Şehirlerin kaderinde en önemli rolü belediye başkanları oynar.
Kentlerin gelişmesini, planlamasını, 50’yıl sonrasını görerek hazırlarlar.
Yerel siyasetçiler,
Hizmetleriyle, yönettikleri kentin tarihini aşıp ülke genelinde takdir gören isimler var.
Çok eskilere gidersek, Lütfü Kırdar’ın İstanbul, Osman Kavuncu’nun Kayseri, Vedat Dalokay’ın Ankara, Ahmet Piriştina’nın İzmir için yaptıkları,
Günümüzden söz edersek Eskişehir’in Yılmaz Büyükerşen’i, Gaziantep’in Fatma Şahin’i ilk akla gelen isimler.
Başkanlar projelerini meclislerine getirirler, tartışılır ve karar alınır.
Belediye meclislerinde o şehrin kaderi konuşulur.
Üyeler çok zorunda kalmadıkça siyaset yapmaktan kaçınır.
Kaldı ki,
Temsil edilen siyasi partiye mensup meclis üyeleri kendilerine gelen gündem maddelerini toplantı öncesinde il teşkilatlarında müzakere eder.
Mecliste parti adına yapılacak konuşmalar ve içerikler tartışılır.
İl Başkanı, belediye başkanı ve üyelerin ortak karara varılır.
Hangi konuda nasıl oy kullanacaklarına grup kararı alınır.
Sözcü gündem akışına göre o partinin görüşlerini açıklar.
★★★
Edirne Belediye Meclisi’nin Aralık ayı olağan toplantısında CHP Grup Başkan Vekili ve Sözcüsü Engin Yağcılar, grup toplantısında alınan karara istinaden çıkıp konuştu.
Vali Yunus Sezer’i, Milletvekili Fatma Aksal ve AK Parti İl Başkanı Belgin İba’yla birlikte Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret etmesini hedef tahtasına koydu.
Yağcılar’ın, Vali Sezer’e yönelik ağır eleştirisi nedeniyle ortalık toz duman oldu.
Belediye Başkanı Filiz Gencan, ‘ne şiş yansın, ne kebap’ misali toparlamaya çalışır gibi yaptı.
Hatta kendisinin ‘önemli bir unsur’ olarak davet edilmemesine sinirlendi.
Kent sorunlarının konuşulması gereken, belediye meclisinde anlamsız bir şekilde Vali Yunus Sezer ismi CHP tarafından tartışmaya açıldı.
AK Parti Grup Başkan Vekili ve Sözcüsü Celal Demir, topa girdi ve Vali Sezer’in Edirne için ‘kıymetli’ olduğunu söyledi.
★★★
Tartışma meclis toplantısıyla sınırlı kalmadı.
AK Parti Milletvekili Fatma Aksal sosyal medya hesabından, ‘Sarf ettiğiniz sözler, siyasi cahilliğin ötesinde; amiyane tabirle hadsizliktir.’ çıkışı yaptı.
Siyasi kural gereği vekilin açıklamasına mevkidaşının cevap vermesi gerekir.
Bir yerden düğmeye basılmış gibi CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı topa girerek, ‘Biz kimsenin kaprisiyle, hadsiz çıkışıyla vakit kaybetmeyiz.’ açıklaması yaptı.
AK Parti İl Başkanı Belgin İba tartışmaya katılarak, ‘Bakanlık ziyaretlerini “parti gezisi” gibi göstermek ya konuyu bilmemektir ya da bilinçli bir manipülasyondur.’ dedi.
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, ‘Belediye Başkanı’ndan, valimizden açık ve net bir şekilde kamuoyunun önünde özür dilemesini talep ediyoruz.’ çağrısı yaptı.
Doğrusu yıllardır ülkeyi yöneten AK Parti ile yerel iktidar CHP yönetimleri Edirne’de ‘kardeş kardeş gül gibi’ geçiniyordu.
Birbirlerinin ayağına basmıyor, tavuğuna kış demiyordu.
Nasıl olduysa eteklerdeki taşlar dökülmeye başladı.
Belli ki, kılıçlar çekildi…
★★★
Siyasetçilerin sosyal medya paylaşımlarının altındaki yorumlara bakıyorum.
CHP kanadının yaptığının da, AK Partili politikacıların da,
Edirne Valisi Yunus Sezer’e ‘laf eden’ yok.
Tam aksine, değerlendirme ve yorumlar ‘haksızlık, insafsızlık, hadsizlik’ yapıldığı yönünde,
Hatta Edirne Belediyesi’nin sorumluluk alanındaki işlerin çözümü, parti ayrımı gözetmeyen tavrı nedeniyle mecliste ‘siyasi malzeme’ yapılmasına izin veren Başkan Gencan’a yükleniyorlar.
★★★
O zaman hafızaları tazeleyelim,
Eğer Yunus Sezer CHP’lilerin dediği gibi AK Parti’nin valisi olsa,
Edirne Belediyesi’ne Karayollarına ait araziyi hafriyat döküm sahası olarak tahsisi için neden devreye girsin,
Sokak Hayvanlarına yapılan Doğal Yaşam Merkezi için elini taşın altına koysun,
Ya da,
Belediyenin görevi olmasına rağmen, Saraçlar Caddesi’nin sağlıklaştırma projesi için düğmeye basıp, kaynak bulmak için kapı kapı dolaşsın,
Kasası tam takır olan özel idare için, 800 milyon lira kaynak bulup 155 kilometre sıcak asfalt, 100 kilometre sathi kaplama için kafa yorsun,
Hele hele, kent susuzluktan kırılıp Başkan Gencan şaşkın şaşkın ne yapacağını bilmez ortalıkta gezinip, sabahın ilk ışıklarına kadar elinde kazma ile çalışan personelin haksız yere kalbini kırarken,
Duyarsız kalmayıp, İller Bankası tarafından Edirne Belediyesi’ne devredilen Süloğlu Barajı’ndan su sağlayan hattın yenilenmesi için yılın bitmesine iki ay kala, DSİ’nin ödenek aktarımını sağlamakla neden uğraşsın,
Üstelik her gün müteahhidin başına gidip işi süresinden önce bitirmesi için ‘erken bitir’ pazarlığı yapmak,
CHP’li, Keşan, Lalapaşa, Süloğlu, Uzunköprü belediyelerine katkıları hangi haneye yazalım.
Bütün bu işleri tasarruf genelgesinin sıkı sıkı uygulandığı günlerde yapsın,
★★★
Siz sanıyor musunuz ki, bütün bunları yaparken AK Parti cephesinden ‘alkış’ alıyor.
Resmen bürokratik geleceğini ortaya koyuyor.
İktidar partisi mensuplarının şimşeklerini üzerine çekeceğini bile bile,
Bilmiyorum.
Belki de, ikili görüşmelerde üstü kapalı Ankara’dan ‘hayırdır’ denildi.
Durmadı.
Devam etti.
Paratoner gibi,
Şimşeklere rağmen,
Kent tarihi, kültürü iliklerine kadar işlediğinden,
Bir bakıyorsun ecdat mirasının onarımında,
Kafanı çeviriyorsun çeltik üreticisinin su kuyularında,
Şehit ailelerinin evinde,
Boş arsa bulup okul inşaatı başlatma derdinde,
★★★
Gel gör ki,
Mecliste tartıştırıyorsun,
Mikrofonu kapatamıyorsun Filiz Başkan,
Hatta, el altından ‘ayar’ verdiriyorsun,
Olmadı.
Tavşana kaç, tazıya tut taktiği iyot gibi ortaya çıktı.
Bu durumu anlatan sözler yok değil,
İsterseniz, bindiği dalı kesmek deyin,
Ya da, yemek yediği tabağı pislemek,
İyi polis, kötü polis tavırları çok bayatladı.
Yapılan en hafif tabiriyle,
Nankörlük!
GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026GÜNCEL
18 Temmuz 2026MARMARA BÖLGESİ
18 Temmuz 2026