İçişleri Bakanlığı’nda bir söz vardır:
Kararname çıktığı gün, hemen yenisinin hazırlıkları başlar.
Türkiye aylardır valiler kararnamesini bekliyordu.
Hatta önce kabine revizyonu yapılır.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya gider,
Kararname yeni bakana kalır görüşünü savunanlar oldu.
Bakan Yerlikaya geçtiğimiz hafta salı günü Külliye’ye gitti.
Beklentilerdeki gibi cuma akşamı değil, çarşamba günü valiler kararnamesi yayımlandı.
★★★
Vali tayinleri söylentisi neredeyse 4-5 aydır yoğun şekilde dillendiriliyordu.
Tabii Edirne’de en çok merak edilen,
Vali Yunus Sezer’in durumu.
Hatta iki hafta önce, benim “bataklık” olarak gördüğüm Ankara kaynaklı bir sosyal medya hesabından “çakma” valiler kararnamesi yayımlandı:
“Edirne Valisi Yunus Sezer gidiyor!”
Edirne merkezli birçok sosyal medya hesabı, hatta kendisine “gazeteci” sıfatı yakıştıranlar bu “kirli” bilgiyi alıntılayıp ya paylaştı ya da haber yaptı.
Tabii bana da soran eden oldu.
Güldüm, geçtim.
Toplumsal tepki, Yunus Sezer’in görevden alınacağı yönündeki paylaşımların altına yapıldı.
Yüzlerce Edirneli, Yunus Sezer’e destek mesajı yazdı.
Öfkelenenler oldu.
Saraçlar Caddesi, Yemeniciler ve Çilingirler Çarşısı; tarihi konakların ayağa kalkmasını anlattı.
Çiftçiler, ürünler kuruma aşamasındayken açılan kuyularla getirilen can suyunu yazdı.
★★★
Tabii ki üzülmek, kırılmak, sinirlenmek, ağlamak, sevinmek insani duygulardır.
Kim etkilenmez ki?
Hele duygusal tarafınız ağırsa ister istemez kırılırsınız, motivasyonunuz bozulur, modunuz düşer.
Heyecanınız azalır, iştahınız kaçar, ağzınızın tadı bozulur.
Ama o destek yorumları bir nebze olsun toparlar insanı.
“Kentin 1 numarası valiler…”
Tabii ki sevmeyen, hoşlanmayan olur.
Normal.
Biliyoruz ki bunlar genellikle “çıkarına” dokunulanlardır.
Değerlendirme yapmak için toplumun geniş kitlelerine bakmak gerekir.
★★★
Yunus Sezer, 10 Ağustos 2023 tarihinde kente atanan Cumhuriyet döneminin 44. valisidir.
Göreve başladıktan sonra kenti tanıyıp sorunları görüp ardından öncelikleri belirlemek ve kolları sıvamak için nereden baksan 1 yılı aşkın süre lazım.
Bugün Kaleiçi bölgesinde devam eden konakların turizme kazandırılması, sokak sağlıklaştırması, sulu tarıma geçiş, köylere otoban kalitesinde asfalt atılması, Saros Körfezi’nin boydan boya planlanması ve ulaşım altyapısının yapılması…
Bunları satırlarda yazmak, proje hazırlamak kolay.
Mesele kaynak bulmak.
Hele hele günümüzde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “enflasyon düşüreceğim” diye sıkı para politikası uyguladığı, iş insanlarının krediye ulaşmakta zorlandığı dönemde…
Parayı bulmak.
Ödeneklerin neredeyse kuruş kuruş serbest bırakıldığı, bankaların kredi vermek için değil vermemek için dört döndüğü dönemde…
Yeni gelen vali, devam eden projeleri kavrayacak.
Sonra devam ettirecek.
Önceliği olup olmayacağı da belli değil!
Kaybeden Edirne olacak.
★★★
Mesleğinin 43. yılına gelmiş biri olarak,
Bu saatten sonra ne benim valiye güzelleme yapmaya,
Ne de Vali Yunus Sezer’in benim “övgü” satırlarıma ihtiyacı var.
Bilen bilir,
Vali Yunus Sezer’in de eleştirdiğim yönleri oldu.
Fakat kirli bilgilerle moral ve motivasyon bozma teşebbüslerinin bu kente faydası yok.
Edirne sivil toplum kuruluşları öyle bir halde ki,
Kentin sorunlarına karşı inanılmaz bir vurdumduymazlık içindeler.
Son dönemde önemli konularda aksiyon aldıklarını, öncülük ettiklerini görmedim.
Başları sıkışınca kapısını çaldıkları isme yönelik sosyal medya algısı karşısında tek kelime etmediler.
“Aman sesimiz çıkmasın…”
Bırakın Edirne ile ilgili, kendi meslek gruplarına yönelikte de dut yemiş bülbül mübarekler.
O günlerde bir STK çıkıp “Ne oluyor?” demedi.
Çokça bilinen bir dörtlükteki gibi:
“Piyon deyip geçme, gün gelir şah olur…
Şaha fazla güvenme…
Gün gelir mat olur.
İnsanlar yaratıcısına bile nankörken, sana vefa mı olur?
Oluruna bırak her şeyi, bak neler olur…”
★★★
İyi gün dostlarını gördüğümüze göre, şimdi yine aynı heyecan ve azimle devam…
Her şeye sıfırdan başlamak bu kente kazandırmaz.
Kaybettirir.
Bu nedenle, kadir kıymet bilmek gerekir.
Aruz veznini Türkçeye kusursuzca uygulamak için çalışan, Tanzimat dönemi şairi, eleştirmen, eskiden kopmadan yeniyi savunan Muallim Naci’nin dizeleriyle bitirelim:
“Marifet iltifata tâbidir, müşterisiz meta zâyidir.”
GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026MARMARA BÖLGESİ
18 Temmuz 2026