DOLAR 32,2376 0.18%
EURO 34,9791 0.38%
ALTIN 2.425,380,66
BIST 10.712,67-0,74%
BITCOIN 2171334-3,46%
Edirne
25°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Bu işin şakası yok!

ABONE OL
11 Nisan 2021 11:57
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çağımızın en felaket hastalığı olan Kovid-19 hastalığı aldı başını gidiyor. Bende bu hastalığa yakalanan biri olarak sizlerle önemli konuları tartışmak istedim.

Avrupa tam kapanmaya girerken ülke olarak bizde her yerleri açtık.

Ramazan ayı dolayısıyla yüzyılların verdiği alışkanlıklardan dolayı hükümet işyerlerinde kapatma kararı aldı. Bana göre doğru yaptı. Aslında bu tam kapanmayı biz aylar önce yapmalıydık. Mesela bugünlerde 3 hafta eve kapansak, hastalığı büyük ölçüde yeneceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Hem de orucumuzu daha sağlıklı tutar, hayır, namaz işlerinide olağan üstü yerine getiririz. Tabi hükümet işyerlerini kapattığında geçinemeyecek gibi olanlara maddi yardım, diğer işyerlerine ise faizsiz erteleme getirmesi gerekiyor. Böyle yapılsaydı Ramazan ayını da bayramına da gönül rahatlığı ile geçirirdik.

Neyse ben size başımdan geçen Korona hastalığını aktarmak istiyorum.

18 Mart Perşembe günü eşimle birlikte Kosova’ya gitmek için uçak bileti aldım. Çarşamba günü eşimle birlikte Devlet Hastanesinin veznesine 500 tl. yatırarak PCR testi yaptırdık. Bavullarımızı da hazırladık. Perşembe Sabahı hastaneye giderek PCR testlerini alıp yola çıkacağım. Test sonucunu aldığımda ben şoka girdim.  Ben pozitif, eşim negatif çıktı.

Anlaşılır gibi değil. Bende hastalığın hiçbir belirtisi yok. Eşimle aynı evi paylaşıyoruz o negatif  çıkıyor, ben pozitif. Hani bu hastalık maskeyi bir saniye bile çıkarsan hemen bulaşıyordu? Doktor arkadaşlarım ile bu konuyu tartıştım. O kadar çok değişik vakalar başımıza geldi ki neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamak mümkün değil cevabını aldım.

Bende öksürük, yüksek ateş, kas ve eklem ağrısı, tat ve koku kaybı, nefes darlığı,  boğaz ağrısı, baş ağrısı, ishal, mide bulantısı, el ayak parmaklarında renk değişikliği ve cilt döküntüsü gibi görülen hiç bir hastalık belirtisi olmadı. Ben buna rağmen devletin bana verdiği ilacı ve vitaminlerimi alıp 10 gün boyunca hiç dışarı çıkmadım. İşlerimi evden online çalıştım.

Gelelim tedavi boyunca neler olduğuna.

Hastaneye gittiğimde sen pozitif çıktın diyerek beni öylece saldılar. (herşey normalmiş gibi) Eve gittim. Aile hekimliğinden telefon ile aranıp hastalık durumumu sordular. Daha sonra bir ekip gelip ateş ölçtü ve bir kutu ilaç verdi. Daha sonra iki kez aile hekimim, gün aşırıda aile hekimliğinden arandım. Durumumda değişim var mı diye sorguladılar. Ben kendilerine teşekkür ediyorum. Tedavi sürem böyle geçti. Daha sonra düşündüğümde bu böyle mi olmalıydı diye kendime sordum.

Olmamalıydı.

Ben bu hastalığa yakalandıysam süreç çok farklı olmalıydı. Geçti gitti allaha şükür. Yakalanan tüm insanlara şimdiden geçmiş olsun diyorum.

Sağlık bakanlığının açıkladığı rapora göre Edirne’de 250 kişiden biri bu virüsü taşıyor. Yalnız ben iddia ediyorum. Mutasyona uğramış olan Korona-19 hastalığı için gelin bir iddiaya girelim. Benim iddiam şu. İlk gördüğümüz 100 kişiye test yaptıralım. Kesin yarısı pozitif  çıkar. Ben eğer yurt dışına gitmek için PCR testi yaptırmasaydım hala sizin aranızda gezip dolaşacaktım.

Belki de en sevdiklerime bulaştıracaktım.

Ha ne kadar geçti onu da bilmiyorum. Hem yaş itibariyle, hemde sarı basın kartı hamili olmamdan dolayı aşı günüm geldi. Hastalığa yakalandım diye 6 ay bana aşı yapılmayacak. Bakalım ben antikor ürettim mi? Geçip geçmediğini, iyileştiğimi ne onlar biliyor nede ben.

İnşallah herkes benim gibi ağrısız, sızısız bu hastalığı atlatır. Temennim ise hiç kimseye bulaşmasın. 65 yaş üstündekiler, Kronik hastalığı olanlar, kronik böbrek hastalığı, kanser, koah, diyabet hastası olanlar ise çok dikkat etmeli. Benim canım sıkıldı diye sokak gezmek yerine ne benim başıma gelsin, nede sevdiklerime zarar vereyim düşüncesi ile evde kalmayı tercih edin. İnanın ben 10 gün evde kaldım. Hiç canım sıkılmadı. Hasta yatağında aylarca yatanları, Cezaevinde yıllarca yatanları unutmayın. Onlarında canı sıkılıyor ama yapacakları hiçbir şey yok. Sizde kendinizi onların yerine koyun ve sabredin. İşiniz olmadığı sürece ne sokaklara, nede başka bir yere gitmeyin. Çok canınız sıkılıyorsa evinizin etrafında insanlardan uzak kalma şartıyla bir tur atın. Kimi özlediyseniz akıllı telefon ile görüntülü konuşun. Mutlaka evinizde, komşunuzda bir akıllı telefon vardır. Birde çok sevdiğim bıyıklarımı yine kestim. Çünkü bıyıklar mikrobu çok çabuk topladığını biliyorum. Burnumdan nefes alırken olabilecek mikroplarıda ben istemeden içeme çekiyorum. Bu hastalık bitene kadan bırakmayacağım.

Şimdi gelelim nasıl besleneceğiz konusuna. Ben size Kivi öneriyorum. Her gün mutlaka bir kivi yiyin. Şekerden uzak, sebze ve protein ağırlıklı beslenmek önemli ve bununla birlikte su tüketimi çok önemli. Birde 100’lük coraspirin almayı unutmayın. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına pandemi tamamen bitene kadar tamamen uyalım.

Herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat diliyorum..

GÜNÜN SÖZLERİ :

***Sabreden derviş, muradına ermiş

(Hiç kimse amacına öyle birdenbire ve kolayca ulaşamaz. İnsanın karşısına pek çok engel çıkabilir, uzun zaman beklemesi gerekebilir, başına türlü hâller gelebilir; işte bütün bunlara sabreden, direnişini yılmadan sürdüren kişi istediğine kavuşup ulaşabilir.)

***Sabrın sonu selâmettir

(Olan veya olacak tüm zorluklara göğüs geren, telâş ve öfkeye kapılmadan başına gelen felâketlerin geçmesini bekleyen, ses çıkarmadan bunları aşma erdemi gösteren kimse, sonunda esenliğe erecektir.)

***Sabır acı ise de (acıdır) meyvesi tatlıdır

Acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi gösteren ve direnen kişi, sonunda kârlı çıkar. Çünkü Yüce Allah, sabredenlerle beraberdir; onları sabırları karşılığında mutlaka mükâfatlandıracaktır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.