DOLAR 32,8248 0.04%
EURO 35,2439 -0.18%
ALTIN 2.451,13-1,53
BIST 10.771,360,29%
BITCOIN 21099661,07%
Edirne
32°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Konteyner

ABONE OL
14 Şubat 2023 18:21
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kahramanmaraş Depremi sonrası,

Arama kurtarma çalışmaları tamamlandı.

Enkazlar kaldırılmaya başlandı.

Kış şartları da düşünülürse,

Deprem bölgesinin barınma için ‘acil’ ihtiyaç listesinde konteyner ilk sırada.

Ülkemizdeki üreticilerin kapasiteleri sınırlı,

Cebinde paran var, gidip alamıyorsun.

Bu nedenle sağda solda nerede varsa bölgeye gönderiliyor.

★★★

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesaplarından, yapım hikâyesi ‘karmaşık’ olan Musabeyli Köyü yakınlarındaki Motokros Pistindeki konteynerlerin deprem bölgesine gönderilmesi yönünde paylaşım yapıldı.

Tartışılmaya başlandı,

‘Valilik neden harekete geçmiyor’ yönünde eleştiriler yoğunlaştı.

Anladık ki, Edirne Valiliği bu yöndeki eleştirilerden ‘rahatsız’ olmuş,

Bence de, olması da lazımdı!

‘Öyle ne olacak bir iki konteynerden’ demeyin,

Yarım tanesine bile ihtiyaç var,

Hava karardıktan sonra, depremzedeler Şubat soğuğu ile baş başa kalıyor.

★★★

Edirne Valiliği ‘tartışmalar’ üzerine açıklama yaptı.

Diyorlar ki:

-Motokros sahasında bulunan konteynerlerin sahibi Edirne Valiliği olmayıp, halen firmanın tasarrufunda.

Bitmedi, devam ediyor resmi açıklama:

-Konteynerlerin bağışı ile ilgili firma ile görüşme yapılmış, olumlu sonuç alınmamıştır.

Başka;

-Konteyner sahibi olan firma bağışta bulunduğu takdirde, bölgeye sevki ile ilgili tüm işlemler Edirne Valiliği tarafından yapılacaktır.

Meslek yaşamımda gördüm ki, resmi açıklamaların tek amacı vardır;

Sorumluluğu üzerinden atmak!

Yoksa ‘kamuoyunu bilgilendirelim,  toplumun haklı talepleri varsa yerine getirelim’ değil,

Refleks olarak, savunmaya endeksli kafa olunca,

Ne acıdır ki,

Sorumluluk sahibi o makamda oturanlar da, alt tarafta çalışanların yazdığı o metinlere basarlar imzayı.

Unutulmamalıdır ki o açıklamalar tarih sayfalarına, ‘dönemin idarecilerinin anlayışı’ olarak yazılır.

★★★

Malum Edirne Valisi Kürşat Kırbıyık, İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce Kaymakam ve Vali Yardımcısı olarak görev yaptığı Kahramanmaraş’a görevlendirildi,

Kahramanmaraş’tan sonra depremin en ağır hasar verdiği Hatay’a gönderildi,

Can pazarında, önce enkaz altında kalanların kurtarılması, sonra sokakta kalanların barındırılması ve bir tas çorba verilmesiyle meşgul,

Bir taraftan da, Edirne’den yollanacak yardımlar için çırpınıyor.

Edirne Valiliği görevine Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin vekâlet ediyor.

‘O malum açıklama’ önüne gelince,

“Bizim arazimizde bir firmanın konteyneri ne arıyor?” diye sormak aklına gelmemiş.

Hatta sonra devam edip;

“Madem şirket bağışlamak istemiyor, verin parasını alın, hemen sevk edin deprem bölgesine.”

Diyememiş,

Olağanüstü günlerden geçiyoruz, insanlar orada sokakta,

Biz, ‘konteyner bizim değil, sahibi de bağışlamıyor’ diye tartışıyoruz.

Edirne Valiliği 13 konteyner parasını veremeyecek durumda değil ki,

Hadi diyelim, bütçen yeterli değil,

Nehir kenarındaki kahvaltıları, yemekleri azaltırsın olur biter!

Böyle günlerde böyle kritik karara imza atan, kriz çözenler vali oluyor,

Yoksa daha çok kararname beklersin,

Sonra da, vali yardımcısı olarak emekli olursun.

★★★

Aslında o motokros ve konteyner işi biraz karışık,

Ama şimdi konumuz o değil.

Devlet sizi çağırmış, resmi ihale yapmış,

Rakiplerinle yarışmışsın, ihaleyi almışsın,

İşini yapmışsın,

Sonra yeni bir yönetim gelmiş,

Size, ‘dur’ bakalım demiş,

Resmi açıklamayla, çaktırmadan.

Sahibi kimdir bilmiyorum ama kendisine yönelik ‘istedik bağışlamadı’ cümlesiyle kamuoyunun hassas olduğu bu günlerde ‘linç’ edilmesi için kapı aralanıyor.

Bir yıldır parasını vermemişsin,

Şimdi bir de, aslanın kafesine atıyorsun.

Dert şimdi o değil,

Acı büyük,

Derman olma günü.

Orada, 7 kişinin aynı anda tuvalet ihtiyacını ve duş ihtiyacını göreceği 13 konteyner var.

Hiç düşünmeden basacaksın parayı, alacaksın malzemeyi,

Yükleyeceksin TIR’a, yollayacaksın deprem bölgesine,

Vatandaş devletinin ‘sıcak ve şefkatli’ elini hissedecek.

Kimse de çıkıp, ‘neden yaptın’ diye sormaz.

Bırak, soran varsa da sorsun,

Verirsin hesabını,

Yeter ki, bu konudan hesap ver.

Meslek sicilinin onuru olur…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.