DOLAR 32,2118 0.09%
EURO 34,9601 0.32%
ALTIN 2.418,950,39
BIST 10.676,65-1,07%
BITCOIN 21941440,08%
Edirne
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Gizli El

ABONE OL
27 Aralık 2021 20:54
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ne çabuk unutuyoruz,

Hiç ders almıyoruz,

O zaman kısaca hatırlayalım.

Tarih 2009 yılı, Aralık ayının son haftası,

Eski Camii’nin İlhan Koman Parkı bölümüne bir grup tarafından çadırlar kuruldu.

Ardından polis kaldırdı.

İki gün sonra tekrar kurdular.

Eylemcilerden 6 kişi, yasadışı DHKP-C örgütü propagandası yapmaktan tutuklandı.

Saraçlar Caddesi’nde tutuklamaları protesto etmek için basın açıklaması yapıldı.

Polis müdahale etti.

O günlerde, ‘gizli el’ devreye girdi ve sosyal medya hesaplarından harekete geçildi.

“PKK’lılar Edirne’yi basacak!”

Edirnelilerin vatan, bayrak, ülkenin bütünlüğü, Cumhuriyet, Atatürk hassasiyeti bilinir.

Laf söyletmez, tartışmayız.

Kaşıyorlar…

Edirneliler sosyal medya üzerinden ateşlendi.

Saraçlar Caddesi’nde binlerce kişi nöbette,

Gerginlik günlerce bitmedi.

2010 yılının Ocak ayının ilk haftası, İstanbul’dan otobüslerle gelen bir grup, Saraçlar Caddesi’nde açıklama yapmak için gelmek istedi.

Polis grubu TEM otoyolunda durdurdu.

Günlerce süren bekleyiş oldu.

Aileler gelip grubun içindeki çocuklarını zorla alıp götürdü.

Edirne’de, ‘PKK’lılar Edirne’yi basacak!’ yalanı ile kandırılanlar, ellerinde sopalarla TEM otoyolu Edirne gişelerine gitti.

İstanbul’dan takviye polisler geldi.

Güvenlik barikatını aşan bir grup Edirneli, polisin şehre sokmadığı gruba saldırdı.

Toplumsal olaylar konusunda tecrübeli polis şefleri, ‘kan dökülmeden, olaylar çığrından çıkmadan’ duruma müdahale etti.

Otoyoldaki bekleyiş günlerce sürdü.

Nasıl oluyorsa, bir grup şehir merkezine girerek, ellerinde ‘Amerika defol bu vatan bizim, Amerika’ya hayır, İncirlik Üssü kapatılsın‘ pankartı taşıyarak PTT önünde basın açıklaması yaptı.

Edirneliler, basın açıklaması yapan gruba saldırdı.

Canlarını zor kurtardılar.

O sırada, ‘Biz PKK’lı değiliz, bizi karıştırmayın.’ yönündeki savunmaları dinleyen olmadı.

Edirneli gençlerin linç girişimi son anda önlendi.

Aradan 11 yıl geçmiş,

İki hafta önce Ankara da, toplantılarımdan fırsat bulup o dönem Edirne Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan, şimdi üst düzey güvenlik birimlerini yöneten iki dostuma, ayrı ayrı nezaket ziyareti yaptım.

Her ikisiyle de, sohbet ederken söz bir ara 2009 yılı olaylarına geldi.

Bildiğim detaylar vardı.

Bilmediğim çok ayrıntıları ilk kez dinledim.

Üst düzey güvenlik biriminin yöneticisi dostum dedi ki;

“Edirne farkında değil, ikinci Madımak olayını önledik.”

Dehşete düştüm!

Bildiğim ve yeni dinlediğim ayrıntılarla düşününce,

Bugün nasıl Sivas’ın tarihinde ‘Madımak’ kara bir leke olarak duruyorsa,

Edirne daha beterinden dönmüş.

★★★

Öncelikle,

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın ülkemizin kurtarıcısı ve kurucusu Atatürk’e yönelik söylemlerini kesin bir dille reddediyorum.

Cumhuriyet Bayramı, Zafer Bayramı gibi özel günlerde, Erbaş’ın Atatürk’ün adını anmaktan imtina etmesi kabul edilemez.

Nokta!

Yukarıda, 2009 yılında Edirne’nin nasıl kritik günler yaşadığını neden anlattım.

Geçtiğimiz hafta Enez Kalesi’nin içinde bulunan Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması nedeniyle tören düzenlendi.

Yok olmasına ramak kala,

Kalan temel kalıntılarının üzerinden yeniden yapılmış Ayasofya.

Açılıştan önce görme fırsatım oldu,

İşçiliği ve çevre düzenlemesiyle çok etkilendim.

Birçok Edirneli, yaz aylarında Enez’de tatili tercih ediyor.

Mutlaka vakit ayırıp görmeli,

Edirne’nin turizm noktasındaki Enez için büyük bir kazanım.

Vakıflar Bölge Müdürlüğü büyük emek vermiş.

Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılışı nedeniyle, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da Enez’e geldi.

Restorasyonu yapan Vakıflar Bölge Müdürlüğü töreni düzenliyor.

Camii’in minaresinde şanlı bayrağımız dalgalanıyor.

Resmi törenlerde kullanılan ‘Türk Bayrağı, Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan posteri’nden oluşan üçlü Enez Kalesi’nin girişine asılmış,

Resmi törenlerdeki prosedür böyle.

Ancak;

Belli ki, günler öncesinden tören için 2009 yılındaki gibi ‘gizli el’ devreye girmiş,

Enez’in CHP’li Belediye Başkanı Özkan Günenç, operasyon için düğmeye basmış,

Perşembe gününden de, altyapısını hazırlıyor.

Sağda solda, provokasyonun ipuçlarını veriyor.

Başkan Günenç, ‘Erbaş’a tepki olabilir, halk sözlü eylemlerde bulunabilir.’ diyor.

Bunu ağzından mı kaçırıyor, yoksa bilinçli mi yapıyor meçhul,

Kendisi mi düşünüyor, yoksa bir başkasının talimatıyla mı orası biraz karışık.

Enez Belediye binasına ve bir apartmana zabıta ekipleri tarafından büyük boy Atatürk posterleri asılıyor.

O büyüklükte bir Atatürk posteri Enez Belediyesi’nde var mı emin değilim,

Kim yolladı, nereden geldi?

Tören alanının girişinde üçlü afiş var,

Minarelerde bayrak dalgalanıyor,

Nedense, Enezlileri ‘kışkırtmak’ için Atatürk kullanılıyor.

Sonra da, ‘Halk tepki gösterebilir.’ denilerek öne alınıyor.

Plan oya gibi işlenmiş,

Bunu nereden anlıyoruz?

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın Enez Kalesi’nin kapısına asılan Atatürk afişinin altından geçerken fotoğraflanması düşünülmüş,

Galiba o sırada ‘sözlü eylem’ yapacak olan sonradan vazgeçti ki,

Beklenen provokasyon olmuyor.

Muhtemeldir ki, eylemi görüntüleyecekler dahi görev başındaydı.

Ancak, konu bu kez sosyal medya aracılığı ile gündeme taşınıyor.

Yetmiyor, ulusal gazetede haber oluyor.

Enez Kaymakamlığı gündeme taşınan afiş provokasyonuyla ilgili detaylı bir açıklama yaptı.

Diyor ki kaymakamlık, ‘İddia edilenlerin aksine en ufak duygusal bir protesto dahi yaşanmamıştır.’

Ya planlanan eylem gerçekleşseydi,

Düşünebiliyor musunuz?

O kadar saf olmaya gerek yok,

Bu organizasyonun Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç’e ait olmadığı gün gibi ortada.

Bu nedenle,

Devletin görevi,

Güvenlik güçlerinin önceliği olmalı,

O ‘gizli el’in sahibini bulmak,

Kırmak.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.