DOLAR 32,7878 1.53%
EURO 35,1602 0.53%
ALTIN 2.456,522,76
BIST 10.471,320,76%
BITCOIN 2163480-0,16%
Edirne
24°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Miti

ABONE OL
23 Mayıs 2022 21:36
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bulgaristan’ın komünist diktatörü Todor Jivkov, 10 Kasım 1989 tarihinde parti yönetimi tarafından görevden alınınca 33 yıllık iktidarı sona erdi.

Ardında ülkede yaşayan soydaşlarımızı zorunlu göç ile yaşattığı acılar, hüzünler ve ölümler bıraktı.

Meslektaşım Gurbet Gökçe ile Jivkov’un devrilmesinden sonra Ocak 1990 ayının ilk haftasında ülkeye gittim.

Soydaşların direnişi ve hak arayışı sürüyordu.

Komşu, demokrasiye geçişte yolunu bulmaya çalışıyordu.

Ülkenin yeni dönemdeki ilk Cumhurbaşkanı Jelyu Jelev oldu.

Ardından parlamento seçimleri,

Tarih 13 Ekim 1991,

Ülkede yapılacak milletvekilliği seçimleri izlemek için gittim.

Türklerin kurduğu Hak ve Özürlükler Hareketi Lideri Ahmet Doğan’ın, soydaşların yoğun olarak yaşadığı Cebel kasabasına gideceği bilgisi geldi.

Kırcaali’den taksi ile yola çıktım.

Yolda şoför ile sohbetteyim.

Malum ‘taksi şoförleri ve berberler’ ciddi kaynaktır.

Bilirsiniz ağızları çok sıkıdır!

Dinlerler, duyarlar, anlatmayı severler.

Bizim taksici ülkede Türklerin durumu, totaliter dönemde yaşananları anlatıyor.

Laf arasında, ağzından ‘Biliyor musun, Bulgar Generalin kızı Atatürk’ün sevgilisiymiş’ cümlesi çıktı.

İlk kez böyle bir bilgi duyuyordum.

Türkiye’de gündeme geldiğine, tartışıldığına rastlamadım.

Tarih kitaplarında anlatılmıyor.

O gece Cebel yolunda taksiciden duyduğum bilgi yıllarca hep aklımın köşesinde.

Bulgaristan’a siyasi olayları, Türkiye’den giden Cumhurbaşkanı, Başbakan veya bakanları izlemek üzere yıllarca birçok kez görevli olarak gittim.

Atatürk’ün Bulgar sevgilisi kim sorusu hep aklımı kemiriyor.

Kim bu kız?

Fotoğrafını nasıl bulurum, aileye ulaşıp konuşmak,

Hele hele Atatürk ile birlikte bir kare fotoğraf,

Her görev için Bulgaristan sınırını geçtikten sonra o soru yıllarca peşimi bırakmadı.

★★★

Bulgar yazar Liliana Serafimova, Kovaçev ailesine ulaşıyor.

O döneme ait anıları ve fotoğrafları alıyor.

‘Atatürk’ün kader aşkı’ diye kitap yazıyor.

Türkiye’de bastırmak için arayışa giriyor.

Bu bilgiyi alınca hemen Sofya’ya doğru yola çıktım.

O kadar heyecanlandım ki, 32 yıldır gittiğim bu ülkede yediğim tek trafik cezası bu görüşmeye giderken,

Pembe kıyafetler içinde, şık bir şapka ile geldi görüşmeye Serafimova,

Lafı uzatmadan aileden aldığı fotoğrafları istedim.

Kitabının Türkçe basılması kaydıyla anlaştık.

Hürriyet Gazetesi’nde 21 Ekim 1988 tarihinde, ‘İşte Atatürk’ün Bulgar sevgilisi’ başlığıyla büyük kurtarıcının ‘Miti’ diye hitap ettiği genç kızın fotoğrafı yayınlandı.

Öğrenmenin üzerinden 7 yıl geçtikten sonra o fotoğrafa ulaşmıştım.

Doğan Kitap tarafından Atatürk’ün Miti ile aşkını anlatan Serefimova’nın kitabı, 1999 yılında yayınlandı.

Eserde ikili arasındaki çok detaylar anlatılıyor.

Atatürk, Sofya’da Askeri Ataşe olarak görev yaparken, 24 Mayıs 1914 gecesi Askeri Kulüp’te düzenlenen baloda birinci oluyor.

Hepimizin hafızalarında yer alan o yeniçeri kıyafetiyle.

O gece, salonda bulunan Bulgaristan Savunma Bakanı General Stilyan Kovacev’in güzel kızı Dimitrina Kovaçeva ile birincilik sonrası dans ettiğinde, aralarında duygusal bağın ilk düğümü atılıyor.

Genç Türk Subayının Bulgar Generalinin kızı ile aşkı, Sofya sosyetesi ve diplomatik çevrelerinin dilinden düşmüyor.

Sofya sokaklarında turluyorlar, buz pateni yapıyorlar, birbirlerine karşılıklı Fransızca şiirler okuyorlar.

Baba Kovaçev, bu duygusal arkadaşlığa sürekli karşı çıkıyor.

Çanakkale Savaşı’nın başlaması nedeniyle Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal, 19. Tümen Komutanı olarak atanınca Sofya’dan ayrılıyor.

Miti, Atatürk’e ölümünden üç ay önce ‘Reisi Cumhur Hazretleri’ diye başlayan bir mektup yazarak, Türkiye’de hapiste bulunan bir arkadaşının affedilmesini istiyor.

Çankaya Köşk’ünde arkadaşlarıyla sohbet ederken Atatürk’ün hüzünlenip, ‘Bir kız sevdim ataşeyken, vermediler. Kalbimi Sofya’da kaldı’ dediği anlatılır.

★★★

Sofya’da uzun yıllar gazetecilik yapan ve son dönemde Bulgaristan Telgraf Ajansı’nın Türkiye Temsilciliği görevinde bulunan Nahide Alideniz, bir yıl önce arayarak Atatürk’ün Sofya günlerini anlatan belgesel çekeceğini söyledi.

Bulgar Devlet Arşivleri’nden de, yararlanılarak hazırlanacaktı.

Çalışmalar bitmiş,

Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Aylin Sekizkök’ten, ‘Mustafa Kemal’in Sofya Günleri’ belgesel filminin ilk gösterimi için davet alınca heyecanlandım.

Atatürk’ün kurtuluş mücadelesini başlattığı 19 Mayıs gibi özel bir tarih seçilmiş,

Miti ile karşılaştığı, dans ettiği, kıyafet balosunda birinci seçildiği Sofya Askeri Kulüp binasında,

Tam isabet!

Yer kısıtlı olduğu için az sayıdaki davetliyle belgeseli izledim.

Solonda Bulgaristan’ın eski kralı ve eski başbakanlarından Simeon Sakskoburgotski (2. Simoen), eski Cumhurbaşkanlarından Petar Stayanov, Rosen Plevneliev, HÖH Lideri Mustafa Karadayı, Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in eşi Desislava Radeva gibi konuklar da var.

Askeri Kulüb’ün o salonunda, 108 yıl sonra Atatürk ve Miti’nin aşkı beyaz perdede,

Türk ve Bulgar tarihçiler anlatıyor,

Belgeler yansıtılıyor.

Belgeselde, Bulgaristan Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doçent Mihail Gruev büyük aşkı, ‘Dönemin genel ahlak kurallarına göre yaşandığına inanıyorum.’ diye tanımladı.

Sadece iki gencin aşkı anlatılmıyor,

Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal’in asli görevinin sorumluluklarını yerine getirerek, görev yaptığı ülkenin ve diğer komşu memleketlerin askeri durumlarını içeren onlarca raporu, Harbiye Nazırlığı’na gönderdiği belgelerle ortaya konuluyor.

Bulgar Meclisi’nde bulunan Türk milletvekili aracılığı ile yaşanan siyasi gelişmeleri yakından takip ettiğini anlıyoruz.

Ülkede yaşayan, Türklerin durumlarını görmek için Plevne, Filibe, Kazanlık gibi kentlere ziyaretler yaparak gözlemlediği aktarılıyor.

Cumhuriyet yıllarında, Kazanlık’tan Türkiye’ye göç eden 57 ailenin Ankara’ya yerleştirilmesiyle bizzat ilgileniyor.

Kazanlıklı aileleri gül yetiştirmeleri için teşvik ediyor.

Tarihi belgeler ışığında, Atatürk’ün bilmediğimiz farklı yönlerini öğreniyoruz.

Müzisyen Murat Evgin’in, film için özel olarak bestelediği ‘Şeref Sözüm’ şarkısı, izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Atandığı günden beri, Bulgaristan’da soydaşlarımızın yaşadığı bölgeleri sık sık ziyaret ederek, Anavatan’ın sıcak elini hissettiren Büyükelçi Aylin Sekizkök galadaki konuşmasında; Sofya’nın bir Türk diplomatının görev yapacağı en önemli yerlerden biri olduğunu vurguladı.

Kurtuluş Savaşı’nın başladığı günün 103. yılında Sofya Askeri Kulübü’nün Balo Salonu, buram buram Atatürk kokuyordu…

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.