DOLAR 47,7205 0.01%
EURO 55,1879 -0.05%
ALTIN 6.653,60-0,10
BIST 13.779,39-0,14%
BITCOIN 31000140.3%
Edirne
26°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Zenci

Zenci

ABONE OL
8 Ağustos 2026 18:16
Zenci
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ne günlerdi…

Bir bardak suya muhtaç kaldık.

Tankerlerin apartmana gelmesini pencerelerde bekledik.

Tabii sadece Kayalı ve Süloğlu barajlarındaki kaynakların kurumasına bağlamayalım.

Edirne Belediyesi’nin abonelere vereceği suyun oluk oluk sokaklara akması,

Başlanan altyapıya “Devam mı etsem, etmesem mi?” kararsızlığı en büyük neden,

Neyse ki…

Filiz Başkan’ın aklı başına geldi.

Nasıl olduysa cesaretlendirildi.

Suyun nereye gittiği belli olmayan Kaleiçi bölgesine kazma vurmaya karar verdi.

Sonuçta iki yıla yakın çektik.

★★★

DSİ, ülkemizin su kaynaklarının yönetiminin patronu,

Baraj yapacak, kanal inşa edecek.

Tarım alanlarının sulanmasını sağlayacak.

Şehirlere içme suyu getirecek.

Tabii sonra parasını yerel yönetimlerden alacak.

AK Parti iktidarında, eskiden kalan kamu kurumlarının o sosyal tesis anlayışından vazgeçildi.

Hatırlayan, iktidarın ilk günlerinde milletvekili lojmanlarının satıldığını bilir.

Sosyal tesisler özelleştirildi.

DSİ 11. Bölge Müdürlüğü’nün Enez Vakıf köyünde tesisleri vardı.

Şimdi özel sektörde,

İdare binasının yanında konaklamaya yönelik bir tesisi var.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu kaynaklarının kullanımını kontrol altına aldı.

Hele hele öyle sosyal tesis için para kullanmasına izin vermesi mümkün değil.

★★★

Edirnelilerin Binevler, Kutlutaş dediğimiz bölgede bugün binalar yükseliyor.

Eskiden tarım yapılan araziler…

DSİ’nin buradan geçen kanalı, su tevzi istasyonu olarak kullandığı arsası Mega Park yakınlarında,

Birlik Vakfı’na 2 Ağustos 2021 tarihinde, “eğitim, kültür ve sosyal faaliyetlerde” kullanılmak üzere tahsis ediyor.

Vakfın belediyeden turizm ve ticaret olarak talep ettiği plan değişikliği, 7 Ocak 2021 tarihinde oy birliği ile reddediliyor.

Vakıf, daha ilk ret kararının mürekkebi kurumadan, bu kez 24 Ocak 2021 tarihinde, “O zaman özel yurt alanı olsun.” istiyor.

Recep Gürkan başkanlığındaki Meclis, bu isteğe de 4 Mart 2022 tarihinde oy birliği ile “olmaz” diyor.

Birlik Vakfı yılmıyor.

“Yerel seçimler oldu, başkan değişti, meclis üyeleri yenilendi.” deyip 26 Ağustos 2025 tarihinde üçüncü kez belediyenin kapısını çalıyor.

Kendilerine tahsis edilen arsanın “özel tesis alanı” yönünden plan değişikliğini üçüncü kez talep ediyorlar.

Başkan acemi, İmar Komisyonu yeni “belki” taktiği tutmuyor.

Yeni başkan ve meclis üyeleri de “olmazzzzzz” diyor.

★★★

Birlik Vakfı yöneticileri düşünüyor, taşınıyor.

Kendilerinin aradan çekilmesine karar veriyorlar.

Dördüncü kez arsanın sahibi DSİ 11. Bölge Müdürlüğü, “özel sosyal tesis alanı” olmasını istiyor.

İmar Komisyonu’nun CHP’li üyeleri Cenk Ergüden ve Mehmet Muranlı, partilerinden istifa etmeden bir gün önce son kez bir araya geliyor.

Hani, “İstifa edeceğiz, gitmeden bekleyen talebi ele alalım.” mantığıyla…

Yeni seçilecek komisyon üyelerine iş bırakmamak için…

Sonra arkalarından “Çalışmamışlar.” diye laf edilmesin diye…

Başka neden olsun ki,

Bilin bakalım, istifaları cebinde olan CHP’li olarak son imzalarını atan üyeler ne karar veriyor?

Evet, bildiniz:

“Özel tesis alanı olabilir…”

Belediye Meclisi de geçtiğimiz Cuma günkü toplantısında komisyon kararını oy çokluğu ile kabul etti.

Son başvuruyu DSİ yaptığına göre…

Birlik Vakfı’na yapılan tahsis kalkmış olmalı.

DSİ şimdi baraj, su kanalı yapmayı bırakıp eski tevzi istasyonu olan arsasına sosyal tesis mi inşa edecek?

Bu zor.

Zira hükümetin politikalarına aykırı,

Yoksa kamu kurumu olarak plan değişikliği konusundaki yol temizliğini yaptıktan sonra tekrar mı tahsis yapılacak?

Bilmiyoruz.

Hülle kokusu alıyorum…

★★★

Aslında burada kafaları karıştıran durum şu:

Edirne Belediye Meclisi’nin üç kez ret ettiği bir talebi, ufak tefek değişiklik ve parsel oyunlarıyla…

Eski belediye yönetimini geçtim;

Filiz Başkan, dokuz ay önce “kara” dediğine şimdi nasıl “ak” dedi?

Pardon…

O zaman CHP’deydi, şimdi Yeni Parti’de.

Ret kararlarının teknik gerekçeleri nal gibi duruyor.

Ortadan kalkmış değil!

Daha doğrusu, yeterli bir gerekçe ile anlatılmış hiç değil.

Ne demişler:

“İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü kara…”

Aslında,

Zenci diyecektim…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP