DOLAR 46,8432 -0.02%
EURO 53,6258 0.02%
ALTIN 6.277,781,33
BIST 14.417,91-0,26%
BITCOIN 2936905-0.92263%
Edirne
28°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Çayır

Çayır

ABONE OL
6 Temmuz 2026 00:26
Çayır
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kırkpınar’ın organizasyonu başlayınca,

Edirne canlanır,

Sokaklar ışıl ışıl olur.

Her yer bayraklarla donatılır, bayram havası yaratılır.

Güreşseverler ve hafta içi etkinlikleri nedeniyle gelenler kentin havasını değiştirir.

Üstüne bir de davul zurna sesi gelince,

“Efsane başlıyor” derdiniz.

Gel gör ki, bu yıl öyle bir heyecan yoktu.

Şehrin kalbi Saraçlar Caddesi’nde yoğun bir kalabalık fark etmedim.

Daha doğrusu Edirne Belediyesi “kerhen” yapıyor modundaydı.

Her nedense kurumun resmi web sayfasına koymayı bile akıl edemedikleri programa sosyal medya hesaplarından ulaşıp bakanlar,

Pazartesi Başkan Gencan’ın karşılaması,

Kendi kendini, parasını verdiği davullarla karşılamayı resmi programa koymak dâhiyane bir fikir,

Salı ve Çarşamba tatil,

Dükkân kapalı yani anlayacağınız.

Bırakın şehir merkezini, mahalle aralarında planlanan folklor gösterilerini sanırım maliyet olmasın diye tasarruf etmişler.

Senelerden beri konserler zaten düzenleniyor.

Yazmasam olmaz.

Şehir merkezinde belediye sorumluluğundaki lambalar yanmıyordu.

Karanlık şehir!

Özgür Kadın Heykeli’nin elektrik sistemleri sökülüp öylece bırakılmış,

Sanki karartma var!

★★★

Çayırda pehlivanlar kıran kırana mücadele edip ter dökerken,

Er meydanı dışında neler oldu derseniz,

Geçtiğimiz yıl başlatılan disiplin bu yıl üzerine konularak devam etmiş.

Hakkını teslim edelim.

Kaldırımlarda tezgâh konulmasına izin verilmemiş.

Geçtiğimiz yıl dükkân kiralayan yerel esnaf bu yıl yoktu.

Festivalleri, panayırları dolaşan “gıda satan seyyarlar” vardı.

Yerel esnafın anlamadığı şu:

Oraya sırf para kazanmak için gelmiyorsun;

Bir geleneğin yaşatılmasında çorbaya tuz atarken, kentin mutfağını da tanıtıyorsun.

Yerel esnaf kaçak güreşiyor!

Belediye olarak eline düdüğü alıp cebinden “kırmızı kart” göstereceksin.

Yok öyle 53 hafta kasanı dolduracaksın, nimetini yiyeceksin,

Bir hafta külfetine katlanmayacaksın.

Ayrıca ortada “külfet” de yok.

★★★

Geleneksel diyoruz.

Âdet, ananeler yaşasın diye anlatıyoruz.

Kispet, zembil, yağ, peşrev olmazsa olmaz.

Ağalık, hamilik biliyoruz.

Farkındayız.

Son dönemin ağaları kafasına göre takılıyor.

Kırkpınar’a malını, mülkünü, ömrünü veren Hüseyin Şahin dururken,

Kendi kendine ‘ağaların ağası’ sıfatı veren Seyfettin Selim ile başlayan gelenekselliğe meydan okumayı,

Ufuk Özünlü daha ileriye götürdü.

Anladınız, ağaların kıyafetinde başlatılan yozlaşmadan söz ediyorum.

Geçen yıl başlattığı “garip” kıyafetlerine bu yıl da devam etti.

İmam kıyafetlerinden esinlenen özel dikim elbiselerle çayırda boy göstermeyi sürdürdü.

Edirne’de bu yozlaşmaya dur diyecekler var mı?

Yüksek sesle “olmaz” diyen, kent kültürüne kendini adayan Ender Bilar’dan başka kimse yok.

Sözde, Edirne Kırkpınar sevdalısı Yerel Tarih Grubu’nun ağalık müessesesinin yok olması ilgi alanına girmiyor.

Mini bir Kırkpınar Müzesi kuran eski Belediye Başkanı İbrahim Ay, Güngör Mazlum başını kuma gömüyor.

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu yönetmeliği az çok ağa kıyafetini tarif ediyor.

Her işe burnunu sokan federasyon bu konuda kör ve sağır…

Sahadaki hakemlerine kıyafet parası ödememek için Özünlü’nün avucuna bakan yönetim,

Tabi o da ağalık kıyafetinden sonra, hakem giysilerini de becermiş!

Sadece ağalık kurumu değil ki.

★★★

Altın kemerin de suyunu çıkardılar.

Çayırda ter döküp başpehlivan olan güreşçilere verilen altın kemeri, sembolik olarak siyasilere veren dönemin Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi sulandırmaya başladı.

Sonrasında mini altın kemer ziyaretlerin “hediyesi” oldu.

Bitmedi.

Tuttular, üç yıl parayı basıp ağa olanların boynuna taktılar.

Bugüne kadar üst üste başpehlivanlığı kazananlar ebedî sahibi oluyordu.

Kırkpınar’da 29 yıldır hiçbir güreşçi bunu başaramadı.

Bu nedenle federasyon dahiyane bir “çare” buldu…

Spor yaşamında 5 kez başpehlivanlık kürsüsüne çıkan güreşçiye altın kemer verilmesine karar verildi.

İlla verecekler kemeri,

Terlemeden, zorlanmadan,

Dopingli çıkmış, kemeri alınmış kimin umurunda,

29 yıldır kimse kazanamamış,

40 yıl kazanamayan olmazsa olmasın,

Altın kemerin özgül ağırlığı da gitti.

★★★

Söğüt ağaçlarının dalları arasından Kırkpınar’ı kurtaran rahmetli Özal’dır.

Demirel devam ettirdi.

Sonrasında köklü bir katkı veren siyasetçi yok.

Tribünlerde oturup söz veren var, icraata yok.

Er Meydanı ne altın kemer takma tartışmalarına tanık oldu.

Bu yıl görevi gereği Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak geldi.

Her nedense,

Her yıl Ankara’da kapı kapı gezip kırmızı dipli mum dağıtılmasına ilişkin fotoğraflar bu yıl sosyal medya hesaplarında yoktu.

Başkan Filiz Gencan partisinden kimsenin kapısını çalmadı.

Ne seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’in,

Ne mahkeme kararı ile koltuğa oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu’nun.

Bir karar verip ya tek kapıyı çalacaksın ya ikisini de.

Her ikisine de gitmemek,

Siyasi korkaklık…

Çayır da siyasette korkakların yeri değil…

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP