Pazar fileleri,
Bakkal ve marketlerdeki kese kâğıtlarının yerini aldı.
Naylon,
Doğanın baş düşmanı,
Uzmanlara göre, yüzyıllar boyunca doğada yok olmuyor.
Başa bela,
Ucuz olması nedeniyle,
Ambalajlarda kullanılıyor.
Neyse ki,
Son yıllarda farkındalık yaratıldı.
Biraz daha az kullanır olduk.
★★★
Neden naylon anlatıyorum?
Edirne’nin kalbi,
Eski şehrin merkezi,
Kentin ticaret hayatının akciğeri,
Saraçlar Caddesi…
Hele Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yaklaşık bir yıldır yürütülen sokak sağlıklaştırması nedeniyle,
Bir başka güzel oldu.
Her gün önünden geçtiğimiz,
Bakımsızlık ve acımasız müdahaleler nedeniyle kaybolmaya yüz tutmuş,
Onlarca güzellik ortaya çıktı.
Geç karşısına, seyret.
★★★
Saraçlar Caddesi’nden Cumhuriyet Caddesi’ne bağlandığı nokta,
Daha iyi gözünüzde canlandırmanız için denizkızı heykelinin orası.
Köşedeki tarihi taş bina
Öyle ortaya çıktı ki,
Duvar süsleri,
O güzel motifler,
Senelerce sanki bu günleri beklemiş gibi,
Tüm zarafetiyle gelip geçeni selamlıyor.
Hadi girin,
Balıkpazarı Caddesi’ne…
O fırının olduğu binayı gördünüz mü yakında?
Nasıl da tekrar kente “merhaba” demenin gururunu yaşıyor.
★★★
Dolaşın Saraçlar, Cumhuriyet caddelerini,
Balıkpazarı’nı,
Nedense bu günlerde kunduracılar diye adlandırılan Yemeniciler veya Çilingirler Çarşısı’nı…
Ortaya çıkarılan güzellikleri
Berbat hale getirmek,
Hatta çirkinleştirmek konusunda kimse elimize su dökemez.
Bir elmas ustası titizliğiyle yeniden gözler önüne serilen, o güzel yerlere,
Hatta yolun tam ortasına,
Mavi, kırmızı, siyah naylon ucubeler neyin nesidir?
Esnaf nasıl bu kadar hoyratça güzelliklerin üzerine çirkinlik yaratıyor?
Başlayın Atatürk Heykeli’nin oradan yürümeye,
Stadın oraya gelene kadar onlarca çirkinlik abidesi görürsünüz.
Siz görürsünüz de,
Edirne Belediyesi’nde sorumlu hiç kimse görmez…
★★★
O çirkin ve naylondan yapılan ucubelere kim neden izin verir.
Ya da yasal izinleri var mı?
Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu yetkililerine soruyorsun,
Görev Edirne Belediyesi’nin diyor.
Devletin üstelik tasarruf önlemlerinin sıkı sıkıya uygulandığı bir dönemde,
Oluk oluk para akıtarak sağlıklaştırdığı,
Dükkânların değerlerini artırdığı,
Ceplerinden tek kuruş çıkmayan mülk sahipleri veya kiracılar neden tabela kurallarına uymaz,
İşyerlerine brandadan dev pankartlar.
Güzellikleri örtmek için asarlar.
Eğer ipin ucunu baştan,
Sıkı tutmazsan,
Sonradan önüne geçmek mümkün değil…
★★★
Kurul kararında,
Tabela standardı var mı?
Var.
Öyleyse bu hoyratlığa neden izin veriliyor.
Belki yasal olarak müsaade edilmiyor.
Fakat ortada fiili bir durum var.
Bu şehre işlenen suça karşı umursamazlık,
Vurdumduymazlık, bana necilik,
Ne dersen de,
El insaf!
Ortaya çıkarılan güzellikleri,
‘Naylon’ ile örtenler kadar,
Görmezden gelenlerde,
Sorumluluktan kaçanlar da,
Yönettikleri kente karşı,
Hiç mi vicdan olmaz…
GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026GÜNCEL
19 Temmuz 2026MARMARA BÖLGESİ
19 Temmuz 2026