DOLAR 47,1901 0.13%
EURO 54,0262 -0.07%
ALTIN 6.093,031,19
BIST 13.981,05-1,90%
BITCOIN 30403860.80915%
Edirne
33°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

El yordamı-2

El yordamı-2

ABONE OL
7 Nisan 2025 00:13
El yordamı-2
Lutfukarakas - El yordamı-2
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Son yazımda;

Meriç Nehri üzerine yapılan,

Üç Nehir, Bir Şehir projesinin işletmeye alınmasından iki gün sonra, 4 ve 3 numaralı ayak savak temel betonunun 10 ayrı noktadan kırılmasındaki teknik eksiklerini anlatmaya başlamıştım,

Araya bayram da girince bu hafta devam etmek kısmet oldu.

Kaldığım yerden bilirkişi raporundaki detaylara bakalım.

★★★

Bilirkişiler, projenin uygulama süreciyle ilgili olarak,

Bir başka deyimle inşaat aşamasında, ‘Jet Grout uygulamasının hatalı ve eksik yapıldığı, projeye göre 14 metre önerildiği, tutanak ve ödemelerin buna göre yapıldığı’ değerlendirmesi yapıldıktan sonra;

‘Ancak yapılan etütlerde kil zemin temel üst kotundan yaklaşık 10 metrede olduğu’ deniyor.

Teknik olarak kil zeminde söz konusu uygulamaya yapılamayacağı göz önünde bulundurulunca firmaya fazla ödeme yapıldığının altı çiziliyor.

Bitmedi.

Temel donatılardan kaynaklanan kusurlar ise, kenetleme boyları ve gövde donatılarının olmamasına rağmen ödemede kesinti yapılması akla gelmiyor.

Diyorlar ki,

Teknik adıyla Jet Grout, bizim dilimizle püskürtme yöntemiyle suyun altına atılan beton projede 14 metre ama 10 metreye atılmış,

Üstelik 14 metre yapılmış gibi paralar tıkır tıkır ödenmiş…

★★★

Tamam da,

Bu işler yapılırken denetim nasıl yapılmış,

Meğerse kontrol hizmetlerinin yürütülmesinde uygulanacak usul ve esasları belirleyen mevzuat akıllarına gelmemiş,

Türk Standartlarına uygun yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi gerektiğini bilmelerine rağmen,

İşin niteliği ve özelliğine göre, denetim işlerini yürütmek üzere yeteri kadar mühendis veya mimar görevlendirilmiyor.

Hadi yeteri kadar teknik elemanın yok.

Danışmanlık hizmeti almaya da gerek duyulmuyor.

Böyle bir projenin yapılmasının kontrolü,

Yüzde 50 hissesi Çevre Koruma Vakfı’na ait Edirne Nakliyat Madencilik A.Ş. üzerinden işe alınan bir inşaat ve bir makine mühendisi aracılığı ile yapılmış,

Yani bu kadar büyük proje yapıyorsun,

Denetimini ortak olduğun şirket üzerinden aldığın iki mühendisle geçiştiriyorsun,

Her şeye para var.

İstediğin kadar bankalardan kredi alıyorsun,

14 metre yerine 10 metreye atılan betona para ödüyorsun,

Fakat denetleyecek teknik eleman için zırnık yok.

Zaten öyle bir ekip olsa, 10 metreye beton atamazsın ki,

Yoksa,

Bu işler anlaşılmasın diye mi, denetim ekibi sağlam tutulmamış!

Bilirkişiler rapora boşuna,

‘Yeterli denetim mekanizması oluşturulmaması nedeniyle oluşan zarara etkisinin olduğu’ kanaatine varmamış…

★★★

Bilirkişi heyeti yazdığım tespitleri kaleme aldıktan sonra,

Hasar sonucu oluşan zarar ve yeniden kullanılabilir hale gelmesi için maliyetin ne kadar olduğunu da hesaplamışlar.

Kırılan beton ayakların 3 ay içinde yapılacağı ve yaklaşık 59 milyon liraya mal olacağı raporda yer alıyor.

Hasar gören hava ile şişirilebilir lastik savağın ve montajının bedeli ise 492 bin Euro,

Yaklaşık 21 milyon lira,

Hatırlatayım,

Hasar öncesi projeye ödenen para 229 milyon lira,

Halk Bankası’ndan 200 milyon lira kredi olarak alındı.

Çevre Vakfı kaynaklarından 29 milyon lira kullanıldı.

Hasar sonrası için ise öngörülen toplam güçlendirme maliyeti 80 milyon lira,

Onarım ve güçlendirme sonrası anapara ve güncel faize göre maliyet oldu mu sana 550 milyon lira,

Kamu kaynağının nasıl sorumsuzca,

Umursamazca,

Hoyratça,

Fütursuzca,

Kullanıldığını görüyorsunuz dimi,

Ne diyeyim…

Yapanın yanına kar kalmasın!

★★★

Bu kadarla mı sanıyorsunuz,

Tesis işletmeye alındıktan iki gün sonra patladı.

Bilirkişiler en az üç ay yenilenme ve güçlendirmeden söz ediyor.

Bu zaman zarfında üretim duracak.

Doğal olarak enerji üretilmemesinden doğan gelir kaybı var.

O ne kadar mı?

TREDAŞ ile günlük 2.134 KW elektrik üretilip satılması yönünde sözleşme imzalanmış,

TREPAŞ ile 18 Temmuz 2023 tarihinde abonelik sözleşmesi yapılmış,

İki gün sonra üretim durunca,

Arsal Enerji ile yıkılan yerin yeniden yapılması için sözleşme imzalanıyor ve 181 günde tamamlanması isteniyor.

Diyor ki bilirkişiler,

Elektrik üretilmemesi nedeniyle 181 günlük zarar yaklaşık 22 milyon lira,

★★★

Kim yaptı, kim onayladı diye merak ettiğimiz sorular var ya,

Bilirkişilerin raporlarında cevabı var.

Meğer projelendirme, fizibilite, yapım aşamasında DSİ, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği, İl Özel İdaresi kurumlarından konusunda uzman teknik personel görevlendirilmemiş,

Tam aksine vakıf bünyesindeki yeterli bilgi ve tecrübesi olmayan çalışanlar ile idare edilmiş,

Geçtim,

İhale ve sözleşme aşaması da tam evlere şenlik,

Daha ne anlatayım,

İlk zemin raporunun hatalı olduğunu mu, sızma hesaplarının yapılmadığını mı, enerji kırıcı olmadığını mı, Jet Grout yöntemiyle beton atılırken kontrole gerek duyulmamasını mı,

★★★

Boşuna el yordamı ile yapılmış demedim.

Bilirkişi raporundan sonra Çevre Vakfı tarafından başlatılan hukuki süreç sürüyor.

Yapımı için 229 milyon lira harcanan tesis,

Yeniden faaliyete geçmesi ve üretimin durmasından kaynaklanan yaklaşık zarar 100 milyon lira,

Bu faturayı kim ödeyecek.

Kim ki,

Bu zararın kör delikli kuruşunu ortada bırakırsa,

Sorumluların yakasına yapışmazsa,

Hem hukuken,

Hem vicdanen sorumludur.

Vicdanı olan kimse de bu işi ortada bırakmaz…

Bırakmamalı…

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP