, hangi gün geliyormuş!

Üstelik ücretsiz demek,

Vayy anasını,

İnsanlar inandı tamam da,

En tuhafı devletin valisi ciddiye almış,

O günlerde kaynaklarımdan biri, Vali Mehmet Canseven, mizah programındaki haberi ciddiye alıp polis ekiplerine doğruluğunu araştırttı, sonra bakanlığa ‘yok böyle bir şey’ diye resmi yazı yazdı diye anlattı.

Malum, Vali Canseven çok ‘cansever’ biri,

Fakat resmi yazışma yapıldığı yönündeki bilgiyi kimse doğrulamıyor.

Bilgi doğru inanıyorum, teyit edemiyorum.

Edirne Emniyet Müdürlüğü’nde görevli şube müdürlerinden biriyle sohbetteyim.

Biliyorum o da Vali Canseven’in takdirlerine ‘mazhar’ olanlardan,

Aman ha, diye söze başladı ve ‘yanarım bak, vali beyi biliyorsun, gözünü seveyim’ diye devam etti.

-Evet, Edirne Genelevi’nde Amerikalı artistin haftanın bir günü zevk için ücretsiz çalıştığını araştırdık ve yok diye rapor tuttuk.

Televizyon programından sonra, Vali Mehmet Canseven, dönemin Edirne Emniyet Müdürü Ömer Tüzel’i arıyor ve basıyor fırçayı,

-Nasıl oluyor Amerikalı kadın artist Edirne’ye gelip genelevde çalışıyor haberiniz yok mu?

Diye kükrüyor.

Emniyet Müdürü apar topar bir ekip kurup, geneleve yolluyor.

Ahlak Masası görevlileri, çalışan kadınların izinlerine bakıyor, araştırıyor.

Yok, öyle bir Amerikalı kadın,

Polisler soluğu genelevde alıyor.

Kaçak olarak çalıştı mı diye,

Elleri boş dönüyorlar.

-Müdürüm Genelevde Amerikalı bir çalışan yok, önceden de çalışan yok,

Emniyet Müdürü ‘rapor’u Vali Mehmet Canseven’e arz ediyor.

Yazı hazırlanıp ekine rapor konularak vali imzasıyla bakanlığa gönderiliyor.

Malum, karşınızda Vali Canseven var, yazışmayı bulmadan olur mu?

Yazışmalara ulaştım, gördüm okudum ve yazdım haberi Hürriyet arka sayfa manşet,

Kızılca kıyamet koptu.

Vali şaka programındaki bilgileri gerçek sandı diye,

Kendisine has yönetim tarzı olan valinin bakanlık ve kamuoyu önünde düştüğü durumu siz hesaplayın,

Gazeteci Özlem Gürses gibi, rahmetli Vali Mehmet Canseven de ‘zokayı’ yutmuştu.

Bu vesileyle son bir not Vali Ekrem Canalp’e

Valiliğin resmi web sayfasında rahmetli valinin soyadını doğru yazsak diyorum.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.